AKP’nin siyasi başarısının arkasında ekonomik istikrar ve yüksek bir büyüme hızı sağlaması var. Ekonomik başarının arkasında ise para ve maliye politikalarını doğru bir kavrayış ve yönlendirme uygulaması ve uygulamadaki teknik beceri var. Ama şimdi Başbakan’ın faiz ve enflasyon konusundaki son sözlerini bu tablonun neresine yerleştireceğiz?
Başbakan geçen hafta seçim öncesi tam gaz süren toplantılardan birinde kendi dönemlerinde faiz oranlarının düşüşünü anlatırken “Enflasyon, faizin neticesidir. Hedef nedir? Hedef inşallah faizle enflasyonu aynı seviyeye getirmektir. Faizi sıfırlamak için bunu yapmaya mecburuz. Bu adımları atacağız. Türkiye ona doğru gidiyor” demiş. Umuyorum ki bu laf, seçim heyecanı içinde söylenmiş bir sözdür. Özellikle CHP’nin yaptığı anlamlı olmayan ve bu nedenle “popülist” etiketi ile yaftalanan seçim vaatlerinin etkisi olsa gerek. Çünkü şimdiye kadar ekonomiyle ilgili bakanların yaklaşımları tutarlı ve hayalcilikten uzak olmuştu. Başbakan’ın sözleri ise bu çerçevenin içine oturmuyor. Bu yüzden bu sözlerin üzerinde durmak istiyorum.
Öncelikle enflasyon ve faiz arasındaki nedensellik ilişkisi Başbakan’ın söylediği gibi değil. Eğer faiz düşürmekle enflasyon düşseydi dünyada onlarca yıldır onlarca devlet enflasyonu indirmek için uğraşmazdı. Ama Başbakan’ın bu kadar basit bir şey ima ettiğini düşünmüyorum.
Yüksek faizin istenmeyen bir şey olduğu çok bariz. Yüksek faiz yatırımın maliyetini arttırır.
Yazının devamını okumak için tıklayın.