Bir casus romanının ilk bölümü, dünkü gazetelerin birinci sayfalarından alıntılarla yazılabilirdi pekala.
Üstelik, romanın ana kahramanlarından bir ya da ikisini okura tanıştıran bir bölüm olmakla kalmazdı bu.
Gazetelerin olaya ve kahramanlarına yaklaşımının, haberi verirken kullandıkları üslubun birbirinden farklılığı üzerinden, bizzat o gazetelerin kendileri de birer roman kahramanına dönüşebilirdi.
Ergenekon’un sırrını çözecek romanda, bazı gazetelerin Ergenekon’a –dünkü birinci sayfalar özelinde de- Tuncay Güney ve Mehmet Eymür’e nasıl değindikleri başlı başına birer ipucu olabilir; zeki okur, bu ipuçlarından yola çıkarak yazarın son bölümde ifşa etmeyi düşündüğü gizli bağlantıların izini daha en baştan sürmeye başlayabilirdi.
***
Bence, okurlar başından beri Ergenekon haberleri üzerinden gazete hafiyeliği yapıyorlar.
Ergenekon’un avukatlığına, Ergenekon soruşturmasını yürütenleri karalamaya adanmış haberleri birer ipucu olarak hafızalarına yerleştiriyorlar.
Ama ben hafiyeliğin bu pek eğlenceli kısmını bırakıp dünkü gazetelerin sübjektif sunumlarından ziyade, eldeki objektif veriler üzerine bir şey söylemek istiyorum bugün.
Sabah gazetesinin önceki gün yayımladığı belge üzerine yapılan açıklamaları hatırlayalım...
Sabah, Ergenekon iddianamesinde adı “şüpheli” olarak geçen ve daha önceki ifadeleriyle iddianameyi epeyce besleyen Tuncay Güney’in Milli İstihbarat Teşkilatı’nda (MİT) çalışmış olduğunu bir belgeyle duyurdu.
MİT’in yanıtı, “belge doğru” ama “Güney, kayıtlı bir haber kaynağı değildir” oldu.
MİT ayrıca, geçmişte Mehmet Eymür’ün yönettiği Kontrterör Dairesi’ni de kötüleyerek “Kuruluşu ve işleyişi tartışmalı bu daire 1997’de MİT şemasından çıkarılmıştır” deyip hem eski bir birimini evlatlıktan reddetti, hem de “Güney, Eymür’ün adamı” demeye getirdi.
Bu açıklamanın üslubu şaşırtıcıydı ama içeriğinde bir yenilik yoktu, zira Güney’in, 2001’de verdiği ifadede, 1990’larda “Mehmet Eymür’ün adamlarına düzenli olarak bilgi aktardığını” ve “Eymür’ün teşkilattan tasfiye olmasının ardından MİT’le aktif ilişkisi kalmadığını” söylediğini biliyorduk.
Yazının devamını okumak için tıklayın.