Tam da 2 Temmuz’da, Sivas katliamının yıldönümünde, “Latife’ye Karşı Karabük’ün Kurtuluşu” başlıklı bir yazı yazmak durumunda kalmıştım. Karabük’ün AKP’li belediye başkanının, festivale çağırdığı yazar Latife Tekin’i hükümete laf etti diye terbiyesizce susturması üzerine. Orada, Fatih Belediyesi ile Belgesel Sinemacılar Birliği’nin ortak girişimi olan “Açık Havada Belgesel” faaliyetinin ilk gecesinde başıma geleni de anlatmıştım. Van’daki bir kilim atölyesini konu alan filmimde iki genç kız Kürtçe bir aşk türküsü söylerken belediye yetkilileri filmi zort diye yarıda kestirmişti.
Bunları niye hatırlıyoruz?
Çünkü yine bir AKP’li belediye, ilaveten bir CHP’li belediye, bir kaymakam, yine bir kültür faaliyeti ve yine “bu memleketin sivil politikacısı niye darbeci askerden beterdir?” başlıklı bir ibret belgesi.
Rüya Arzu Köksal ve Aydın Kudu, Karadeniz Sahilyolu denen Türk mucizesinin Karadeniz kıyılarında insanların yaşama ve nefes alma alanlarını nasıl yok ettiğini konu edinen bir belgesel yaptılar: “Son Kumsal”. Filmi yapmakla kalmadılar, kısa süre önce, Karadeniz kıyısında dolaşa dolaşa filmi göstermeye giriştiler. Kerpe, Akçakoca, Ereğli, Zonguldak, Bartın, İnkumu, Amasra ve Sinop’ta gösterdiler.
Olaylarımız İnebolu ve Abana’da geçiyor.
Güzel İnebolu’muzun AKP’li Belediye Başkanı İdris Güleç, belgeselin İnebolu’da gösterilmesi fikrini hoş karşılamakla kalmaz, belgeselci konuklarını da hoş karşılar. Aydın Kudu gösterimden önce yaptığı sunumda, İnebolu kıyısının sahil yoluna feda edilmemiş oluşundan övgüyle söz eder.
Yazının devamını okumak için tıklayın.