1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:38
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ümit Kıvanç AÇIN TÜRKİYE'NİN ÖNÜNÜ 03.09.2008
Ümit Kıvanç
Hepimiz yemin edelim diyorum
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ümit Kıvanç - Hepimiz yemin edelim diyorum Ümit Kıvanç - Hepimiz yemin edelim diyorum Ümit Kıvanç - Hepimiz yemin edelim diyorum Ümit Kıvanç - Hepimiz yemin edelim diyorum Ümit Kıvanç - Hepimiz yemin edelim diyorum Ümit Kıvanç - Hepimiz yemin edelim diyorum Ümit Kıvanç - Hepimiz yemin edelim diyorum Ümit Kıvanç - Hepimiz yemin edelim diyorum
Ümit Kıvanç köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Silahlı Kuvvetler’in en üst kademesindeki değişikliklerden sonra yeni üst komutanlar konuştular ve sanırım aşağı yukarı hepimizi kapsayan “düşman kuvvetler” tanımları yaptılar. Bu sefer daha incelikli ve derinlikli kavramlarla icra edilen “Paşadan Tokat Gibi Sözler” harekâtının başarıyla hedefine varmasından bu yana oturdum hesaplıyorum. Öyle görünüyor ki, Ağustos 2008 itibarıyla bu memleketin yüzde 98,14’ü (resmî olmayan kesin sonuç), “hain”, “potansiyel hain”, “satılmış”, “satılabilir”, “ajan”, “potansiyel ajan”, “fahri ajan”, “profesyonel ajan”, “iç düşman”, “potansiyel iç düşman”, “bilinçsiz”, “sorumsuz”, “aymaz”, “gafil” kategorilerinden birine, birkaçına veyahut hepsine girmektedir. Bu bilgi yeni değil, diyeceksiniz. Yeni olan, hepimizin her an “postmodernlik”le yaftalanabilmesi ihtimalidir.

Ben açıkçası bu eklentiden çok rahatsız oldum. Geçen gün Gökhan Özgün böyle bir suçlama olamayacağına dair, postmodernizm kavramının her şeyden önce bir “durum”u ifade ettiğini öne sürerek mâkûl gözüken açıklamalar getirdiyse de ben tatmin olmadım. Şu veya bu şekilde musibet kategorisine sokulmaktan kurtulamayacağımı çoktan kabullenmiş, bir sonraki darbeyi beklemekteydim. Fakat postmodern ilân edilmek!.. İşte bunu kabul edemem. Hukukçu arkadaşlarıma danıştım, “Bana ‘postmodern’ dedi” diye kimseye dava açamazsın, dediler. İnanmadım, bizde hukuk ve adalet yüce olduğu için kanun kitaplarına baktım. Hakikaten öyle bir suç yoktu (fakat kitaplar yüceydi). Sıkıştım kaldım. “Paşadan Tokat Gibi Sözler” antolojisine göre zaten her dönemde nüfusunun en az yüzde 89.14’ü hain olan bir memlekette hain yaftasıyla ömrümün sonuna ulaşabilirim. Fakat şu son yaftayla yaşayamam. Getirdiği kültüre, sanata yaptıklarına, insan ilişkilerine ettiklerine şiddetle karşıyım; ben bir ‘postmodernizm-sevmez’im. Hiç hayrı olmadı mı? Oldu. Ama burada sıralayamam, delil olur. Zaten sırf eleştirelliğin sınırlarını azıcık genişletti diye insan niye üstüne başına postmodernizm bulaştırsın?

Göğsümüze yapıştırılan bu alçaltıcı yaftadan kurtulabilmek için akıl edebildiğim biricik çare, sayın komutana konuşmasını geri çekmesini arz etmek. Fakat koskoca komutan; pat diye böyle bir şey istenmez. Uygun yolunu nedir?

İlk aklıma gelen, hepimizin toplanıp yemin etmesi. Gerekiyorsa noter aracılığıyla falan. Sivil eşhas olduğumuzdan sanırım doğrudan Kara Kuvvetleri Komutanı tarafından muhatap alınmamız mümkün değildir. Herkes ilgili askerlik şubesine başvurabilir belki...

