1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 25 Mayıs 2012 Cuma 10:01
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Yasemin Çongar YA DA 05.06.2010
Yasemin Çongar
Üzerimize tükürdüler
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Yasemin Çongar - Üzerimize tükürdüler Yasemin Çongar - Üzerimize tükürdüler Yasemin Çongar - Üzerimize tükürdüler Yasemin Çongar - Üzerimize tükürdüler Yasemin Çongar - Üzerimize tükürdüler Yasemin Çongar - Üzerimize tükürdüler Yasemin Çongar - Üzerimize tükürdüler Yasemin Çongar - Üzerimize tükürdüler
Yasemin Çongar köşe yazılarını web sitenize ekleyin

***  

Uluslararası sularda, İsrail ordusunun müdahalesine uğrayan ve yolcularından dokuzu bu esnada İsrail askerlerince öldürülen Mavi Marmara yardım gemisinde yaşananlar konusunda gazeteci Ayşe Sarıoğlu ile yaptığımız söyleşiye dün kaldığımız yerden devam ediyoruz: 

» Aşdod Limanı’na vardığınızda gemiden nasıl indirdiler sizi?

Gemiden ilk inenlerden biri bendim. En önde oturuyordum çünkü. Askerler bir koridor oluşturmuşlardı. Aralarından geçtik. Her aşamada fotoğrafımızı çektiler. Birçok açıdan resim çekildi. İnince, iki genç kız iki yanımdan tuttu. İkisi de askerdi, çünkü sordum; “18 yaşındayım askerliğimi yapıyorum” dedi. O kızlar her yerimi aradılar. Ağzıma baktılar, ağzımda sakız vardı. İç çamaşırlarımın içine dışına, elle, metal detektörlerle her yerime baktılar. Sonra bana “Tişörtünü çıkar” dedi. Tabii, oraya İsrail basını da gelmişti. Fotoğrafımı çekiyorlardı. İçimde bir atlet vardı. Mecburen tişörtü de çıkardım. Sonra pantolonumu indirtmek üzere kabine götürdüler.

» Sonra ne oldu?

Pantolonumu indirdim. Detektörle aradı bedenimi. Çoraplarımı çıkardım. Ayak parmaklarımın arasına baktılar. Tabanlarıma baktılar. Ondan sonra ifademizi almaya geçtiler.

» Bütün bunlar Aşdod Limanı’nda mı oluyor?

Hangar gibi bir yer kurmuşlardı oraya. Sahra çadırları vardı. Tesis gibi bir yer kurmuşlardı bizim için.

» Sorgu nasıl geçti? Ne sordular?

Sorgumda çok iyi Türkçe bilen, sizin, benim gibi konuşan birisi vardı. İbranicesi o kadar iyi değildi, tutuk konuştuğu anlaşılıyordu. Hatta ben ona “Herhalde İstanbul Yahudisisin” dedim. Cevap vermedi. Ama eminim öyleydi. O, tercümanlık yaptı. Sorgumu sivil giyimli bir kadın ile polis üniformalı bir erkek yürüttü. Kadın iyiydi, erkek çok kabaydı. Son derece alaycı, terbiyesizdi. Dilini çıkartıyordu. Bana “idiot” dedi. “Nasılsınız” diye sordular. “Bütün gün hiçbir şey yemedim. Sinirlerim çok bozuk” dedim. Adam güldü, “Vah, yemek yiyememiş” diye dalga geçti benimle.

» Sinirin büsbütün bozulmuş olmalı... Baskın sırasında ve cezaevine götürülürken hiç ağladın mı?

Sadece Cevdet Bey’in (gazeteci Cevdet Kılıçlar) alnından vurulduğunu görünce ağladım.

» Cevdet Bey’in öldürüldüğünü tam ne zaman gördün?

Gemide, askerler beni almadan önce görmüştüm.

» Sorguda ne sordular?

“Askerî olarak kapalı bir bölgeye izinsiz olarak giriş yaptığınızı biliyor musunuz” diye sordular. “Hayır, yapmadım, uluslararası sulardaydım” dedim. “10 mildeydiniz yakalandığınızda” dedi. “Hayır, değildim” dedim. Yetmiş-seksen mil civarında bir yerde olduğumuzu biliyordum. Ondan sonra “Gazze’nin girişe kapalı olduğunu bilmiyor muydunuz” dedi. “Evet, biliyorum” deyince, “O zaman niye geldiniz” diye sordu. Dedim ki, “Gelmeyi ben seçmedim. Gazeteciyim, işim gereği geldim.” O zaman da “İsrail’e niye izinsiz geldiniz” dedi. “İsrail’e ben gelmedim, İsrail’e kaçırıldım. Zorla getirildim. Bana sorsanız gelmezdim.” Benim onlarla ideoloji tartışmaya niyetim olmadığını, bir düşüncem olmadığını, sadece işimi yaptığımı anlattım. “Gazeteci olmanız fark etmez, bir kuralı çiğnediniz” dedi.

» Bir şey imzalattılar mı sana?

Tutanak tutuldu. Bir şeyler yazıldı. İmzalamam istendi.

» Türkçe mi?

