1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 25 Mayıs 2012 Cuma 09:59
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Yasemin Çongar YA DA 09.10.2010
Yasemin Çongar
Şeref, namus ve devrimlerin en meşakkatlisi
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Yasemin Çongar - Şeref, namus ve devrimlerin en meşakkatlisi Yasemin Çongar - Şeref, namus ve devrimlerin en meşakkatlisi Yasemin Çongar - Şeref, namus ve devrimlerin en meşakkatlisi Yasemin Çongar - Şeref, namus ve devrimlerin en meşakkatlisi Yasemin Çongar - Şeref, namus ve devrimlerin en meşakkatlisi Yasemin Çongar - Şeref, namus ve devrimlerin en meşakkatlisi Yasemin Çongar - Şeref, namus ve devrimlerin en meşakkatlisi Yasemin Çongar - Şeref, namus ve devrimlerin en meşakkatlisi
Yasemin Çongar köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Şeref, namus ve devrimlerin en meşakkatlisi

* Yasemin Çongar’ın bu yazısı YA DA köşesinde değil, EX LIBRIS / DÜNYA BUNLARI OKUYOR adlı köşede yayımlanmıştır.

***

Ülkesinin en meşhur yüzüydü. İkinci Ramses gibi kartal burunlu, Kraliyet Donanması’nın topluca hayali bir sefere çıkabileceği kadar geniş alınlıydı. Kanındaki İrlandalılığı tescil eden koyu kızıl dalgalar vardı saçında; teni ise İngiliz aristokrasisinin rengiydi, yani beyaz ama öyle süt beyazı değil... Daha ziyade, közlenmiş bergamut kabuğu gibi tüten çayını yudumlamak için her akşam aynı saatte dudaklarına götürdüğü incecik porselen fincanlara benziyordu cildi, o fincanlar misali saydamdı adeta, kaynağı belirsiz bir ışık süzülürdü içinden. Ve gözleri, Hollanda’dan Hindistan’a, altmış ayrı cepheden muzaffer ayrılmış bir komutanınki kadar keskin, ölümün gözlerine bakmış her insanınki kadar mütevazıydı.

Wellington Dükü, nam-ı diğer “Demir Dük,” nam-ı diğer “Avrupa’nın Kurtarıcısı,” Britanya Ordularının Başkomutanı ve İngiltere Başbakanı Mareşal Arthur Wellesley, 21 Mart 1829 günü, sabah saat sekize doğru atını mahmuzlayıp, Londra dışına, Thames Nehri’nin güneyindeki Battersea Bayırı’na doğru yola çıktığında yalnızdı. O kısa boylu mağrur Fransız’ın ordularını, Waterloo’da bozguna uğratmasının üzerinden on dört yıl geçmişti. O sabah, Battersea Bayırı’nda, Demir Dük’ü kim görse hemen tanır, olacakların tahminiyle dehşete kapılır ve bir köşeye çekilip başka kimlerin geleceğini beklemeye başlardı kuşkusuz. Nitekim az sonra, Demir Dük’ün sağ kolu, ülkenin Savaş Bakanı Sir Henry Hardinge, yine at sırtında ve yalnız vardı bayıra. Onu, dört atın çektiği dev bir mücevher kutusunu andıran şık arabasının içinde, gerekli malzemeleri getiren Dük’ün özel doktoru izledi. Bu üç adamın sabah vakti Battersea’de buluşmasının tek bir gerekçesi olabilirdi; ancak tetiklerin çekilmesiyle kapanıp, sıcak silahlardan yükselecek barut kokusuyla çözülebilecek türden bir mesele, yani bir “şeref” meselesi. Üç adam sessizce, karşı tarafı beklemeye başladılar. O sırada, civar kasabaların gençleri de, bayıra bakan ağaçlık tepede toplanmış, müthiş bir merak ve sabırsızlık içinde, bekleyişe katılmışlardı. Bir hayatın sonunu bekliyorlardı hep birlikte; candan daha kutsal bildikleri “şeref” denen o soyut varlığın sonsuzluğa intikaline şahitlik etmek istiyorlardı. Hiçbiri, az sonra orada, Battersea’de, gözlerinin önünde bir devrimin gerçekleşeceğinin farkında değildi henüz.


Amerikan akademisinin Afrikalı yıldızı

O devrimi anlatan bir kitap yayımlandı bu ay Amerika’da; devrimlerin en zoru üzerine düşünen bir kitap... Yazarı Kwame Anthony Appiah, adından hemen anlaşılacağı üzere, bir “Afrikalı.” 1954’te Londra’da Ganalı bir babanın çocuğu olarak doğmuş, Gana’nın Asante Bölgesi’nde Twi dilini konuşarak büyümüş, sonra Britanya’ya dönüp Cambridge Üniversitesi’nde Felsefe Doktorası yapmış bir adam. Ders verdiği okullar, Gana Üniversitesi, Cambridge, Duke, Cornell, Yale, Harvard diye sıralanıyor. Halen Princeton’da profesör Appiah; ayrıca PEN Amerika Merkezi’nin Başkanı. New York’ta erkek sevgilisiyle birlikte yaşıyor ve cinsel kimlik konusunda açıklık yanlısı tavrıyla tanınıyor. Cosmopolitanism: Ethics in a World of Strangers (Kozmopolitanlık: Yabancılar Dünyasında Etik) ve The Ethics of Identity (Kimliğin Etiği) adlı kitaplarında ortaya koyduğu tezlerle, Appiah’nın çağdaş felsefede kimlik, etik, yurttaşlık bilinci ve kültürel değişim konularında yeni köşe taşları oluşturduğu söylenebilir...


