Meseleye bakar mısınız: Kara Kuvvetleri Komutanı kim olacak, yeni Genelkurmay Başkanı kim olacak?
Bazı sorular, sorunlar vardır, bunların cevabı, çözümü, geri planı, etrafı şusu busu değildir önemli olan; bunların sahici sorun kabul edilmesi, bunlarla uğraşılmasıdır.
Bir Allah’ın kulu bana izah eder mi lütfen: Kara Kuvvetleri’nin başına o değil bu gelince ne değişir? Genelkurmay Başkanı şu değil bu olunca ne değişir?
Bu insanların görevi ne? Onca devlet ayrıcalığından yararlanmaları, itibar görmeleri, iktidar tatmaları nedendir? Çünkü silahlı bürokrasinin bu memurları, ülkenin en büyük yasal silahlı gücüne kumanda edecekler, yani basitçe, orduyu yöneteceklerdir.
Orduyu yönetecek insanda hangi özellikler aranır? Herhalde öncelikle, işini iyi bilmesi. Sonra, bu bir yönetim işi olduğuna göre, insan ilişkilerinde esneklik, çabuk ve isabetli karar verebilme, örgütleyicilik, toparlayıcılık, şu bu...
İşinde başarılı olup olmamak eğer bugüne kadar TC ordusunun komutanlarının göreve gelmesinde, görevden gitmesinde bir ölçüt sayılsaydı, en azından son yirmi beş senede onlarca komutanın derhal kapı önüne konması gerekirdi. Daha yeni açıklandı ki, dağdaki PKK’li sayısı beş-altı bin arasındadır. Ordu bir milyon kişi midir, nedir, üstelik galiba biraz silah üstünlüğü de var. En azından, her karakol baskınından sonra birilerinden hesap sorulması gerekirdi ki, sanırım bunu ancak çok ileride, devrimci işçi-köylü hükümeti falan yapabilecek.
Orduda yüksek makamlara gelen birçok komutanın en ağır cinsinden (darbe ve kaos ortamı planları, çeşitli “operasyon”lar vs.) suçlara karışması da, bildiğimiz, yaşadığımız üzre, bugüne kadar bu kimselerin görevde kalmasında, görevden gitmesinde etken sayılmadı. Halbuki, basitçe, suç suçtur, suç işleyen de cezasını görmelidir.
Yazının devamını okumak için tıklayın.