Bazen sadakatinizdir sadık olmamanızın nedeni.
Ya da, başkalarına sadakatsiz görünürsünüz çünkü aslında sadıksınızdır.
* * *
Taraf “Güngören saldırısının failleri bulundu” haberlerine ilk andan itibaren sorularla yaklaştı.
Halbuki Hürriyet, daha saldırı gecesi attığı manşetle bombalamanın “PKK’nın işi” olduğuna hükmetmişti.
Bu belki doğruydu.
Ama bir gazetenin bu kadar hızla hüküm verebilmesi, polisteki kaynaklarının çok somut bulgulara ulaşmış ve bu bulguları paylaşmış olmasıyla mümkün olabilirdi ancak.
Oysa biz de polisle konuşuyorduk; kaynaklarımız “Bizce PKK yaptı” deseler de PKK’nın sorumluluğuna kanıt gösterilen bulguları doğrulamıyorlardı.
Aksine, Hürriyet’in tutuklulardan birine atfettiği “Patlattım seyrettim” itirafını yalanlıyordu polis.
İçişleri Bakanı kameralar karşısına geçip “faillerin yakalandığını” duyurduğunda da içimiz rahatlamadı.
Bakan Atalay, izleyenlerde 17 kişinin katilinin bulunduğu konusunda kuşku bırakmayacak bir güvenle konuşup “Delilleri göreceksiniz,” dedi ama biz araştırınca tam tersi bir tabloyla karşılaştık.
Ya ortada somut delil yoktu ya da basınla paylaşılmıyordu.
Dahası, Irak’tan sızdığı, bombayı yapıp patlattığı söylenen kişi, yakalananlar arasında değildi.
Sekiz tutuklunun mahkeme ve polis sorgusunda bombalama eyleminin ayrıntıları gündeme getirilmemişti bile.
Hürriyet’in ve İçişleri Bakanı’nın yarattığı “Olay çözüldü, suçlular ele geçti” izleniminin aksine, gerçek bombacı serbestti ve polis de bunu doğruluyordu.
Taraf’ın sorduğu, ardından diğer bazı gazetelerin de tekrarladığı sorular, Güngören katliamının kamuoyuna “kapanmış bir dosya” gibi sunulmasının önüne geçti.
Yazının devamını okumak için tıklayın.