1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:42
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Yasemin Çongar YA DA 20.03.2009
Yasemin Çongar
Af barışın anahtarıdır
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Yasemin Çongar - Af barışın anahtarıdır Yasemin Çongar - Af barışın anahtarıdır Yasemin Çongar - Af barışın anahtarıdır Yasemin Çongar - Af barışın anahtarıdır Yasemin Çongar - Af barışın anahtarıdır Yasemin Çongar - Af barışın anahtarıdır Yasemin Çongar - Af barışın anahtarıdır Yasemin Çongar - Af barışın anahtarıdır
Yasemin Çongar köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Celal Talabani işi resmileştirdi.

Irak Cumhurbaşkanı, gerek Nur Batur’a verdiği geniş mülakatta, gerekse Başbakan Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Gül’le görüşmesi ardından yaptığı açıklamalarda, Erbil’de nisan sonunda toplanması hedeflenen Kürt Konferansı’na resmiyet kazandırdı.

Talabani ayrıca, dün Cengiz Çandar’ın da vurguladığı gibi, o “iflah olmaz” iyimserliğiyle, konferansa başarı şansı verdiğini de ortaya koydu.

Irak Cumhurbaşkanı’nın sözleriyle, “Dünyanın dört bir yanından Kürt partilerinin katılacağı konferansta, PKK’ya şiddetten vazgeçmesi, silahlı mücadeleye son vermesi çağrısında bulunulacak...”

“Çünkü” diyor Talabani, “bu hareket, Kürtlerin ve Türklerin çıkarına değildir. Dönem, artık gerilla savaşı dönemi değildir. Konferansın başlıca amacı, PKK’yı silahlı eylemlerden vazgeçirmek... Onlar barıştan yana, barışçıl bir grup haline geldiklerinde Türkiye’deki kardeşlerimizle bu sorunu nasıl ele alacağımızı konuşuruz. Ben silahlı eylemleri sona erdirmeleri, şiddeti bırakmaları konusunda ümitliyim.”

* * *

Bir “Kürt Silahsızlanma Manifestosu” yayımlaması hedeflenen konferansla ilgili ilk haberleri Taraf yapmıştı.

O haberlerde de vurguladığımız gibi, konferans Ankara’nın zımnen “yeşil ışık” yaktığı, büyük ölçüde Irak Kürdistanı Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani’nin inisiyatifinde, ABD ve Avrupa Birliği’nin bilgisi dahilinde olgunlaşan bir girişim.

Bölgeden bize ulaşan son havadis, konferans için bir yandan fikirsel altyapı hazırlıklarının devam ettiği ama bir yandan da, “bazı koşullar eğer gerçekleşmezse” Barzani’nin konferansı erteleme yoluna gidebileceği yönünde.

Yani ortada bir dizi “Barzani şartı” var.

Bu şartları, “Avrupa Birliği’nin konferansa olan desteğini daha açık biçimde ortaya koyması,” “Türkiye’nin konferansa olumlu baktığını, kuşkuya mahal bırakmayacak şekilde ifade etmesi” ve “ABD, AB ve konuya ilgi gösteren Norveç, Kanada gibi ülkelerin konferansa katılımı” olarak sıralayabiliriz.

Velhasıl Barzani, konferansın başarı şansını artırmak için uluslararası destek bekliyor.

Uluslararası desteğin açıkça ortaya konması, konferansın ciddiyetini ve etkisini artırır; ona kuşku yok.

Ancak konferansın hedefine ulaşması, yani PKK’nın dağdan inip silahlarını teslim etmeye ikna edilmesi için gerekli “altın” koşullar başka.

Bu koşulların ilki, başta DTP olmak üzere Türkiye’deki Kürt partilerinin ve kanaat önderlerinin konferansı ciddiye alıp katılmasıdır.

İkincisi, PKK’nın konferansı peşinen reddeden bir tavır almamasıdır.

Üçüncüsü de, Türkiye’nin konferansta yapılacak “silahsızlanma” çağrısının PKK tarafından kabulünü kolaylaştıracak adımları atmaya hazır olması; bu adımları atabileceğinin işaretlerini vermesidir.

* * *

Bu koşulların ilkinde büyük bir sorun yok.

Zira Türkiye’deki Kürt oluşumlarının ve aydınlarının ekseriyeti bazı çekincelerine rağmen konferans fikrine olumlu yaklaşıyor.

DTP ise konferansın fikir babalarından biri ve konferansın “işlevli” olabilmesi için PKK’nın dışlanmaması gerektiğini vurguluyor ki bu da zaten, ikinci altın koşulun yerine gelmesi demek.

PKK lideri Abdullah Öcalan, konferansa karşı çıkmamakla önemli bir iş yaptı; hem örgütün konferansı ciddiye almasına, hem de daha mühimi, belirli koşulların yerine gelmesi halinde silah bırakma fikrine kapıyı açık bıraktı.

