1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 10 Şubat 2012 Cuma 00:57
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Yasemin Çongar YA DA 31.07.2010
Yasemin Çongar
Yazarlığın iki hâli ve hırpalayan hakikat
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Yasemin Çongar - Yazarlığın iki hâli ve hırpalayan hakikat Yasemin Çongar - Yazarlığın iki hâli ve hırpalayan hakikat Yasemin Çongar - Yazarlığın iki hâli ve hırpalayan hakikat Yasemin Çongar - Yazarlığın iki hâli ve hırpalayan hakikat Yasemin Çongar - Yazarlığın iki hâli ve hırpalayan hakikat Yasemin Çongar - Yazarlığın iki hâli ve hırpalayan hakikat Yasemin Çongar - Yazarlığın iki hâli ve hırpalayan hakikat Yasemin Çongar - Yazarlığın iki hâli ve hırpalayan hakikat
Yasemin Çongar köşe yazılarını web sitenize ekleyin

.* Yasemin Çongar’ın bu yazısı YA DA köşesinde değil, EX LIBRIS / DÜNYA BUNLARI OKUYOR adlı köşede yayımlanmıştır.

***

Her roman kendi azınlığını yaratır. İyi bir roman ise, o azınlığın içinden, çoğunluğu anlatır bize. Okuru, olağanüstülüğün keşfine davet ettiğinde romancı, aslında “sıradanlık” hakkında bir şey söylemektedir.

Gazetecilikle edebiyatçılığın ayrıldığı nokta da bu bence. İyi bir gazetecinin kaleminde, gizli kameraya yakalanmış gibidir hayat; olağanüstü ya da sıradan, istisnai ya da genelgeçer ne varsa, gördüğü gibi nakletmeye çalışır onu gazeteci; bir röportajın kerâmeti evvelâ hakikatinden menkuldür.

Oysa bir konu, bir devir, bir diyar, bir kuşak, bir sınıf, bir cemaat, bir insan, güçlü bir romancının elinde, kendi hakikatini aşabilir pekâlâ, ötekine dokunabilir, dönüşebilir hatta. Ve bir roman, bu dönüşümü başardığında, zamanın, mekânın sınırlarına sığmaz artık, destansılaşır. Don Quixote, mesela, dört asır öncesinin La Mancha’sında, ellili yaşlarındayken şövalyeliğe merak sarmış bir beyefendidir ama, aynı zamanda, günümüzün bir kahramanı, her yaşın, her devrin, her diyarın delisidir.

Gazeteci, kendi dünyasına tanıklık ederken, romancı yeni bir dünya yaratır tanıklıklarından. İyi bir gazeteci dürüsttür; iyi bir romancıysa müzmin yalancı. Gazeteci, mertçe yazmalıdır... Oysa merd-i kıptîdir romancı; yarattığı karakterler, şecaat arz ederken sirkatin söyler.


“Kuşağının en kuvvetli kalemi”

Bret Easton Ellis’in hep iyi bir gazeteci gibi yazdığına inandım ben. 46 yaşındaki bu Amerikan fenomeninin geçen ay yayımlanan yedinci romanı Imperial Bedrooms (Muhteşem Yatakodaları) ise, bu konuyu yeniden düşünmemi sağladı.

İçine doğdukları iki kutuplu dünyanın bugün artık kadük olduğunu hatırlatmak istercesine, üzerine çarpı konmuş bir kuşağın mensubu Ellis ve gerek Amerikalı eleştirmenlerin, gerekse yirmi yedi dildeki okurlarının önemli bölümü, “X kuşağının en kuvvetli kalemlerinden biri” sayıyor onu.

Ellis’in 20 yaşındayken yayımladığı ve sadece ilk yıl elli binden fazla satarak, başarılı bir siftah oluşturan Less than Zero (Sıfırdan Az)’dan itibaren bütün kitapları, dünyada büyük ilgi gördü. Bu ilgide, Ellis’in, 1960’larda doğan zengin, bencil, vurdumduymaz ve mutsuz Amerikan gençlerini, yani çok iyi bildiği bir çevreyi anlatmasının payı büyük.

