1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 11 Eylül 2010 Cumartesi 02:54
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Yasemin Çongar YA DA 17.09.2008
Yasemin Çongar
Beyaz Ev’in yolu Wall Street’ten geçiyor... Müdahaleci devlet kapıda...
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Yasemin Çongar - Beyaz Ev’in yolu Wall Street’ten geçiyor... Müdahaleci devlet kapıda... Yasemin Çongar - Beyaz Ev’in yolu Wall Street’ten geçiyor... Müdahaleci devlet kapıda... Yasemin Çongar - Beyaz Ev’in yolu Wall Street’ten geçiyor... Müdahaleci devlet kapıda... Yasemin Çongar - Beyaz Ev’in yolu Wall Street’ten geçiyor... Müdahaleci devlet kapıda... Yasemin Çongar - Beyaz Ev’in yolu Wall Street’ten geçiyor... Müdahaleci devlet kapıda... Yasemin Çongar - Beyaz Ev’in yolu Wall Street’ten geçiyor... Müdahaleci devlet kapıda... Yasemin Çongar - Beyaz Ev’in yolu Wall Street’ten geçiyor... Müdahaleci devlet kapıda... Yasemin Çongar - Beyaz Ev’in yolu Wall Street’ten geçiyor... Müdahaleci devlet kapıda...
Yasemin Çongar köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Amerika’da bir hayalet dolaşıyor... James Carville’in hayaleti.

Carville bir siyaset büyücüsüdür.

1992’de, küçük bir eyaletin pek kimsenin tanımadığı tıfıl valisine, dönemin başkanı (Baba) George Bush karşısında seçim kazandıran büyücü...

Bill Clinton’ı iki kez üst üste başkan seçtiren zaferlerin mimarı Carville, bu başarıyı, seçim kampanyasını son derece basit bir sloganın çevresinde örgütlemesine borçluydu:

“It’s the economy, stupid.”

“Aptallığın lüzumu yok, bütün mesele ekonomide” diye çevirebileceğimiz bu slogan Clinton’a, seçmenin asıl derdinin “cebindeki para, sofrasındaki ekmek, çocuklarını okutmak için yaptığı yatırım” olduğunu hatırlatmaya yarıyordu.

Sıradanlığı ölçüsünde doğru bir vizyondu Carville’inki...

Soğuk Savaş’ın daha yeni sona erdiği, Birinci Körfez Savaşı’nın ABD açısından “zaferle” sonuçlandığı, velhasıl, dış politika ve ulusal güvenliğin en ön planda olduğu bir dönemde, dikkati, Baba Bush’un “üstün” sayıldığı bu alanlardan ekonomiye çevirmeyi deniyor ve bunu başarıyordu.

Nitekim Clinton’ı Beyaz Ev’e taşıyan seçimler, “ulusal güvenlik” tartışmalarıyla başladı ama sandıkta son sözü “ekonomik kaygılar” söyledi.

***

Öyle görünüyor ki, tarih tekerrür edecek.

Irak-Afganistan savaşları başta olmak üzere Başkan George W. Bush’un 11 Eylül sonrasında giriştiği dış müdahaleler ve terör tehdidi, ilk beklentilerin aksine Amerikan seçmeninin tercihini bu yıl da belirlemeyecek.

Demokrat Barack Obama ile Cumhuriyetçi John McCain arasındaki başa baş yarışın sonucunu, Carville’in sloganını hangi adayın daha kuvvetli politika önerileriyle desteklediği belirleyecek.

ABD’de yatırım bankalarını vuran konut sektörü krizinin ulaştığı boyut, bir yandan borsada 11 Eylül sonrasındaki çöküşten bu yana en büyük kayıpları gündeme getirdi, bir yandan da ülkenin “1929’da başlayan Büyük Buhran’dan beri en derin krize doğru sürüklendiği” korkusu yayıldı.

