Türkiye’nin artık bir seçim atmosferine girdiği ortada. En son CHP’nin işsiz aileler için önermiş olduğu yardım, seçim vaatleri mevsiminin açılmış olduğunu gösteriyor. Seçimler yaklaştıkça, ekonomik konuların da ağırlığı artacak gibi görünüyor. TEKEL işçileri konusu da bunlardan birisi.
Ekonomik tartışmanın ağırlık noktasını bu kez makroekonomik politikalar tek başına işgal etmeyecek. Şimdiye kadar vatandaşın gelir ve harcama düzeyini etkileyen politikalar pek tartışma konusu olmazdı. Bunun bir nedeni partilerin tartışmaya değecek mikro politika üretmek konusunda kapasitelerinin olmamasıydı; ama memleket ekonomisinin genel durumunun vahameti de konunun bu ayrıntıya inmesine müsaade etmezdi.
Halkın gerçek sorunlarını gerçekleştirilebilir politikalar üzerinden tartışma kültürünü geliştirmemiz lazım. Aksi halde bol hamaset az fikir üretiyoruz.
TEKEL işçileri kamuoyunu ender rastlanan ölçüde arkasına aldı. Günlük siyaset çerçevesinde MHP’sinden en devrimci soluna, sermaye kesimlerinden AKP’ye yakın isimlere varana kadar değişik kesimler tarafından destekleniyorlar.
Konunun özünü işçilerin 4/C ile tanımlanan geçici işçi statüsünü kabul etmemeleri oluşturuyor. Hükümet daha sonra 4/C statüsünde iyileştirmeye gitmiş olsa da, sendikal hakların tanınmamış olması ve geçici personel tanımının devam etmesi ücret artışlarının cazibesini azaltıyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.