Her iktidar partisi bir gün seçim yenilgisini tadacaktır. Bu er geç AKP’nin de başına gelecek. Ama çoğunun zannettiği gibi bunun nedeni ne “iş ve aş” olacak ne de laiklik. Esas neden toplumun yükselen demokratikleşme taleplerine cevap verme hızı ve kapasitesi olacak. Niye böyle olacağını görmek isteyenler Tunus’ta ve Mısır’da olanlara baksın.
Bir süredir AKP’yi ekonomi politikaları üzerinden eleştirmenin doğru ve sonuç getirici bir muhalefet olmadığını yazıp anlatmaya çalışıyorum. Bu konuda girdiğim polemikte de, AKP iktidarı altında ekonomi kötüye gitti denemeyeceğini, bu iddianın gerçek sorunu ıskalamaya yol açacağını, ama bölüşüm meselelerinde farklı bir duruşun mümkün olduğunu ileri sürdüm.
Metropol araştırma şirketinin geçen hafta basına yansıyan araştırmasının sonuçları da AKP’ye bakış açısıyla ekonomiyi değerlendirme arasındaki benim sezgisel olarak tesbit ettiği korelasyonu sayısal olarak ortaya koydu. Elimde araştırma yok. Basına yansıyan verilerden hareket ediyorum. Buna göre ilk örneklemin yüzde 31,5’i Türkiye’de laik yaşam biçiminin tehlike altında olduğunu düşünüyor. Bu endişeye rağmen ancak yüzde 13,5’i yaşam biçimlerine şimdiye kadar müdahale edilmiş olmasından şikâyetçi ve yüzde 78 gibi ciddi bir bölümü düşüncelerini ifade etmekten çekinmiyor. “Laik yaşam biçiminin” tehdit altında olduğu endişesini duyanlar, AKP iktidarının demokratik muhalefeti kısıtlamasından, yargının ve üniversitelerin hükümetin kontrolüne geçmesinden, Ergenekon’un muhalefeti yıldırma operasyonu olmasından endişe ettikleri kadar, ekonomik gidişattan da endişe ediyorlar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.