Hayır, İbranice. İmzalamadım. Hiçbir şey anlamıyorum. “Anlamadığım bir metnin altına imza atamam” dedim. Onun üzerine bana bir İngilizce, bir Türkçe iki kâğıt gösterdiler. “İşte burada bu yazıyor” dediler. “Peki, bunun bu olduğunu nereden bileceğim?” “Bizim tercümanımız var” dedi. Ben de “Hayır, o zaman kendi büyükelçiliğimden tercüman istiyorum” dedim, “size güvenmiyorum.” Onlar da, imzalasam da imzalamasam da bir şeyin değişmeyeceğini, her durumda sınırdışı edileceğimi söylediler.

» Türkçesinde ne yazıyordu metnin?

“Kuralları ihlal ederek geldiniz. Bilmem kaçıncı yasa maddesine göre sınırdışı edileceksiniz.”

» Sen imzalamayınca ne oldu?

“Fark etmez” deyip doktor muayenesine götürdüler. Tansiyonuma baktı, “iyisin” dedi. Sorular sordu, alerjilerimi söyledim. Sonra biyometrik fotoğraflarım çekildi. Parmak izlerim alındı. Her yerde defalarca, daha önce İsrail’e gelip gelmediğim soruldu. “Hayır” dedikçe askerler, “arkadaşım seni görmüş ama” diye dalga geçiyorlardı. Bana dil çıkarıyorlardı, ayaklarıma tükürüyorlardı. İnanamadım. O kadar insanlık dışı, o kadar çocukça, o kadar saçma geldi ki. Dil çıkartmak, tükürmek, tuhaf sesler çıkartmak, sataşmak. Ve sürekli her yere kolunuzdan tutularak götürülmek. Nereye kaçacaktım ki?

» Cezaevine gönderileceğini ne zaman söylediler sana?

Sorgumdan sonra. “Birkaç gün hapiste kalınca bu kâğıdı imzalarsın” dediler.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Yasemin Çongar Makaleleri:
  1. Yazmak, arzulamak ve taraf olmamak - 19.05.2012
  2. Anlamak, hatırlamaktan daha önemlidir - 12.05.2012
  3. Özür - 05.05.2012
  4. Zarafete meyyal bir hayvan olarak şair - 28.04.2012
  5. Yeryüzü tanrılarına seçmeli Şeriat dersleri - 21.04.2012
  6. Oraların gulagları, hepimizin günahları - 14.04.2012
  7. Geçmişi kayıp, geleceği müphem bir diyarda - 07.04.2012
  8. Yiğidin kamçısı ve beş bin yıllık sorular - 31.03.2012
  9. Yaşarken cehennem, yazarken cennet - 24.03.2012
  10. Diş macunundan devrime alışkanlığın gücü - 17.03.2012
  11. Hayatı hakiki kılan sessiz sıradanlıklar - 10.03.2012
  12. Mutsuz evlilikler, zor ayrılıklar, sağlam cümleler - 03.03.2012
  13. Sutûr-u kâinat ya da tevazu için birkaç iyi neden - 25.02.2012
  14. Zaman yolcuları ve aklın matruşka teorisi - 18.02.2012
  15. Bu işler CIA’de nasıl oluyor? (3) - 17.02.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Meksikalı öğrenciler öfkeli Hedef yandaş medya
  Af Örgütü BM’ye meydan okudu
  Powell da eşcinsel evliliği destekliyor
  Muhalif lider Galyun istifa etti
  Maliki gider kriz biter
  Karolin için 50 sene beklemeyin
  ÇİN’DE YAVAŞLAMA SİNYALLERİ
  Ziraat’ın ismi ve amblemi korunacak
  TTNET’ten günde 2 TL’ye internet
  Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tarımsal destekleme kapsamında yağlı tohumlu bitki ü
  Çiftçiye 735 milyon TL destek ödemesi
  Citi çıkış için tarih verdi
  Avea, bir günde yedi mağaza açtı
  Fransa’da da durum kötü
  18 milyar TL’lik ürün telef oluyor

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 25.05.2012
Erdoğan’a ne oluyor
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 25.05.2012
29 Mayıs
MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 25.05.2012
Kürşat’la polemik!
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 25.05.2012
Kıvılcım

Ali Abaday - 25.05.2012
Çocuktan öğren birey olmayı
DAR KAPI
Kurtuluş Tayiz - 25.05.2012
İdris Naim Şahin: AKP’nin bilinçaltı
SOLAÇIK
Melih Altınok - 25.05.2012
Kusura bakmadık, kahrolduk Sayın Başbakan
GEÇ KALMIŞ YAZILAR
Namık Çınar - 25.05.2012
Sönmüş yıldızlar, köhnemiş ideolojiler
AĞLARIN İÇİNDEN
Fatih Uraz - 25.05.2012
Futbolun ölüp bittiği yok
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 25.05.2012
Medya, Facebook’la ilgili aldatıcı reklâm yaptı
-
Ali Erden - 25.05.2012
Bal ve kan diyarında trajediler
MÜBAREK CUMA
Ramazan Rasim - 25.05.2012
Peygamber Efendimiz Uludere için ne demişti
DAHA DA YAZMAM
Tuncer Köseoğlu - 25.05.2012
Ben Erkan Encü
TUVALE KARŞI
Tayfun Serttaş - 25.05.2012
Karolin’in suçu ve suçunun aleti
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Yasemin Çongar - "Üzerimize tükürdüler" başlıklı köşe yazısı
25.05.2012 10:01:10