Soruyu ben sormuyorum; Amerikan Time dergisinin sitesinde bir yazı yayınlayan Bobby Ghosh soruyor. Soru önemli ama önce soranla ilgili bir not: Hindistan doğumlu olan Ghosh çok tecrübeli bir gazetecidir. Time’ın Asya ve Avrupa bürolarında çalıştı, sonra derginin Bağdat Temsilcisi sıfatıyla, Irak Savaşı’nı en uzun süre yerinden izleyen muhabir oldu. Geçen yıl Time, seksen küsur yıllık tarihinde ilk kez, ABD vatandaşı olmayan birini derginin uluslararası yayın yönetmeni yapmaya karar verip, Gosh’u bu nüfuzlu göreve getirdi.
Ghosh’un sorusunu başlığa aldım, çünkü cevabını aradığı mesele kadar verdiği hüküm de önemli ve ben bu hükme katılıyorum: Arap Baharı, İslamcıların bölgedeki diğer bütün siyasi gruplardan “daha iyi demokrat” ya da bence daha doğru bir deyişle, demokrasinin nimetlerini kullanmaya ve demokratik mücadele vermeye daha yatkın olduklarını gösterdi. Bu gözlemin, bugünlerde başta Washington olmak üzere, “İslamcılar” deyince şöyle bir durup titremeye nicedir alışmış olan birçok Batı başkentinde paylaşılması ise, belki de gözlemin kendisi kadar ilginç. İsrail sağı ve onun ABD ile Avrupa’daki müttefikleri, “siyasi İslam”a hâlâ nefretle yaklaşsalar da, Obama yönetimiyle Avrupa Birliği’nin liberal ve sosyalist damarlarından birçok isim, “Arap Baharı” penceresinden baktıkları bölgede, İslamcılarla işbirliğinin mümkün ve makbul olduğunu giderek daha fazla görüyorlar.
Batı demokrasileri nezdinde pek az şey “sandık başarısı” kadar muteberdir. Tunus ve Fas’tan sonra Mısır’da da İslamcıların gerek seçimleri kazanması gerekse bu süreçte çizdikleri siyasi profil ABD’yi ve AB’yi etkiledi. Bu, kuşkuların hepten ortadan kalktığı anlamına gelmiyor ama İslamcıların hâlihazırda yaptıklarını ve söylediklerini dikkatle izleyenlerin, o pek kırılgan diplomatik kalıpla “ihtiyatlı bir iyimserlik” içinde olduklarını söyleyebilirim.
Ne kadar da hızlı değişiyorlar
Mısır seçimlerini hatırlayalım. Galipler belli: İhvan ve Nur! Seçimlerdeki iki İslamcı rakip, yani Müslüman Kardeşler ile Selefiler toplam yüzde 60’lık bir destek sağladılar. Seçimlerde, Selefilerin partisi El Nur “Isırmayız” sloganıyla ve bu sloganın arkasını boş bırakmamak istercesine gayet ılımlı bir söylemle yarıştı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.