1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 25 Mayıs 2012 Cuma 06:14
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ümit Kıvanç AÇIN TÜRKİYE'NİN ÖNÜNÜ 05.11.2011
Ümit Kıvanç
Ah, bi anlayabilsem size de anlatırdım
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ümit Kıvanç - Ah, bi anlayabilsem size de anlatırdım Ümit Kıvanç - Ah, bi anlayabilsem size de anlatırdım Ümit Kıvanç - Ah, bi anlayabilsem size de anlatırdım Ümit Kıvanç - Ah, bi anlayabilsem size de anlatırdım Ümit Kıvanç - Ah, bi anlayabilsem size de anlatırdım Ümit Kıvanç - Ah, bi anlayabilsem size de anlatırdım Ümit Kıvanç - Ah, bi anlayabilsem size de anlatırdım Ümit Kıvanç - Ah, bi anlayabilsem size de anlatırdım
Ümit Kıvanç köşe yazılarını web sitenize ekleyin

At izi ile it izi, sap ile saman, yaş ile kuru. Bizim memleketimizde bunların birbirinden farkına dayalı deyimlerin olması ne tuhaf, değil mi? Hayatımızda ne zaman bunları birbirinden ayırdık?

Tabiî benim gibi bazı hıyarların memlekete rengini, havasını, karakterini veren birtakım şeylerin değişebileceğine inanmasından daha tuhaf olmayabilir. Karşılaştıramadım şimdi.

Kafayı kendinden menkul otoriteler mevzuuna taktım. Herhangi bir konuda gönlünce döktürmesine meydan verilen herkes, hepimizin itaat etmesi gereken bir otorite oluyor. Onun mantığıyla düşünmeli, onun tesbit ve önceliklerine göre davranmalı, onun safından konuşmalıyız, yoksa dediklerimiz kadar demediklerimiz yüzünden de herhangi bir şey ilân edilebiliriz.

Kürt meselesini kaynağından çözmek için Türk devletinin bugüne kadar Kürtlere yaptıklarıyla hesaplaşmaya öncelik verilmesini mi savunuyorsunuz? Demek ki siz PKK’nin caniyane eylemlerini kınamıyorsunuz! Polis fezlekeleriyle insan hayatı karartmanın olağanlaşmasına itiraz mı ediyorsunuz? Yoksa siz asker geri gelsin mi istiyorsunuz?

Saflar, sesi gür ve ezik çıkanlar, kravat-ceketlerin üstündeki yüzler, iktidar imkânlarını paylaşanlar, imtiyazlılar, itilen kakılanlar (bu sonuncusu kısmen) değişti, şablon, çerçeve, motifler, akıl yürütme, suçlama tarzları berdevam.

Elbette bu düzenin böyle sürebilmesi için önkoşul, her durumda ortada sadece iki tarafın varolması. Benden değilsen ondansın, bitti.

Şu neden olamıyor, anlayabilsem belki başkalarına da anlatabileceğim:

