1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:30
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Yasemin Çongar YA DA 29.08.2008
Yasemin Çongar
Işık Koşaner’in ulusalcı manifestosu
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Yasemin Çongar - Işık Koşaner’in ulusalcı manifestosu Yasemin Çongar - Işık Koşaner’in ulusalcı manifestosu Yasemin Çongar - Işık Koşaner’in ulusalcı manifestosu Yasemin Çongar - Işık Koşaner’in ulusalcı manifestosu Yasemin Çongar - Işık Koşaner’in ulusalcı manifestosu Yasemin Çongar - Işık Koşaner’in ulusalcı manifestosu Yasemin Çongar - Işık Koşaner’in ulusalcı manifestosu Yasemin Çongar - Işık Koşaner’in ulusalcı manifestosu
Yasemin Çongar köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Orgeneral Işık Koşaner’in 27 ağustosta Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevini devralırken yaptığı konuşma, demokrasi açısından ne kadar talihsiz saptamalarla doluysa, Türkiye’deki ulusalcı kesimin zihniyetini yansıtması açısından da o kadar paha biçilmezdi.

Öyle ki Taraf’ın dünkü manşetinde “andıç” diye nitelendirdiği bu konuşmayı pekala “ulusalcı bir manifesto” niyetine okuyabilirsiniz.

Küreselleşmeyi öcü ilan eden; Avrupa Birliği ve ABD karşıtlığını gizlemeyen; ordunun çekilmesi gereken demokratik yetki sınırlarına baş kaldıran bir manifesto...

Ve tabii, bu ülkede dünyaya sırtını çevirmeyen, dünyanın demokratik standartlarını burada da hayata geçirmek isteyen kim varsa onları “halk düşmanı” ilan etmeye yeltenmesiyle “andıç” benzetmesini ziyadesiyle hak eden bir üslup.

***

Orgeneral Koşaner, küreselleşmeye duyduğu nefreti 1920’lerden kalma bir zihniyetle ortaya koyan ve 2008 yılına ait olması bakımından kanımca “ibretlik” kategorisine giren cümlelerinden birinde şöyle diyor:

“Ulus ötesi sosyal ve kültürel hareketler ile etnik çeşitlilik, ulusal birlik ve güvenliği tehdit eder hale gelmiştir; uluslararası kuruluşlar ve ulus ötesi sivil toplum örgütleri küresel karar alma ve uygulama aşamasında giderek daha etkili olmaya başlamıştır.”

Türkiye’nin 2008’deki Kara Kuvvetleri Komutanı’nın sosyal ve kültürel hareketlerle, etnik çeşitliliği tehdit sayması sizce makul mü?

Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefini benimsemiş; küresel ekonomiye her geçen gün daha fazla entegre olan; uluslararası kuruluşlarda temsil edilen ve daha etkin temsil edilmeyi arzulayan bir ülkenin Kara Kuvvetleri Komutanı’nın, uluslararası kuruluşların ve sivil toplum örgütlerinin etkisinin artmasından yakınması sizce mantıklı mı?

***

Koşaner’in, “küreselleşmenin önünde en büyük engel” olarak nitelediği “ulus devlet” için yarı ağıt-yarı methiye tadındaki konuşmasında, küreselleşmenin motoru ve ulus devletin baş düşmanları olarak Avrupa Birliği ve ABD’yi gördüğü de aşikâr.

Mesela, ulus devleti ortadan kaldırma girişimleri arasında, Putin Moskova’sının pek hoşuna gidecek bir üslupla “ülkelere aşılanan renkli başkaldırıları” sayıyor ki, buradan hem Bush yönetimini hem de Soros gibi Demokratları, yani ABD’nin birbirine karşıt iki siyasi cephesini birden hedef alıyor.

Konuşmasının devamında, “Ulus devletler adeta demokrasi adına dağılmaya, insan hakları adına da bölünmeye mahkûm edilmektedirler” derken ise, Koşaner’in hıncı daha ziyade Avrupa Birliği’ne yöneliyor kuşkusuz.

“Uluslararası ekonomik aktörlerin belirleyici rolü, ekonominin ulusal denetimini ve hükümetlerin etkinliğini sınırlandırmaktadır” diye şikâyet ederken de, Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu, Dünya Ticaret Örgütü ve, evet, yine Avrupa Birliği gibi kurumlara hiddetlendiği açık.

