1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:44
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Yasemin Çongar YA DA 10.09.2008
Yasemin Çongar
“Allahım, bu deney başarılı olsun, Türkiye de CERN’e katılsın”
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Yasemin Çongar - “Allahım, bu deney başarılı olsun, Türkiye de CERN’e katılsın” Yasemin Çongar - “Allahım, bu deney başarılı olsun, Türkiye de CERN’e katılsın” Yasemin Çongar - “Allahım, bu deney başarılı olsun, Türkiye de CERN’e katılsın” Yasemin Çongar - “Allahım, bu deney başarılı olsun, Türkiye de CERN’e katılsın” Yasemin Çongar - “Allahım, bu deney başarılı olsun, Türkiye de CERN’e katılsın” Yasemin Çongar - “Allahım, bu deney başarılı olsun, Türkiye de CERN’e katılsın” Yasemin Çongar - “Allahım, bu deney başarılı olsun, Türkiye de CERN’e katılsın” Yasemin Çongar - “Allahım, bu deney başarılı olsun, Türkiye de CERN’e katılsın”
Yasemin Çongar köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Bilim adamları da dua eder.

En azından bazıları...

Sarsılmaz inançlara sahip olmakla, sonucu bilinmeyen deneylere girişebilmek arasında zorunlu bir çatışma vardır; evet.

Ama bu çatışmayı her daim içinde taşıyanları yakından tanıdığınızda, biraz da bu çatışma sayesinde, birbirini zorladıkça sağlamlaşan inanç ve bilgi haznelerine sahip olduklarını görürsünüz.

Zengin ve dinamik haznelerdir bunlar...

Sorarsanız, inandıkları için, bilginin peşinden hiç korkmadan gittiklerini anlatırlar size.

İnandıkları için, insan aklına güvenleri sınırlıdır; bugün doğru bildikleri şeyin yarın yanlış çıkabileceğini yine bu inançları sayesinde peşinen kabul ederler.

İnanan bilim adamları, ilahi kudreti sorgulamazlar ama kendilerinin ilahi kudreti anlama yeteneğini illa ki sorgularlar.

İnanç haznelerini dinamik kılan da budur, onlara göre.

Sürekli yeni bulguların peşinde, bildikleri değişerek bilim yaparken inançları değişmese de, inanma biçimlerinin değiştiğini anlatırlar.

Dua eden bilim adamlarını; yaratılış teorisine inanan biyologları, fizikçileri, kimyagerleri, astronomları anlamakta zorlanırım ben.

Ama onları anlamaya çalışmayı çok severim.

Dua eden bilim adamları beni büyüler.

Bilgisi az ve inançtan mahrum aklım yadsımaz onları; aksine kıskançlık ve hayranlık karışımı bir duyguyla izler.

Yakın zamana kadar, dindar bilim adamlarının çok bol olduğu bir ülkede, ABD’de yaşıyordum.

Dindar bilim adamlarının çoğunlukta olduğu bir üniversitede, Georgetown’da yıllar geçirdim.

Dua eden bilim adamlarının sırrını çözemedim ama bilmediğini ve son tahlilde bilemeyeceğini kabul eden aklımla onları çok sevdim.

***

New York Times yazarı Dennis Overbye makalesine bir bilim adamının duasıyla başlamış.

Walker Percy’nin Yıkıntılarda Aşk romanından alınma, fıkra gibi bir dua bu:

“Tanrım, yaptığım çalışmalar bilgi dağarcığımızı genişletip insanoğluna yarar getirsin” diye yakarıyor bilim adamı ve devam ediyor:

“Tanrım, eğer bir yarar getirmeyecekse bile yaptığım çalışmalar, hiç olmazsa bu çalışmaların insanoğlunu yok etmesine engel ol.”

“Tanrım, o da olmazsa, en azından ‘beyin’ üzerine yazdığım son makalenin insanoğlu yok olmadan yayımlanmasını sağla.”

***

Bugün milyonlarca insan nefesini tutup İsviçre-Fransa sınırında, yeraltında yapılacak deneyin sonuçlarını bekleyecek.

Avrupa Nükleer Araştırma Örgütü CERN’de, onlarca ülkeden binlerce fizikçinin 14 yıldır üzerinde çalıştığı bir deney bu.

Sekiz milyar dolarlık maliyetiyle, bugüne kadarki en pahalı ve en iddialı bilimsel araştırmayı taçlandırıyor.

Yapılmak istenen, enerjiyi parçacıklarına ayırmak...

