Keskin sirke misali, İlker Başbuğ’un da “küp”üne, yani öncelikle şahsının ve yıldızlarının itibarına, çok daha önemli olarak da Genelkurmay Başkanlığı’nın ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin saygınlığına zarar veren konuşması, Türkiye’yi önemli bir dönüm noktasına getirdi.
İleride, bu ülkenin demokratikleşme serüvenini yazacak tarihçilerin, Taraf’ın “dokunulmazlar”a dokunan haberciliğine de yer vereceğine inanıyorum.
Dağlıca’dan sonra Aktütün baskınında da Taraf ısrarlı sorular sordu, ulaştığı ek bilgi ve belgeleri okurla paylaştı.
Ama bu son olayda bizi dönüm noktasına getiren, ordunun en tepesindeki kişinin yanına kuvvet komutanlarını alıp darbe dönemlerinden çok iyi hatırladığımız türden bir “beşi-bir-yerde” tablosunun önünde yaptığı tehditkâr konuşmanın, kamuoyu vicdanında ve medyanın geniş kesiminde kabul görmemesi oldu.
Taraf bu konuşmaya yanıtını dün hem birinci sayfasından sorular sormayı sürdürerek hem de Ahmet Altan’ın, Başbuğ’u ağzından çıkanı duymaya davet eden başyazısıyla verdi.
Gazeteye ulaşan binlerce e-mail, faks, telefon mesajı, bu cevabın okurlarımız ve meslektaşlarımız arasında bulduğu geniş desteği bize hissettirdi.
Aynı şekilde, Başbuğ’un açıklamalarını sadece üslup değil içerik –daha doğrusu içeriksizlik- bakımından da eleştiren farklı konum ve eğilimlerden gazeteciler, bize bu ülkede bir şeylerin evet yavaş yavaş, evet büyük zorluklarla ama kuşku götürmez bir şekilde değişmekte olduğunu bir kez daha gösterdi.
Bu değişimin istikameti, komutanların da hesap vermeye alışacağı bir rejimi işaret ediyor.
Bu değişimin yavaşlığı ise, sadece değişime direnen komutanlardan kaynaklanmıyor.
Askerî ihmallerin hesabının sorulduğu bir rejim için uğraşma kararlılığını gösteremeyen siyasetçiler de değişimi zorlaştırıyor...
İktidar olma hakkına dört elle sarılmaktan korkan ve bu cesaretsizliğinin, kendisini iktidarda görmek isteyen seçmene ihanet olduğunu unutan hükümet de demokrasiyi erteliyor.
***
Genelkurmay Başkanı’nın önceki günkü vahim açıklamasına, neredeyse onun kadar vahim bir üslup ve içerikle –daha doğrusu içeriksizlikle- sahip çıkmak Başbakan Erdoğan’a düştü.
Geçen yıl, 27 Nisan muhtırasına direnme basiretini gösteren Erdoğan, bu kez kamuoyunun bilgilenme hakkına yönelik bir muhtıraya sesini katmakta beis görmedi.
Yazının devamını okumak için tıklayın.