Peki bütün bu kurumlarla işbirliğini, hadi adını koyarak söyleyelim, bir “ulus devlet” politikası olarak sürdüren bir ülkenin NATO kapsamında ABD’nin çok yakın müttefiki olan ordusunun Kara Kuvvetleri Komutanı’nın bu sözleri sizce ne anlama geliyor?

***

Ulusalcılık mönüsünün demirbaşlarından “içimizdeki düşman” faslında da, ulusalcı manifestosunun hakkını veriyor Koşaner:

“Küresel güçler tarafından kurgulanan ve ülke içi medya, bazı akademik ve sermaye çevreleri ile sivil toplum örgütleri içine yuvalanan post-modern bir tabakanın oluşturduğu propaganda ve etki ağı; ulusal birlik, ulusal değerler ve güvenlik parametrelerinin zayıflatılması ve çözülmesi yönündeki gayretlerini sürdürmektedirler... Ülkemizin yumuşak gücünü oluşturacak sivil kabiliyetler geliştirilemediği gibi aksine dış fonlarla yönlendirilen sivil toplum örgütü ve kuruluşu görünümlü unsurlar, bozucu ve yıkıcı özellikleri ile kendileri güvenlik sorunu olmaktadırlar.”

Bu dehşetengiz paragrafın, meramını anlatmakta zorlanan terminolojisinin içinden süzülen gerçek, Türkiye’nin 2008’deki Kara Kuvvetleri Komutanı’nın kendisi ve çevresi gibi 1920 kafasıyla düşünüp davranmayan gazeteci, yazar, akademisyen, sermayedar ve diğer sivil toplum temsilcilerini “güvenlik tehdidi” saydığı değilse, nedir?

Peki, Ergenekon iddianamesinde birçok örneği yer alan fişleme tabloları ya da asker eliyle ulusalcı sivil toplum örgütü oluşturma girişimleri ile bu paragraf arasındaki ürpertici paralelliğe ne demeli?

***

Son olarak, manifestosunda diyor ki Koşaner:

“Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ulusunun dışında ayrı bir denetime ihtiyacı da bulunmamaktadır.”

Generalin meramını tam olarak bilmek imkânsız, ama ister istemez, Avrupa Birliği’nin “askeriye üzerinde tam sivil denetim” kriterinden rahatsız olduğunu düşünüyor insan.

Eğer öyleyse Koşaner’in kelime seçimi talihsiz; zira “ordunun ulus tarafından denetlenmesini” bir sağlayabilsek, zaten mesele kalmayacak.

Sivil irade ve o iradenin seçtiği siyasetçiler, silahlı kuvvetler üzerinde tam bir yetki ve denetimle hareket etmeye başladıkları gün, kuvvet komutanları da, bu tür siyasi manifestolar yayınlayamayacaklar.

Neyse ki, dünyanın ittiği ve toplumun gittiği istikamet bu... Neyse ki ufukta 1920 değil 2020 var.

 

Diğer Yasemin Çongar Makaleleri:
  1. Savaşın vakanüvisleri - 01.09.2010
  2. Gecename - 31.08.2010
  3. Çok eski yenilikler ve edebiyatın fikri sabiti - 28.08.2010
  4. Tek parti sultası - 25.08.2010
  5. İçimizdeki uçurumun serinliğine atlamak - 21.08.2010
  6. Taviz ver, silahtan kurtul - 21.08.2010
  7. Konuşa konuşa savaşı bitirdiler - 20.08.2010
  8. Savaşları bizimkine hem benzer hem benzemez - 19.08.2010
  9. Açe’den barış dersleri - 18.08.2010
  10. Barışabildiler, barışabiliriz... - 17.08.2010
  11. Devrimci hayaller ve derinlerdeki hakikat - 14.08.2010
  12. Açılım, ateşkes, barış - 13.08.2010
  13. Bu bir başlangıç - 11.08.2010
  14. İfratla tefrit arasında ip cambazları - 07.08.2010
  15. Yazarlığın iki hâli ve hırpalayan hakikat - 31.07.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Işık Koşaner’in ulusalcı manifestosu - Yasemin Çongar
03.09.2010 06:30:53