1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 11 Eylül 2010 Cumartesi 02:59
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Yasemin Çongar YA DA 05.09.2008
Yasemin Çongar
Bir ziyaret, bir sürmanşet, bir gaflet
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Yasemin Çongar - Bir ziyaret, bir sürmanşet, bir gaflet Yasemin Çongar - Bir ziyaret, bir sürmanşet, bir gaflet Yasemin Çongar - Bir ziyaret, bir sürmanşet, bir gaflet Yasemin Çongar - Bir ziyaret, bir sürmanşet, bir gaflet Yasemin Çongar - Bir ziyaret, bir sürmanşet, bir gaflet Yasemin Çongar - Bir ziyaret, bir sürmanşet, bir gaflet Yasemin Çongar - Bir ziyaret, bir sürmanşet, bir gaflet Yasemin Çongar - Bir ziyaret, bir sürmanşet, bir gaflet
Yasemin Çongar köşe yazılarını web sitenize ekleyin

“Temiz” olan ve “temiz” kalmak isteyen, mensup oldukları müessesenin de kendileri gibi “temiz” kalmasını, asla suça bulaşmamasını ve eğer varsa suça bulaşanlardan temizlenmesini arzulayan subaylar ne kadar gücenseler, kızsalar yeridir.

Zira Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un yeni görevinde daha “Bismillah” demeden –ya da belki “laikliğe aykırı kaçacağından” haşa böyle bir şey demeyecektir ama, ne bileyim, “günaydın”, “heyamola,” “hoş bulduk” filan demeden- yaptığı ilk icraat, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni bir bütün olarak töhmet altında bıraktı.

Ergenekon Davası tutuklusu emekli orgeneraller Şener Eruygur ve Hurşit Tolon’u cezaevinde ziyaret ettiren ve bu ziyaretin “Türk Silahlı Kuvvetleri adına gerçekleştirildiğini” açıklatan Başbuğ’un bu girişimini, “ahde vefa” sınırları içinde algılayıp doğal karşılayan pek kimse yok.

Danıştay cinayetinde pay sahibi olmakla suçlanan bir “terör örgütü” ile ilişkili olması muhtemel iki şahsa, Genelkurmay’ın bu şekilde sahip çıkmasını “insani amaçlı” diye niteleyen Başbakan Erdoğan, bunu inanarak mı söyledi bilmiyorum ama kamuoyundaki genel kanaatin bu olmadığı bence aşikâr.

Aksine, dünkü gazetelerin birinci sayfaları, yorum sütunları ve hukukçuların değerlendirmeleri, Kandıra ziyaretinin, Taraf’ın da manşetten söylediği gibi “Ergenekon’a vefa” izlenimi yarattığını ortaya koyuyor.

* * *

Bu izlenimi paylaşmayıp paylaşanları da uyarmayı görev bilen Hürriyet gazetesi ise dünkü sürmanşetinde, Kandıra ziyaretinin, “Ergenekon’a vefa” anlamına gelmediğini kanıtlamak istercesine şöyle yazmıştı:

“Daha önce tutuklanan emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ü ziyaret etmeyen TSK, çeteleşmeye karışan eski mensuplarına destek olmayacağı mesajı verdi.”

Sağduyu sahibi her okura “nasıl yani” dedirtecek cinsten bir cümle bu...

Zira Genelkurmay’ın, Ergenekon davası konusunda bazı kesin hükümlere sahip olduğunu anlatıyor.

Hürriyet, sürmanşetinden basbayağı şunu söylüyor:

“Genelkurmay, Ergenekon sanığı Veli Küçük’ün ‘çeteleşmeye karıştığı’ kanaatinde olduğu için kendisini desteklememektedir.”

Gazete, ayrıca aynı cümlede şunu da ima ediyor:

“Genelkurmay’a göre, Hurşit Tolon ve Şener Eruygur çeteleşmeye karışmamıştır, dolayısıyla da karargâhça desteklenmektedir.”