Biz yeminlerimizi edelim de, nasıl iletilecek, nasıl işleme sokulacak, bulunur yolu, ne bileyim... Harbi söylüyorum. Yemin edelim, sunalım, mütemadiyen suçlanmaktan kurtulamasak da postmodernlik lekesini üstümüzden silelim:

Kamusal hayatın, sivil toplumun, bireysel inisiyatif ve siyasî katılımın gelişmesi için yasal örgütler kurmayacağıma, faaliyetler düzenlemeyeceğime ve yürütmeyeceğime, böylece bu faaliyetlere gerek kalmayacağından, bunlar için dışarıdan herhangi bir kurum ve kuruluştan yardım ve destek almayacağıma, Ergenekon için artık geç olsa da, Susurluk, Sivas ve 12 Eylül darbesi ve bu tarihten evvel meydana gelmiş Alevi katliamları hakkında herhangi bir kurcalama faaliyeti içerisinde olmayacağıma, resmen şekillendirilen ve önümüze konan tarih bilgisi dışında bilgiler aramayacağıma, araştırmayacağıma, sorgulamayacağıma, tarih sahasında Yusuf Halaçoğlu’nun, hukuk mevzularında Sabih Kanadoğlu’nun, dinî hususlarda Diyanet İşleri’nin dediğinden çıkmayacağıma, günün ihtiyaçlarına cevap bakımından zaruret hasıl olursa sadece Yaşar Nuri Öztürk ve Zekeriya Beyaz’a kulak vereceğime, “Haydi Kızlar Saçlar Fora” kampanyasına destek için damarlarımdan asil kan bağışı yapacağıma, Türkiye’deki gayrimüslimlerin bir an evvel Anıtkabir’de sünnet edilerek millete nihaî olarak kazandırılması için çalışma yapacağıma, Kürtlerin yeniden Türk olmaları için çaba göstereceğime, bütün bu faaliyetlerde gaye hasıl olmazsa ne şekilde hareket edileceği hususunda kendi kendime çözümler aramaya kalkışmayacağıma, çağırılacağım brifinglere tam mevcutla katılacağıma, hattâ mevcudiyetimi de yanımda götüreceğime, fakat başörtülü kimseyi götürmeyeceğime, başörtüsü ile girilebilecek yerlere dair Millî Güvenlik Kurulu kararına tâbi olacağıma, tâbi kılacağıma, bir daha seçim sonuçlarını asla ciddiye almayacağıma, jandarmayı içişlerine kim bağlayacakmış şaşacağıma and içerim. Sözümden dönersem postmodern enstalasyon olayım!

 

Diğer Ümit Kıvanç Makaleleri:
  1. Tıp ilerledi Cemil Bey, tedavisi mümkündür - 28.08.2010
  2. Hrant konusunda alternatif savunma - 21.08.2010
  3. Ata’nın sesi tiz değil! Ata’nın sesi tiz değil! - 14.08.2010
  4. Bakalım paşanın burcu uygun mu - 07.08.2010
  5. “Kirli savaş”ın daha da kirlisi - 31.07.2010
  6. ‘Günahtır’ derken on kere düşünmeli - 24.07.2010
  7. O topa ben nasıl girmeyeyim şimdi - 17.07.2010
  8. Esasa giriyorum - 10.07.2010
  9. Hain internet ve Türk sağının kaymayan ekseni - 26.06.2010
  10. Kürt meselesi hallolunmaktadır - 19.06.2010
  11. Ahmet Davutoğlu, PR elemanına dönüşmese - 12.06.2010
  12. İsrail gibi olmak, ne demek - 05.06.2010
  13. Kasetler, tekneler, sorular, davalar - 29.05.2010
  14. Toptan ölür madenciler - 22.05.2010
  15. Bütün bilmeniz gereken budur - 15.05.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Hepimiz yemin edelim diyorum - Ümit Kıvanç
03.09.2010 06:38:12