Kısa vade-uzun vade ayrımı ekonomide çok önemlidir. Kısa vadede eldeki mevcut üretim miktarını, ya da üretim faktörlerini değiştiremediğiniz durumdaki seçenekler ile uzun vadede yani her şeyin değişebilme imkanının olduğu durumdaki imkanlar ve tercihler çok farklı olur. Ama uzun vade dediğiniz şey de kısa vadelerin üst üste konmasından meydana gelir. Bugün attığınız ya da atmadığınız adımlar, yarın elde edebileceğiniz sonuçları şekillendirir.
Daha düne kadar başımızı kaldırıp geleceğe bakacak halimiz mecalimiz yoktu. Ekonomide de siyasette de günlük hatta saatlik yaşıyorduk. Bu durum ekonomide bir parça değişti. Artık önümüzü biraz daha görebiliyoruz. Tahminlerin aralığı da daraldı. Mesela enflasyon. Şimdi %4 ama gelecek çeyrekte yükseleceğini sonra yeniden yavaşlayacağını biliyoruz. Merkez bankasının son tahminine göre sene sonunda %6.9 olacak. Gerçekleşecek rakamın üç aşağı beş yukarı bu civarda olacağını hep birlikte göreceğiz.
Ama siyasette hala kısa vadenin kapanından kurtulabilmiş değiliz. Önümüzde seçim var. Gerçi seçim sonucunda AKP’nin yeniden iktidar olmasına kimse şaşmayacak ama bu bilgi siyasetteki belirsizliği ve bulanıklığı ortadan kaldırmaya yetmiyor. Çünkü önümüzde çözülmesi şart olan bir Kürt sorunu ve yapılması gereken yeni bir Anayasa var. Her ikisinin de nasıl olacağını bilmiyoruz. Üstelik bunlar enflasyon %6 mı olmuş %7 mi sorusu ile kıyaslanamayacak kadar hayati.
Yazının devamını okumak için tıklayın.