Gerçi PKK’nın dağ kadrosu, Apo’nun avukatlarıyla yaptığı son görüşmeden basına yansıyan görüşlerine kıyasla, konferans fikrine çok daha mesafeli ama yine de, örneğin Duran Kalkan’ın açıklamalarında görüyoruz ki örgüt bu aşamada kategorik bir “ret“ çizgisinde değil.

PKK, daha ziyade, konferansa katılımının pazarlığını yapmaya çalışan ve bu vesileyle hem Erbil’deki Barzani yönetimi hem de uluslararası aktörler tarafından muhatap alınmanın yolunu arayan bir görünümde.

Konferansın yapacağı “silahsızlanma” çağrısının başarıya ulaşması için gerekli diğer koşulun yerine gelip gelmeyeceği ise meçhul ve DTP de, PKK da, Barzani de esas olarak bu konunun netleşmesini bekliyor.

Ankara, “af” kelimesinden korkuyor.

Yetkililer, “Eve dönüşü kolaylaştırmak için ne yapacaksınız” sorusuna, “Zaten mevcut bir düzenleme var; onu işleteceğiz” demenin ötesinde cevap veremiyorlar.

Oysa Kürt halkı kadar bütün dünya da biliyor ki, bu yeterli değil.

PKK’nın dağdan inip silahlarını teslim etme noktasına gelmesi için, öncelikle, 150-160 kişilik lider kadro dışındaki örgüt mensuplarının kovuşturmaya uğramaksızın ve sivil hayata bütünüyle katılmalarının önünde hiçbir “sicil” engeli kalmaksızın eve dönebileceklerini bilmeleri gerekiyor.

Açıkçası, dağdaki militanın silahını teslim ettikten sonra, isterse “mücadelesini” Türkiye’de yasal siyasi zeminde sürdürebileceğini ve bunun tek şartının “şiddet kullanmamak, kullanımını da reddetmek” olduğunu bilmesi gerekiyor.

Buna paralel olarak, “örgüt üyeliği” suçundan halen cezaevinde olanların affı da şart.

Ve nihayet, lider kadronun silahlarını teslim ederek Irak’ta ya da Norveç gibi bir üçüncü ülkede ikamet edebilmesi için özel düzenleme yapılmasına Ankara “yeşil ışık” yakmalı.

* * *

Şunu çok iyi biliyorum; yukarıda yazdığım türden bir “af” düzenlemesi başka adlar altında da olsa Ankara’nın siyasi erkânı ve sivil-asker bürokrasisinin gündemine daha önce geldi.

Dahası, “PKK’nın muhatap alınması” meselesi, hiçbir zaman “resmen” kabullenilmedi ve edilmeyecektir ama aslında çoktan gerçekleşti.

Son birkaç yıldır, PKK’yı silahsızlandırma hedefine ulaşmanın olası yöntemleri Türk devletinin de bilgisi ve dolaylı katılımıyla, çeşitli ortamlarda PKK’nın dikkatine getirildi; Kuzey Irak’ta ve Avrupa’da PKK temsilcileriyle bu kapsamda temaslar yapıldı.

Kısacası, bu yazdıklarım bazı okurlara “aşırı” gelse bile, aslında uzunca bir süredir devletin içinde tartılan ve bazı somut girişimlere kaynaklık etmiş düşünceler.

Şimdi sıra, barış için kararlı adımlar atabilmekte.

PKK’nın silahlı mücadeleden medet ummaması ve dağdan inmeyi göze alabilmesi için, “af” uygulamasını hem bir bütün olarak devletin hem de toplumun içine sindirebilmesi gerek.

Çeyrek yüzyıldır akan kanın durması için bunu yapabilmeliyiz.

Affın barışın anahtarı olduğunu görmeliyiz...

Adına ne dersek diyelim.

 

Diğer Yasemin Çongar Makaleleri:
  1. Savaşın vakanüvisleri - 01.09.2010
  2. Gecename - 31.08.2010
  3. Çok eski yenilikler ve edebiyatın fikri sabiti - 28.08.2010
  4. Tek parti sultası - 25.08.2010
  5. İçimizdeki uçurumun serinliğine atlamak - 21.08.2010
  6. Taviz ver, silahtan kurtul - 21.08.2010
  7. Konuşa konuşa savaşı bitirdiler - 20.08.2010
  8. Savaşları bizimkine hem benzer hem benzemez - 19.08.2010
  9. Açe’den barış dersleri - 18.08.2010
  10. Barışabildiler, barışabiliriz... - 17.08.2010
  11. Devrimci hayaller ve derinlerdeki hakikat - 14.08.2010
  12. Açılım, ateşkes, barış - 13.08.2010
  13. Bu bir başlangıç - 11.08.2010
  14. İfratla tefrit arasında ip cambazları - 07.08.2010
  15. Yazarlığın iki hâli ve hırpalayan hakikat - 31.07.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Af barışın anahtarıdır - Yasemin Çongar
03.09.2010 06:42:53