Bu ortamda, Obama’nın “Irak Savaşı’na başından beri muhalif” olmasının getirdiği artı puanlar da, McCain’in Vietnam Savaşı gazisi olmasına dayandırılan “ulusal güvenlik deneyimi” de ikinci planda kalmaya mahkûm.

Amerikan seçmeni 4 Kasım’da oyunu, “Ülkeyi yeni bir iktisadi depresyondan, işsizlikten, iflaslardan ve durgunluktan kim kurtarabilir” sorusuna verdiği cevaba göre kullanacak.

***

Bush yönetiminin batık konut kredileriyle baş gösteren istikrarsızlığa uzun süre seyirci kalmasını ve yatırım şirketleri üzerinde devletin her türlü düzenleyici rolünü ilkesel düzeyde reddetmesini bugünkü krizden kısmen de olsa sorumlu tutanların gözünde Obama puan topluyor.

“Bırakın, piyasa güçleri sorunların üzerinden kendi başına gelsin; devlet müdahale etmesin” fikrini büyük ölçüde paylaşan McCain’in, son sekiz yılda Bush’un iktisadi politikalarına kayda değer hiçbir eleştiri getirmemiş olması da, Obama için avantaj sayılmalı.

Ancak tabii, bu durumu McCain de gayet iyi görüyor ve Obama gibi, o da, şimdi harıl harıl “Bush ekonomisine alternatifler” üzerinde çalışıyor.

***

“Alternatifler ne olabilir” sorusunun görünen tek cevabı var; regülasyon.

Obama, bu konudaki planını geçen martta açıklayarak ön almıştı.

Özetle, yatırım ve ticaret bankaları ile konut kredisi (mortgage) brokerlerinin devletçe belirlenen standartlara bağlanıp denetlenmesini öngören Obama planı, müdahaleden genel olarak imtina eden mevcut denetleme kurumlarının da, bizdeki Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) benzeri bir çatı altında toplanmasını içeriyor.

Obama, bu çatı kuruluşun Beyaz Ev’e ve Kongre’ye düzenli rapor vermesini, malî sistemi bekleyen riskler konusunda analizler yapıp uyarılarda bulunmasını istiyor.

McCain ise, kendisini oldum olası “regülasyon karşıtı” bir politikacı olarak lanse etti ve Senato’da kullandığı oylar hep bu kimlikle uyumlu oldu.

1995’te, federal hükümetin malî sistem üzerindeki her türlü müdahalesine son verme amaçlı “regülasyon moratoryumu” teklifini Kongre’ye getirenlerden biri olan McCain, “devlet müdahalesinin Amerikan rüyasını yıkmasından” şikayetçiydi.

Aynı McCain, konut sektöründeki sarsıntıyla birlikte ağız değiştirmeye başladı; Obama’nın martta açıkladığı regülasyon planına tepki verirken, “Müdahaleciliğe karşıyım ama federal hükümetin denetimine ihtiyaç olduğunu söyleyenlerin çokluğunun da farkındayım” diyordu.

Bugün gelinen noktadaysa, Fannie Mae ve Freddie Mac gibi iki mortgage devinin federal hükümetçe kurtarıldığı bir Amerika’dan söz ediyoruz.

McCain’in de teslim ettiği gibi, sayıları giderek çoğalan iktisatçılar, yatırım bankası Lehman Brothers’ın iflasını istemesi, Bear Stearns şirketlerinin daha önceki çöküşü, Merrill Lynch’in Bank of America tarafından yutulması gibi gelişmeleri, kuralların gevşekliğine bağlıyor; sektörün kendi haline bırakılamayacağını savunuyor.

Nitekim, McCain’in hafta başında televizyonlarda oynamaya başlayan son seçim reklamında, “Tasarruflarınızı korumak için Wall Street’e daha katı kurallar gerek” sloganı dikkat çekiyor.

***

Obama’nın ekonomi ekibinde Clinton döneminde hazine bakanlığı yapan iki isim, Robert Rubin ve Lawrence Summers var.

McCain’in en yakın ekonomi danışmanı ise Merrill Lynch’in CEO’su John Thain.