Kürt sorununu Türklerin çıkardığını; Türklerin üstünlük kompleksi ve ayrıcalıklarını terk etmeleri halinde ortada sorun falan kalmayacağını; şu anda “Kürt siyaseti” denen şeyin uzun vadede Kürtlerin çoğunluğuna da hiçbir yarar getirmeyecek nitelikte olduğunu; PKK’nin siyaset ve eylem tarzına karşı çıkmanın pek doğal bir insanlık icabı olduğunu; fakat Kürtleri böyle bir yola sokmak ve mümkünse sapabilecekleri her türlü silahsız, şiddetsiz, sivil, demokratik, kitlesel mücadele yolunu baştan imha etmek için devletin olağanüstü çaba gösterdiğini; dolayısıyla PKK’nin işlediği her cinayetten doğrudan doğruya devletin de sorumlu olduğunu; baştaki hükümetin, memleketi askerî vesayetten kurtarma konusunda gayet iyi bir performans gösterdiğini; fakat temelinde dindar mindar da değil, düpedüz sağcı, milliyetçi bir hükümet olduğunu; barış, demokrasi, her ne haltsa isteyen insanların ilk ve aslî muhatabının yine de hükümet olduğunu; şu anda içine sürüklendiğimiz savaş ortamının oluşmasında PKK’nin yanısıra hükümetin ve toplumdaki faşist ve faşizan ortalama zihin yapısının etkili olduğunu; zaten hukuk dışında her şeyle meşgul Türk yargı sisteminin artık doğrudan doğruya polis fezlekeleriyle yönünü tayin ettiğini; insanların bal gibi, yazdığından çizdiğinden, konuştuğundan ötürü içeri atıldığını; bunun bir âdet haline geldiğini; içeri atılanlar muhafazakâr çoğunluktan olmadığı için çoğunluğun bu adaletsizliği şeyine bile takmadığını; bırakın demokrasiyi, komşu haklarından bile fersah fersah uzakta bulunduğumuzu; toplumun güya okuryazar kesiminin, büyük çoğunluğuyla, tahsilli cehalet sendromundan mustarip, elitist ve faşizan bir güruh olduğunu; hükümetin, eline iktidar geçirmiş ve herhangi bir muhalefetle karşılaşmayan her örgüt gibi, giderek pervasız bir hotzot rejimine hayat vermekte olduğunu; muhalefet yapması beklenenlerin, en soldakiler dâhil, demokrasiyle, halkla, hak-adaletle, vicdanla en ufak bir ilişkisinin bulunmadığını; bu bakımdan çoğunlukla aralarında pek de fark olmadığını; sözümona muhalefet partisi diye ortalıkta dolaşan CHP ile MHP’nin bugünlere gelişte AKP’den bile daha beter bir rollerinin olduğunu; AKP’nin antidemokratik nesi varsa hepsinden fazla fazla barındırdıklarını.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Ümit Kıvanç Makaleleri:
  1. Hoşçakalın - 05.05.2012
  2. Yorulmayın Bülent Bey, yasaklayın gitsin - 28.04.2012
  3. Bir arkadaşım meseleyi şöyle anlatabiliyordu - 21.04.2012
  4. Özür - 14.04.2012
  5. 12 Eylül’ü ne yüzle yargılayacağız - 07.04.2012
  6. Avrupalılar’dan hiç farkımız yok vallahi - 31.03.2012
  7. Milleti hâkime kibri, aklı da ezip geçiyor - 24.03.2012
  8. Ben piçim de, siz nesiniz? - 17.03.2012
  9. Bizde iyimserlik de anca felaketten çıkar - 10.03.2012
  10. - - 03.03.2012
  11. Valla biz demiyoruz, devlet kendi söylüyor - 25.02.2012
  12. ‘Gülen hareketi’nin meşruiyet sorunu - 18.02.2012
  13. Hem Cemaat’e hem Ergenekon’a çalışıyoruz - 11.02.2012
  14. Liberalin de raconu var sanıyorduk - 04.02.2012
  15. Ankara’nın dehlizi, içine çekti sizi - 28.01.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Taburda kayıp altı köylü için kazı
  “Türkiye’nin Büyük Çatısı” Köln’de
  Genelkurmay, Dersim Katliamı arşivini yabancılara da açıyor
  “Umut’u AKP’li yönetici öldürttü”
  Acısı hâlâ ilk günkü gibi
  Zana’ya on yıl hapis...
  ‘Bomba düştü’ paniği
  Joey Barton’a 12 maç ceza verildi
  Metroda mahsur kaldılar
  Org. Özel: Türkiye bölgesel aktördür
  Fenerbahçe’nin muhtemel rakipleri
  Beşiktaş, Uğur Boral ile anlaştı
  Dünyanın en çok kazananı boksör Pacquiao
  Askerin ölümü intihar değil
  Çiller’e şantaj soruşturmada

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 25.05.2012
Erdoğan’a ne oluyor
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 25.05.2012
29 Mayıs
MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 25.05.2012
Kürşat’la polemik!
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 25.05.2012
Kıvılcım

Ali Abaday - 25.05.2012
Çocuktan öğren birey olmayı
DAR KAPI
Kurtuluş Tayiz - 25.05.2012
İdris Naim Şahin: AKP’nin bilinçaltı
SOLAÇIK
Melih Altınok - 25.05.2012
Kusura bakmadık, kahrolduk Sayın Başbakan
GEÇ KALMIŞ YAZILAR
Namık Çınar - 25.05.2012
Sönmüş yıldızlar, köhnemiş ideolojiler
AĞLARIN İÇİNDEN
Fatih Uraz - 25.05.2012
Futbolun ölüp bittiği yok
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 25.05.2012
Medya, Facebook’la ilgili aldatıcı reklâm yaptı
-
Ali Erden - 25.05.2012
Bal ve kan diyarında trajediler
MÜBAREK CUMA
Ramazan Rasim - 25.05.2012
Peygamber Efendimiz Uludere için ne demişti
DAHA DA YAZMAM
Tuncer Köseoğlu - 25.05.2012
Ben Erkan Encü
TUVALE KARŞI
Tayfun Serttaş - 25.05.2012
Karolin’in suçu ve suçunun aleti
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Ümit Kıvanç - "Ah, bi anlayabilsem size de anlatırdım" başlıklı köşe yazısı
25.05.2012 06:14:18