Barack Obama’nın Ankara ziyaretinin anlam, işlev ve gündemini şu başlıklarda inceleyebiliriz:
1- “İSLAM ÂLEMİNE DOSTUZ” Obama’nın okyanus aşırı ilk gezisine, daha önce açıklanan dört Avrupa ülkesinin yanı sıra sürpriz bir kararla Ankara-İstanbul ayağını da eklemesi, Türkiye’nin yeni Amerikan yönetimi nezdindeki büyük önemini teyit ediyor.
Bu, Türkiye’nin “nerede” olduğundan ziyade “kim” olduğuna bağlı bir önem.
“Türkiye kimdir” sorusunun Washington’daki en kısa cevabı ise, “Nüfusunun yüzde 99’u Müslüman iken, aynı zamanda, bu alandaki bütün eksiklik ve aksaklıklarına rağmen demokratik, laik bir ülkedir ve yıllardır Batı ittifakının güvenilir bir mensubudur” diye verilir.
Obama’nın muhtemelen nisan başında yapacağı ziyaretin Türk-Amerikan ilişkileri bazındaki önemini aşan işlevi de, buradan dünyaya ileteceği mesajda...
Bu mesaj, Türkiye’nin “Müslüman” ve “demokratik-laik” bir ülke olması üzerinden ve öncelikle İslam âlemine verilecek.
Obama, Beyaz Ev’e yerleştiğinde, başkanlığının ilk yüz günü içinde bir Müslüman başkentinden İslam âlemine seslenme kararını açıklamıştı.
Bu amaçla seçilecek ülkenin Endonezya, Birleşik Arap Emirlikleri ya da Mısır olabileceği söylendi, ancak Clinton’ın duyurduğu ziyaret, böylesi bir hitap için İstanbul ya da Ankara’nın tercih edildiğini düşündürüyor.
Obama eğer İslam âlemine buradan seslenirse, “Batı ile İslam arasında aşılmaz bir uçurum olmadığını, iki âlemi birleştiren evrensel değerlerin gücünü ve ABD’nin İslam âlemine ‘dost’ gözüyle baktığını” vurgulayacak; bunu yaparken de, tıpkı Clinton’ın dün
CNN Türk’te Mehmet Ali Birand’a söylediği gibi, Türkiye’nin bu anlamdaki “olumlu emsal” özelliğini telaffuz edebilecektir.
Yazının devamını okumak için tıklayın.