İşin ilginci, oldum olası Cumhuriyetçi adayları Demokratlar’a tercih eden Wall Street şirketleri bu kez Obama’ya daha yakın duruyorlar.

Demokrat adayın bu sektörden topladığı bağış miktarı 9 milyon 900 bin dolarla, McCain’in hasılatını 3 milyon dolar kadar aşmış durumda.

Anlaşılan, “zor zamanlar” hükmünü verdi; Beyaz Ev’de devlet müdahalesinden yana bir başkan görme olasılığı Wall Street’i eskisi kadar ürkütmüyor artık.

 

Diğer Yasemin Çongar Makaleleri:
  1. ‘Mâşeri vicdan müthiştir’ - 10.09.2010
  2. Avrupa ‘evet’ diyor - 08.09.2010
  3. PKK, bak bu ETA! - 07.09.2010
  4. Saklanan insanların soyunmasını seyretmek - 04.09.2010
  5. İmamı kim öldürdü - 03.09.2010
  6. Savaşın vakanüvisleri - 01.09.2010
  7. Gecename - 31.08.2010
  8. Çok eski yenilikler ve edebiyatın fikri sabiti - 28.08.2010
  9. Tek parti sultası - 25.08.2010
  10. İçimizdeki uçurumun serinliğine atlamak - 21.08.2010
  11. Taviz ver, silahtan kurtul - 21.08.2010
  12. Konuşa konuşa savaşı bitirdiler - 20.08.2010
  13. Savaşları bizimkine hem benzer hem benzemez - 19.08.2010
  14. Açe’den barış dersleri - 18.08.2010
  15. Barışabildiler, barışabiliriz... - 17.08.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Türkiye’nin bağımlı günleri geride kaldı
  Otuz yıllık bir utancın sonu
  Böyle okul olmaz olsun
  Vesayette çatlak oluşacak
  Genç bir gazetecinin olağanüstü macerası
  Clooney hem usta hem kiralık katil
  445 sterline Jimmy Page
  Önce Larry King sonra da Obama’yla konuşmak istiyor
  3D Jovovich’e ne dersiniz
  Macar sineması İstanbul’da
  Bayramda ne yapalım
  Aşk imkânsızlıklarla spor anlarla hatırlanır
  Devler adım adım finale
  Yarı finalin diğer adı ABD-Litvanya
  Aslan'da prova iyi

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 10.09.2010
Evet
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 10.09.2010
Sivil darbe!
YA DA
Yasemin Çongar - 10.09.2010
‘Mâşeri vicdan müthiştir’
MÜLAYİM
Etyen Mahçupyan - 10.09.2010
Son kerte soruları
MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 10.09.2010
Raziye Demir’e saygı yazısı
EKONOMİ POLİTİK
Cemil Ertem - 10.09.2010
Bir politik muhalefet olarak İslam
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 10.09.2010
Biz, Halk: İlk adım?
SAATLER
Leyla İpekçi - 10.09.2010
Yeniden hayat...
JİYAN
Suzan Samancı - 10.09.2010
Daha daha nasılsınız?
SOLAÇIK
Melih Altınok - 10.09.2010
Bu kez başarabiliriz, evet!
DAR KAPI
Kurtuluş Tayiz - 10.09.2010
Zaman ayarlı baskın
PANDORA'NIN KUTUSU
Nilüfer Kuyaş - 10.09.2010
Saçmalık
EKOL
Fikri Türkel - 10.09.2010
Ağzımızın tadı bozulmasın...
AĞLARIN İÇİNDEN
Fatih Uraz - 10.09.2010
Sevinelim mi, endişelenelim mi, anlayamadık
TERS KANAT
Dağhan Irak - 10.09.2010
Bir küçük hava boşluğundan umut sığar mı içeriye?
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Beyaz Ev’in yolu Wall Street’ten geçiyor... Müdahaleci devlet kapıda... - Yasemin Çongar
11.09.2010 02:54:15