Saygının nesnesi ve vesilesi değişir

Bu uzun biyografik notu, “malûmatfuruş” görünmek pahasına yazdım, çünkü “Appiah kimdir” sorusunun muhtemel cevaplarının burada aktardığım kadarı bile, elimdeki kitabın, nasıl bir kültürel evrenden beslendiğine ilişkin önemli ipuçları içeriyor bence. Bu ipuçlarına ihtiyacımız var, zira namus gibi, şeref gibi, saygınlık ve onur, töre ve ahlâk gibi, yazarın nereden baktığının büsbütün önem kazanabildiği konuları inceliyor Appiah’nın yeni kitabı. Adı, The Honor Code: How Moral Revolutions Happen (Töre: Ahlâkî Devrimler Nasıl Gerçekleşir). Adının ima ettiği geniş konuyla haşırneşir ederken sizi, aynı zamanda çok temel bir soruyu türlü şekillerde soran bir kitap bu. Saygımızın nesnesini sorguluyor Appiah; insanın kendine ve diğer insanlara olan saygısının vesilesinin ne zaman ve nasıl değiştiğinin cevabını arıyor.

Caligula’ya atfedilen o düstur, “saygı” dediğimiz şeyin köklerine ulaşmak için iyi bir vasıta olabilir.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Yasemin Çongar Makaleleri:
  1. Yazmak, arzulamak ve taraf olmamak - 19.05.2012
  2. Anlamak, hatırlamaktan daha önemlidir - 12.05.2012
  3. Özür - 05.05.2012
  4. Zarafete meyyal bir hayvan olarak şair - 28.04.2012
  5. Yeryüzü tanrılarına seçmeli Şeriat dersleri - 21.04.2012
  6. Oraların gulagları, hepimizin günahları - 14.04.2012
  7. Geçmişi kayıp, geleceği müphem bir diyarda - 07.04.2012
  8. Yiğidin kamçısı ve beş bin yıllık sorular - 31.03.2012
  9. Yaşarken cehennem, yazarken cennet - 24.03.2012
  10. Diş macunundan devrime alışkanlığın gücü - 17.03.2012
  11. Hayatı hakiki kılan sessiz sıradanlıklar - 10.03.2012
  12. Mutsuz evlilikler, zor ayrılıklar, sağlam cümleler - 03.03.2012
  13. Sutûr-u kâinat ya da tevazu için birkaç iyi neden - 25.02.2012
  14. Zaman yolcuları ve aklın matruşka teorisi - 18.02.2012
  15. Bu işler CIA’de nasıl oluyor? (3) - 17.02.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Meksikalı öğrenciler öfkeli Hedef yandaş medya
  Af Örgütü BM’ye meydan okudu
  Powell da eşcinsel evliliği destekliyor
  Muhalif lider Galyun istifa etti
  Maliki gider kriz biter
  Karolin için 50 sene beklemeyin
  ÇİN’DE YAVAŞLAMA SİNYALLERİ
  Ziraat’ın ismi ve amblemi korunacak
  TTNET’ten günde 2 TL’ye internet
  Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tarımsal destekleme kapsamında yağlı tohumlu bitki ü
  Çiftçiye 735 milyon TL destek ödemesi
  Citi çıkış için tarih verdi
  Avea, bir günde yedi mağaza açtı
  Fransa’da da durum kötü
  18 milyar TL’lik ürün telef oluyor

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 25.05.2012
Erdoğan’a ne oluyor
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 25.05.2012
29 Mayıs
MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 25.05.2012
Kürşat’la polemik!
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 25.05.2012
Kıvılcım

Ali Abaday - 25.05.2012
Çocuktan öğren birey olmayı
DAR KAPI
Kurtuluş Tayiz - 25.05.2012
İdris Naim Şahin: AKP’nin bilinçaltı
SOLAÇIK
Melih Altınok - 25.05.2012
Kusura bakmadık, kahrolduk Sayın Başbakan
GEÇ KALMIŞ YAZILAR
Namık Çınar - 25.05.2012
Sönmüş yıldızlar, köhnemiş ideolojiler
AĞLARIN İÇİNDEN
Fatih Uraz - 25.05.2012
Futbolun ölüp bittiği yok
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 25.05.2012
Medya, Facebook’la ilgili aldatıcı reklâm yaptı
-
Ali Erden - 25.05.2012
Bal ve kan diyarında trajediler
MÜBAREK CUMA
Ramazan Rasim - 25.05.2012
Peygamber Efendimiz Uludere için ne demişti
DAHA DA YAZMAM
Tuncer Köseoğlu - 25.05.2012
Ben Erkan Encü
TUVALE KARŞI
Tayfun Serttaş - 25.05.2012
Karolin’in suçu ve suçunun aleti
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Yasemin Çongar - "Şeref, namus ve devrimlerin en meşakkatlisi" başlıklı köşe yazısı
25.05.2012 09:59:58