Savaşı bitirmenin yolu hakikatten geçiyor; buna inanıyorum. Savaşı bitirmek zor vesselam, savaşın hakikatine ermek zor çünkü. İnsanoğlu, ilk savaşından itibaren kavramış olmalı bunu. Aiskhilos’un bilgeliği sayesinde, dile kolay, en az iki ben beş yüz yıldır da söyleyip duruyoruz zaten; “Savaşın ilk kurbanı hakikattir” diyoruz.
Türkiye’yi çeyrek asırdır kanatan savaşı bitirecek kararlılık da, bu savaşın üzerini örten eprimiş yalanların yırtılıp atılmasıyla mümkün olacak. Savaşın kirli hakikatini gördükçe, anladıkça bu toplum, artık savaşmak istemeyecek. Buna inanıyorum.
Taraf, işte bu düşünceyle, son on günde iki ayrı haber dosyası açtı. Arkadaşlarımız
Burhan Ekinci ve
Tuğba Tekerek, bir bakıma, çeyrek asrın vakanüvisliğine giriştiler. Savaşın, bu topraklarda yaşayan herkesin belki biraz bildiği ama kimsenin, hiçbirimizin yeterince bilmediği korkunç hakikatini deşmeye başladılar.
Burhan, “Faili Meçhuller Meçhul Kalmasın” başlıklı yazı dizisinde, on gün boyunca büyük bölümü 1990’larda işlenmiş 136 faili meçhul cinayetin hikâyesini anlattı.
Doğu’da, bu cinayetlere “faili meşhur” deniyor, biliyorsunuz. “O fail kim” sorusuna verilen cevap da net: “Derin...” Kürtler en fazla kendilerinin öldüğü bu savaşta, faili bulunmayan cinayetlerin “devletin içindeki derin bir güç” eliyle gerçekleştirildiğini her zaman bildiler zira.
Bir hayatın sonunu özetleyen, “Karakola götürdüler, üç gün sonra cesedi yol kenarında bulundu” cümlesi, devletin cürümünden başka ne olabilir ki? Ve bu cümlenin benzerleri, kaç bin hayatın sonunu özetledi Türkiye’de? Kaç maktulün ailesi, katilden hesap sorulmadığını bilerek yaşıyor?
Burhan Ekinci’nin yazı dizisinin tamamı,
Taraf’ın internet sitesinde şimdi.
Yazının devamını okumak için tıklayın.