Velhasıl, Hürriyet’e inanırsak, Genelkurmay’ın henüz görülmeyen bir davada, hakkında ağır iddialar olan bir sanığın “suçlu” olduğuna peşinen kanaat getirdiğini düşünmeliyiz; bununla beraber, aynı davanın tutuklusu, ancak haklarındaki iddianame henüz açıklanmamış iki zanlının ise “suçsuz” olduğuna, yine Genelkurmay’ın çoktan hükmettiğini anlamalıyız.

* * *

Hürriyet’in, ziyareti ve ardındaki saikleri savunup Genelkurmay’a destek vermek amacıyla sürmanşetine yazdığı bu cümle, Genelkurmay açıklamasındaki “Yargıya olan saygımız ve güvenimiz tamdır” ifadesini bir salvoyla yıkmıyor mu?

Tek başına bu cümle bile, Orgeneral Başbuğ’un “Kandıra ziyareti” kararının nasıl büyük bir gaflete tekabül ettiğini göstermiyor mu?

* * *

Genelkurmay’ın “açıklamalı Kandıra ziyareti”ndeki gafletin boyutu, hiç kuşkusuz, Şemdinli’de kitapçı bombalayan “iyi çocuklar”ı ve o “iyi çocuklar” hakkında iddianame yazdığı için görevinden olan savcıyı hafızasında taze tutanlarımız açısından büsbütün büyük.

Eruygur ve Tolon’a yapılan ziyaretin asıl hedefinin, Ergenekon Savcısı’nın dokunması gereken başka muhtemel zanlılara dokunmasını engellemek olduğunu düşünmemizin de nedeni yine hafızamız.

Savcı Zekeriya Öz’e, tıpkı Savcı Ferhat Sarıkaya’ya yapıldığı gibi, ülkenin silahlı kuvvetlerinin tepesi tarafından “Karşında biz varız” dendiği izlenimi yaratılıyor şimdi.

Yazık, gerçekten yazık...

Çünkü Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ, bu izlenimi yaratmakla, saygınlığına halel getirmemekle görevli olduğu bir müesseseyi tümüyle töhmet altında bırakıyor.

Hem de Savcı Öz iddianamesini, bu töhmeti önlemeye yönelik bir özenle yazmışken...

Ergenekon çetesine ait belgeler, örgütün Türk Silahlı Kuvvetleri içinde yapılandığı yönündeki ifade ve imalarla dolu da olsa, iddianamenin ilgili bölümleri, bu müesseseyi çeteden ayrı tutma gayretini gözetmişken...

Açın iddianameyi, bakın.

Çetenin dokümanlarında ne zaman “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bünyesinde faaliyet göstermekte olan Ergenekon” sözü geçse, savcılık makamınca, o cümlenin başına “sözde” kelimesinin iliştirildiğini göreceksiniz.

Ergenekon örgütünün “sözde devlet adına,” “sözde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin parçası olarak” hareket ettiği yazılı iddianamede.

Savcılık, “Hayır, devletimiz ve ordumuz cani değil, kirli değil. İçindeki birileri, sözümona devlet ve ordu adına hareket ediyor, biz onları temizlemenin peşindeyiz” mesajını vermek istemiş.

Ve yeni Genelkurmay Başkanı, verdiği ziyaret talimatıyla, bu mesajın bütün hükmünü bir çırpıda silmeyi göze alıyor.

* * *

Eruygur ve Tolon’a “Türk Silahlı Kuvvetleri adına” yapılan ziyaretin diğer vahim yönü, Ergenekon davasının bundan sonraki seyrini de töhmet altında bırakmış olmasıdır.

Bir ziyaretle, Ergenekon davası konusunda “peşin hükümlü” ve Savcılık makamına karşı “tehditkâr” olduğu izlenimini yaratan Genelkurmay, aynı zamanda dünkü Vatan’da Okay Gönensin’in mükemmel ifade ettiği gibi, Eruygur ve Tolon’a ilişkin müstakbel adli tasarrufları da peşinen gölgelemiştir.

