1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 10 Şubat 2012 Cuma 01:02
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Yasemin Çongar YA DA 14.08.2010
Yasemin Çongar
Devrimci hayaller ve derinlerdeki hakikat
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Yasemin Çongar - Devrimci hayaller ve derinlerdeki hakikat Yasemin Çongar - Devrimci hayaller ve derinlerdeki hakikat Yasemin Çongar - Devrimci hayaller ve derinlerdeki hakikat Yasemin Çongar - Devrimci hayaller ve derinlerdeki hakikat Yasemin Çongar - Devrimci hayaller ve derinlerdeki hakikat Yasemin Çongar - Devrimci hayaller ve derinlerdeki hakikat Yasemin Çongar - Devrimci hayaller ve derinlerdeki hakikat Yasemin Çongar - Devrimci hayaller ve derinlerdeki hakikat
Yasemin Çongar köşe yazılarını web sitenize ekleyin

* Yasemin Çongar’ın bu yazısı YA DA köşesinde değil, EX LIBRIS / DÜNYA BUNLARI OKUYOR adlı köşede yayımlanmıştır.  

***  

Hafıza hazretleri, sarayın zindanlarının kapısını açıyor ergeç ve “Veliaht benim, herşeye kadirim” dercesine kibirli ve handiyse hoyrat bir aldırışsızlık içinde ortalıkta dolaşıp duran delişmen delikanlıyı içeri itip, ağır demir kapıyı kapatıyor üstüne. Kapı kapandığında, hayalgücümüz hatıralarımıza tutsak düştüğünde yani, hafızamız “Bu işler benden sorulur” diyerek, düş kurma mesaisini tamamen kendi üzerine aldığında velhasıl, büyümeye başlıyoruz. O kapı bir kez kapandı mı, hayallerimizin sırrına eriyoruz çünkü. Hayallerimizin, hayatı kesip yapıştırmaktan, hakikati bozup yapmaktan başka pek bir işi olmayan hafızamızın marifeti olduğunu kavrıyoruz. Ve her ne hikmetse, bu kavrayış bir deli gömleği gibi zapturapt altına alıyor düşlerimizi; hayallerin hatıralarımızın bir mozaiğinden ibaret olduğunu bir kez anlayınca, hayallerimizi hakikatle uyumlu kılmak da zorunlu hale geliyor sanki.

Çocukluktan çıkmak böyle bir şey sanırım. Belki de, içinde yakudî yakamozların oynaştığı mor bir deniz düşlememektir artık çocuk olmamak... Hayalimizdeki uçsuz bucaksız denizin ortasında, cam kırığı bir havuz açmamaktır kendimize, o havuzun sakin sularına atlamamaktır, yanıbaşımızda gürleyip, birer sıradağ gibi yükseldikten sonra sessizce sönen dalgaları seyrederek yüzmemektir, o dalgaların eflâtun zirvelerine köpük niyetine kar rengi birer nilüfer kondurmamaktır belki çocukluktan çıkmak.


İnsanlığa çok güvenmişlerdi

Lenin 1918’de, “Birçoğu, şimdiki zamanı hiç anlamadan gelecek üzerine düşünüyor ve yazıyor” demişti onlar için. Yirmi yıl kadar sonra Mussolini, “Onların herbiri aklını yitirmiş birer diktatördür” diyecekti. Çocukluktan çıkmayı reddeden adamlarla kadınlardı onlar. Bilmedikleri, hatırlamadıkları zira hakikatine hiç tanık olmadıkları bir yeryüzü cennetini hayal edebilecek kadar yaratıcı, hayatlarını o hayali gerçekleştirmek için harcamayı göze alacak kadar cesurdular. Ve sadece bu cenneti var edebileceklerine değil, bu cenneti bizatihi hak ettiklerine inanmış olmaları da gösteriyor ki, insanlığa güvenleri sonsuzdu.

Onları, kurdukları hayalin kudreti kadar, duydukları güvenin kofluğuyla da anlatan bir kitap var şimdi elimde. Genç İngiliz tarihçi Alex Butterworth, tarihsel ya da siyasi bir tahlilden ziyade, bir kuşağın müzmin çocuklarının birbirlerine eklemlenen hikâyesini aktarıyor bu kitapta; şahsiyetlerin fikirleri, ilişkilerin olayları gölgede bırakmasına göz yumarak yazıyor.

