Wall Street’in bir trilyon dolarlık zararla kapadığı 29 Eylül 2008, “malî otorite krizinin siyasi otorite krizine dönüştüğü gün” olarak geçebilir Amerikan tarihine.
Ya da buna, kısaca “Bush’un iktidardan düştüğü gün” diyebiliriz.
Ocak 2001’den bu yana işbaşındaki Bush-Cheney ekibinin, 29 Eylül’deki kadar etkisiz göründüğü bir başka olay hatırlamıyorum.
Bush yönetimi ne 11 Eylül’de, ne Ebu Gıreyb rezaletinin fotoğrafları ortaya döküldüğünde, ne de Cumhuriyetçilerin hezimete uğradığı 2006 ara seçimlerinde, geçen pazartesi olduğu kadar mağlup bir görüntü çizmemişti.
Bu mağlubiyeti kavramak için, Dow Jones endeksinin yüzde 7 oranında kayıp verdiği “kara pazartesi”nin nasıl başladığını hatırlamalıyız.
O sabah, Washington saatiyle 7:34’te, Beyaz Saray’ın bahçesinde kameraların karşısına geçen Başkan Bush ABD Kongresi’ne seslenerek Wall Street’i kurtarma amaçlı 700 milyar dolarlık paketi onaylamalarını istedi.
Bush’un bu çağrısından yedi saat kadar sonra, söz konusu paket Temsilciler Meclisi’nde, ağırlıklı olarak Cumhuriyetçilerden gelen “nay” (hayır) oylarıyla reddedildi.
Bush’un konuşması da, Cheney’nin hafta sonunda milletvekilleriyle yaptığı toplantı da fayda etmemiş; görevde üç buçuk ayı kalan ikili, gecikmesinin çok maliyetli olacağı bilinen kritik paket konusunda kendi partidaşlarını ikna etmeyi başaramamıştı.
Şimdi, onların yapamadığını, muhtemelen borsadaki çöküş yapacak ve “kurtarma paketi” küçük rötuşlar ardından, önce Senato, sonra Temsilciler Meclisi’nde kabul edilecek.
Zira Bush da, pazartesi sabah yaptığı çağrıdan tam 25 saat sonra, dün piyasalar açılmadan, yeniden kameraların karşısına geçtiğinde, çareyi borsadaki devâsa kayba dikkat çekip “Kritik bir noktadayız; Kongre harekete geçmezse zarar büyür” demekte buldu.
Yazının devamını okumak için tıklayın.