Gönensin’in deyişiyle, “Eğer tahliye edilirlerse söylenecek olan bellidir. Herkes tahliye kararının Silahlı Kuvvetler’in ziyaretle yaptığı ‘açık baskı’ sonucu alındığını düşünecektir”.

Açıkçası Genelkurmay, “desteklediği” iki emekli orgeneralin muhtemel tahliyelerinin, hatta muhtemel beraatlarının “adil” olmayacağı izlenimini yaratmıştır.

Doğrusu, bunca başarılı bir siftahtan sonra, Orgeneral Başbuğ’a söylenecek pek söz kalmıyor.

“Suizandan kurtulmak için, töhmet yerlerinden uzak durulmalıdır” diyesim geliyor ama bunun da “laikliğe aykırı” sayılacağından emin olduğum için, burada bitiriyorum.

 

Diğer Yasemin Çongar Makaleleri:
  1. ‘Mâşeri vicdan müthiştir’ - 10.09.2010
  2. Avrupa ‘evet’ diyor - 08.09.2010
  3. PKK, bak bu ETA! - 07.09.2010
  4. Saklanan insanların soyunmasını seyretmek - 04.09.2010
  5. İmamı kim öldürdü - 03.09.2010
  6. Savaşın vakanüvisleri - 01.09.2010
  7. Gecename - 31.08.2010
  8. Çok eski yenilikler ve edebiyatın fikri sabiti - 28.08.2010
  9. Tek parti sultası - 25.08.2010
  10. İçimizdeki uçurumun serinliğine atlamak - 21.08.2010
  11. Taviz ver, silahtan kurtul - 21.08.2010
  12. Konuşa konuşa savaşı bitirdiler - 20.08.2010
  13. Savaşları bizimkine hem benzer hem benzemez - 19.08.2010
  14. Açe’den barış dersleri - 18.08.2010
  15. Barışabildiler, barışabiliriz... - 17.08.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Türkiye’nin bağımlı günleri geride kaldı
  Otuz yıllık bir utancın sonu
  Böyle okul olmaz olsun
  Vesayette çatlak oluşacak
  Genç bir gazetecinin olağanüstü macerası
  Clooney hem usta hem kiralık katil
  445 sterline Jimmy Page
  Önce Larry King sonra da Obama’yla konuşmak istiyor
  3D Jovovich’e ne dersiniz
  Macar sineması İstanbul’da
  Bayramda ne yapalım
  Aşk imkânsızlıklarla spor anlarla hatırlanır
  Devler adım adım finale
  Yarı finalin diğer adı ABD-Litvanya
  Aslan'da prova iyi

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 10.09.2010
Evet
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 10.09.2010
Sivil darbe!
YA DA
Yasemin Çongar - 10.09.2010
‘Mâşeri vicdan müthiştir’
MÜLAYİM
Etyen Mahçupyan - 10.09.2010
Son kerte soruları
MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 10.09.2010
Raziye Demir’e saygı yazısı
EKONOMİ POLİTİK
Cemil Ertem - 10.09.2010
Bir politik muhalefet olarak İslam
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 10.09.2010
Biz, Halk: İlk adım?
SAATLER
Leyla İpekçi - 10.09.2010
Yeniden hayat...
JİYAN
Suzan Samancı - 10.09.2010
Daha daha nasılsınız?
SOLAÇIK
Melih Altınok - 10.09.2010
Bu kez başarabiliriz, evet!
DAR KAPI
Kurtuluş Tayiz - 10.09.2010
Zaman ayarlı baskın
PANDORA'NIN KUTUSU
Nilüfer Kuyaş - 10.09.2010
Saçmalık
EKOL
Fikri Türkel - 10.09.2010
Ağzımızın tadı bozulmasın...
AĞLARIN İÇİNDEN
Fatih Uraz - 10.09.2010
Sevinelim mi, endişelenelim mi, anlayamadık
TERS KANAT
Dağhan Irak - 10.09.2010
Bir küçük hava boşluğundan umut sığar mı içeriye?
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Bir ziyaret, bir sürmanşet, bir gaflet - Yasemin Çongar
11.09.2010 02:59:51