BRÜKSEL Fannie Mae’yi tanır mısınız?
Ya Freddie Mac’i?
Ya Sülün Osman’ı?
İlk iki soruya, milyonlarca Amerikalının verdiği cevap belli: “Tanımaz olaydım.”
Uzun ve sıkıcı resmî adları yerine, anaçlık (Fannie Mae) ve babacanlık (Freddie Mac) çağrıştıran takma isimleriyle meşhur bu krediyle konut edindirme (mortgage) kurumlarının “morgıçzede” durumuna düşürdüğü insanlar, şimdi kendi hesap bilmezliklerine yanadursun, onların hesap bilmezliğinden yararlanan mortgage piyasasının başıboş bırakılması sayesinde dünyaya yayılan kriz dalgalarıyla boğuşanlar da, Amerikan hükümetinin bu başıboşluğa hangi akla hizmet müsaade ettiğini öfkeyle karışık bir hayretle sorguluyor hâlâ...
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de onlardan biri.
Ankara’dan Brüksel’e uçarken kendisine eşlik eden bir grup gazeteciyiz.
Bir meslektaş soruyor: “Kriz dibe vurdu mu sizce?”
“Onu önce Amerikalılara sormak lazım,” diyor Gül ve devam ediyor:
“Biz, bütün tavsiyeleri titizlikle göz önünde tutarak hareket ederken, Amerika’da finans sektörünün bu kadar başıboş davrandığını kim bilebilirdi?”
Sonra birden muzipleşiyor Cumhurbaşkanı; “Hani bir zamanlar bizde bir Sülün Osman vardı; Galata Kulesi’ni, Dolmabahçe’deki Saat Kulesi’ni filan vatandaşa satmıştı. Ne farkı var?”
“ABD’deki mortgage şirketleri de o misal” demeye getiriyor.
Ha Freddie Mac ha Sülün Osman yani!
TÜRKİYE’NİN GERÇEK GÜNDEMİ Aslında konumuz kriz değil; konumuz her şey.
Cumhurbaşkanı Gül’ün, Dışişleri Bakanı Ali Babacan ve Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’la birlikte gerçekleştirdiği Brüksel ziyaretinin gündeminde
her şey var
Zira, Gül’ün bugünkü bakışıyla, Türkiye’deki her şey, eninde sonunda geliyor Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinin ve bu yolda yapılması gereken reformların ilerleyip ilerlemediğine dayanıyor.
Avrupa Birliği’nin en tepedeki yürütme organı olan Komisyon’a Türkiye’den cumhurbaşkanı düzeyinde yapılmış ilk ziyareti dün gerçekleştiren Gül’e göre, “yerel seçim de kriz de önemli ama geçici gündemler.
Yazının devamını okumak için tıklayın.