Britanya’da bu yaz piyasaya çıkan kitabın adı, The World That Never Was (Hiç Olmamış Bir Dünya). Tek başına bu ad bile, Butterworth’ün anlattığı cüretin ve yanılgının boyutunu ele veriyor aslında. Kitabın alt başlığı ise, “hiç olmamış bir dünya” peşinde koşanların kimler olduklarının değil sadece, hayalleri uğruna ölmeyi ve öldürmeyi de göze alan bu çocukların aynı zamanda hiç “yalnız” kalmadıklarının da habercisi: A True Story of Dreamers, Schemers, Anarchists and Secret Agents (Hayalperestlerin, Komplocuların, Anarşistlerin ve Gizli Ajanların Gerçek Hikâyesi).


Kızıl bakirenin “iyilik” formülü

The World That Never Was, bir kuşağın en parlak mensuplarının biyografik skeçlerinden oluşan bir antoloji niyetine de okunabilir aslında.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Yasemin Çongar Makaleleri:
  1. Suriye’de Rus planı ve askerî seçenek - 08.02.2012
  2. Beşşar Esad’ın aklından ne geçiyor - 07.02.2012
  3. Lekeli zihinlerimize günışığı değince… - 04.02.2012
  4. Yerinizden kıpırdamadan firar etmek istediğinizde - 28.01.2012
  5. Abdullah Gül siyasete döner - 25.01.2012
  6. Uludere’de beş görev - 24.01.2012
  7. Mizaha en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde... - 21.01.2012
  8. Hükümet, Hrant için neler yapmadı neler... - 20.01.2012
  9. Hepiniz Hayalsiniz - 18.01.2012
  10. Eski devlet, yeni devlet - 17.01.2012
  11. Faşist temaşaya Milli Eğitim darbesi - 13.01.2012
  12. Başbakan cevap vermeli - 11.01.2012
  13. Videodaki hakikat - 10.01.2012
  14. Keşke ‘Kasımpaşalı’ kalabilseydi... - 04.01.2012
  15. Bağdat’ta kritik günler - 03.01.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Müzakereler barış için bir fırsattı
  5 milyar dolar yatırımla 45 yeni AVM geliyor
  Çağlayan: Angela Merkel bizi incitiyor
  Sanayi üretiminde 3.7 artış
  Demirören’den kamuoyu yoklaması
  Beşiktaş’a gol atınca dua ettim
  Divan Kurulu toplantısı yapıldı
  Londra’ya emin adımlarla
  Futbolun kuralı yeniden yazılıyor
  Ersan’dan “double double”
  Derbi maçın galibi Fenerbahçe
  Anadolu Efes işi mucizeye bıraktı
  Arkas Spor ilk 6 arasına girdi
  Burada ‘tanrı-küratör’yok
  ‘Rant kaygısı İstanbul’u ahtapot gibi sardı’

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 09.02.2012
Devlette savaş
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 09.02.2012
Evetler, hayırlar
ARADA
Markar Esayan - 09.02.2012
Devlet ve kurumları
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 09.02.2012
‘Medeniyet dili’
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 09.02.2012
Ekmek, gül ve ‘acı’ vatan
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 09.02.2012
Samanyolu TV günahı
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 09.02.2012
‘Kürdistani’ Şerafettin!
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 09.02.2012
Görünmez saraylar
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 09.02.2012
Primo Levi’nin dönüşü...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 09.02.2012
Medya ve özgürlükler
TELESİYEJ
Telesiyej - 09.02.2012
‘Kurt Kanunu’ ve önce karakterlerinden sorumludur bir dizi!
-
Gülengül Altınsay - 09.02.2012
Unutmadık unutmayacağız
ZAMANIN RUHU
Gökhan Karabulut - 09.02.2012
O masada başbakan olmak: Papademos
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 09.02.2012
Türk futbolu medeni değil!
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Yasemin Çongar - "Devrimci hayaller ve derinlerdeki hakikat" başlıklı köşe yazısı
10.02.2012 01:02:19