Şu şike işinde en çok sinirime dokunan ayrıntı, Fenerli Semih’in mâlûm işleri yürüten bir zata telefonda söyledikleri oldu. Trabzon’a karşı oynayacak Eskişehirporlu meslektaşları için, “biraz mamalansalar yenerler de, biraz mamalanmaları lâzım” demişti.
Kullandığı tâbir de bu: “mamalanma”.
Aynı uyanık genç adam, takımının küme düşmesi ihtimali üzerine de şöyle konuşmuştu: “Parada pulda gözüm yok. Bugüne kadar aldıklarımla idare ederim, hiçbir yere gitmem... Ben, para almadan aslanlar gibi oynarım. Küme düşürseler de farketmez. Düne kadar Fenerbahçe ekmek kapımızdı. Birkaç sene para almadan oynasak, batmayız ya... Beni Semih yapan takımımı yarı yolda bırakmak yakışmaz.”
Ben bu adamın şu iki tavrına bakınca, niyeyse, “Semih toplumun aynasıdır” diye bir laf geldi aklıma. Mübarek Ramazan’da cemiyetimiz hakkında ileri geri konuşmak doğru değildir muhtemelen. Lâkin doğru nedir, muhterem okurlar?
Şahsın “birkaç sene”den sözetmesi de dikkatimi çekmedi değil. Niye birkaç sene para almayacakmış? Fenerbahçe batacak mı bir alt ligde oynayınca? Ya da birkaç sene Süperlig’e çıkamayacak mı? Kurcalanması pek eğlendirici olabilecek bu ayrıntıyı maalesef kenara koyuyoruz. “Kardeşim sen kimsin de, şunca yoksulun ortasında, ‘birkaç sene para kazanmasam geçinecek kadar param var’ tafrası yapıyorsun?” türünden soruları da atlıyoruz.
Önceki gün itibarıyla “dalga”lar sonunda Florya kıyılarına ulaşmıştı. Soyadı kulüp yöneticiliğiyle en az bağdaşan şahıs ünvanını sonsuza kadar elinde bulunduracağı kesin olan bir Galatasaray yetkilisi, “kendi aramızdaki bir yazışmayı yanlış anlamışlar” dedi. Yani şike konusuyla sarı-kırmızılıların ilgisi yokmuş. Duyan, “yanlış anlaşılan” konunun çatı tamiratıyla falan ilgili olduğunu sanır.
Yazının devamını okumak için tıklayın.