İktidar partisinin genel başkan yardımcısının adı önce şaibeli para-pul işlerine karıştı, sonra orman arazisi üstündeki fabrikanın imar durumunun kurtarılmasına. Şaban Dişli’ye düşen, daha ilk anda istifa etmekti. Yapmadı. Gaziantep’in AKP’li belediyesinin imar güvencesiyle arazi satışı dalaverelerine bulaştığı ortaya çıktı. Batman AKP il başkanı silahlı ihale çetesiyle ilişkili olmakla suçlandı. Bir yandan, Deniz Feneri hadisesi nedeniyle memleketçe ele güne rezil olmaktaydık.
Dişli olayında AKP, özellikle lideri, şimdiye kadarki en kötü sınavını verdi. Gidiş yolundan tek puan alamadı, ikmale kaldı. Skandal skandalı izledikçe, kendini zanlı durumuna düşüren bir tutum takındı, direkman çaktı. Deniz Feneri haberleri kafamıza indiğindeyse, artık bu okulda bu statüde okuyamayacağı kesinleşti. Derslerin daha kolay olduğu bir okulda, bir alt sınıftan devam edecekti. Bu şekilde belki yeniden sınava girip eski statüsüne kavuşabilirdi.
Görünen o ki, okul değişikliğini ailesinden gizlemeye çalışacak, her sabah evden eski formasıyla çıkacak, arkadaşları uyanmasın diye eski okul yönüne giden otobüse binecek, yolda inip aktarma yapacak.
Durumu fark eden olursa da dövecek.
Türkiye’nin özel koşullarından ötürü, AKP’ye ama körü körüne ama kerhen bağlı kalan insanlar bundan böyle de olacak. Hattâ olan bitene rağmen başka nedenlerle ona oy verenler olacak. Ama AKP artık “yeni” bir parti sayılmayacak.
Yazının devamını okumak için tıklayın.