Bunu, protonları yedi trilyon elektron voltluk bir enerjiye erişecek kadar hızlandırarak yapmayı deneyecekler.

Ve her ne kadar, “Big Bang” (Büyük Patlama) adı şimdiden yakıştırılsa da, deneyin bugünkü aşamasında patlama gerçekleşmeyecek, çünkü hızlandırılan parçacıklar henüz çarpıştırılmayacak.

Çarpışma ekim ayında denenecek; yeni parçacıklar o zaman ortaya çıkacak.

Evrenin oluşumunu Big Bang’le açıklayan bilim, bir anlamda kendi mini Big Bang’ini yaratarak bu teorinin ve aslında bugün Standart Model başlığında bilinen bütün parçacık fiziği teorilerinin doğruluğunu sınayacak.

Ve –“inşallah” diyesim geliyor gerçekten de- başarılı olacak CERN’deki bilim adamları; olurlarsa belki kara deliklerin sırrına vakıf olabileceğiz.

Tabii eğer, mini Big Bang’imiz kendisi bir kara delik üretip –“maazallah” diyesim geliyor şimdi de- hepimizi, dünyamızı, evrenimizi yutmazsa.

Şaka bir yana, bu son kaygı, aylardır dillendiriliyor.

Ama deneyin sahiplerinden gelen açıklama gayet net.

CERN’ün Başkanı Robert Aymar’a göre, “bu deneyin hiçbir riski yok; risk var diyenler masal anlatıyor.”

***

CERN deneyi üzerine yazmaya karar verince, Washington’daki nükleer fizikçi bir arkadaşımı aradım.

“Saat kuracağım, sabaha karşı kalkıp internetten izleyeceğim” dedi 48 yaşında iki çocuk annesi olan Christine Ruf, “çocukları da uyandıracağım ve deneyin başarısı için hep birlikte dua edeceğiz.”

Daha önce benzerlerini ondan duyduğum bu sözleriyle, bir kez daha ve neredeyse CERN deneyinin bir türlü tam kavrayamadığım ayrıntıları kadar afallatı beni Christine.

Bir kez daha, onu çok sevdim.

***

Sonra Christine’in de sorusu üzerine, Türkiye’nin CERN deneyine katkısına takıldı aklım.

20 Avrupa ülkesinin üye olduğu CERN’de, ABD, Rusya, İsrail, Japonya ve Hindistan’la birlikte “gözlemci ülke” statüsünde Türkiye.

Türkiye’den 35 fizikçi çalışıyor bu deneyde; “gözlemci” statüsünde bile olmayan birçok ülkeye kıyasla çok sınırlı bir katılım.

Bence, dindarıyla “laik”iyle, bilim adamıyla din adamıyla bütün Türkiye bugün CERN’deki deneye dikmeli gözünü.

Ve bu, Ankara’nın CERN’e üyelik girişimini hızlandırmasına vesile olmalı.

Çünkü ülkemizde bilimin altyapısının görücüye çıkmasını da beraberinde getirecek bir girişim bu.

Kafalarımızdaki bilim haznesini zenginleştirmenin de bir adımı.

Bence, bu Ramazan gününde bir yandan CERN’e odaklanmalı bir yandan da Christine Ruf gibi dua etmeli bu ülkenin dindarları:

“Alahım, bu deney başarılı olsun, Türkiye de CERN’e katılsın...”

 

Diğer Yasemin Çongar Makaleleri:
  1. Savaşın vakanüvisleri - 01.09.2010
  2. Gecename - 31.08.2010
  3. Çok eski yenilikler ve edebiyatın fikri sabiti - 28.08.2010
  4. Tek parti sultası - 25.08.2010
  5. İçimizdeki uçurumun serinliğine atlamak - 21.08.2010
  6. Taviz ver, silahtan kurtul - 21.08.2010
  7. Konuşa konuşa savaşı bitirdiler - 20.08.2010
  8. Savaşları bizimkine hem benzer hem benzemez - 19.08.2010
  9. Açe’den barış dersleri - 18.08.2010
  10. Barışabildiler, barışabiliriz... - 17.08.2010
  11. Devrimci hayaller ve derinlerdeki hakikat - 14.08.2010
  12. Açılım, ateşkes, barış - 13.08.2010
  13. Bu bir başlangıç - 11.08.2010
  14. İfratla tefrit arasında ip cambazları - 07.08.2010
  15. Yazarlığın iki hâli ve hırpalayan hakikat - 31.07.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: “Allahım, bu deney başarılı olsun, Türkiye de CERN’e katılsın” - Yasemin Çongar
03.09.2010 06:44:56