Bir yandan, aralarında büyüdüğü yuppieleri (şehirli genç profesyoneller) süslemesiz ve dolaysız bir dille, onları asla yaftalamaksızın, “tuhaf” ve “yoz” kabilinden muhtemel sıfatlara tenezzül etmeksizin, iyi bir röportajcı gibi yazıyor Ellis. Öte yandan, bu insanların, sınırsız şiddeti, sınırsız seksi, uyuşturucuyu, alkolü ve diğer aşırılıkları sıradanlaştıran hayatlarını inceden hicvettiği hissini de veriyor size; yazar, hikâyesinin kıyısında ne kadar ketum da dursa, satırlarına sinen çürümüş et kokusunu alıyorsunuz. Ellis, okura “çıkış”ı gösterecek kadar didaktik değil hiçbir zaman ama başyapıtı sayılan 1991 tarihli American Psycho’nun (Amerikan Sapığı) sonunda yaptığı gibi, “Bu bir çıkış değildir” cümlesini metne yerleştirecek kadar da ahlâkçı olabiliyor.

 

Kişisel bir yerden yazdım

Ellis’in bir diğer özelliği, sadece edebiyat okurlarının değil, sosyologların, filozofların da ilgisini çekmesi... Kitapları, kimi Amerikan üniversitelerinde, “antropoloji,” “kimlik,” “popüler kültür,” “cinsiyet araştırmaları” ve benzeri derslerde okutuluyor, tez konusu yapılıyor. Akademi, onun kitaplarında, anlattıklarının insanı hırpalayan hakikatinden menkul bir kerâmet buluyor sanırım; yazdıkları “1980’ler, 90’lar ve sonrasında, Amerika’da küçük bir azınlığın nasıl yaşadığına dair sağlam bir tanıklık sayılıyor.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Yasemin Çongar Makaleleri:
  1. Suriye’de Rus planı ve askerî seçenek - 08.02.2012
  2. Beşşar Esad’ın aklından ne geçiyor - 07.02.2012
  3. Lekeli zihinlerimize günışığı değince… - 04.02.2012
  4. Yerinizden kıpırdamadan firar etmek istediğinizde - 28.01.2012
  5. Abdullah Gül siyasete döner - 25.01.2012
  6. Uludere’de beş görev - 24.01.2012
  7. Mizaha en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde... - 21.01.2012
  8. Hükümet, Hrant için neler yapmadı neler... - 20.01.2012
  9. Hepiniz Hayalsiniz - 18.01.2012
  10. Eski devlet, yeni devlet - 17.01.2012
  11. Faşist temaşaya Milli Eğitim darbesi - 13.01.2012
  12. Başbakan cevap vermeli - 11.01.2012
  13. Videodaki hakikat - 10.01.2012
  14. Keşke ‘Kasımpaşalı’ kalabilseydi... - 04.01.2012
  15. Bağdat’ta kritik günler - 03.01.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Müzakereler barış için bir fırsattı
  5 milyar dolar yatırımla 45 yeni AVM geliyor
  Çağlayan: Angela Merkel bizi incitiyor
  Sanayi üretiminde 3.7 artış
  Demirören’den kamuoyu yoklaması
  Beşiktaş’a gol atınca dua ettim
  Divan Kurulu toplantısı yapıldı
  Londra’ya emin adımlarla
  Futbolun kuralı yeniden yazılıyor
  Ersan’dan “double double”
  Derbi maçın galibi Fenerbahçe
  Anadolu Efes işi mucizeye bıraktı
  Arkas Spor ilk 6 arasına girdi
  Burada ‘tanrı-küratör’yok
  ‘Rant kaygısı İstanbul’u ahtapot gibi sardı’

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 09.02.2012
Devlette savaş
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 09.02.2012
Evetler, hayırlar
ARADA
Markar Esayan - 09.02.2012
Devlet ve kurumları
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 09.02.2012
‘Medeniyet dili’
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 09.02.2012
Ekmek, gül ve ‘acı’ vatan
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 09.02.2012
Samanyolu TV günahı
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 09.02.2012
‘Kürdistani’ Şerafettin!
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 09.02.2012
Görünmez saraylar
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 09.02.2012
Primo Levi’nin dönüşü...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 09.02.2012
Medya ve özgürlükler
TELESİYEJ
Telesiyej - 09.02.2012
‘Kurt Kanunu’ ve önce karakterlerinden sorumludur bir dizi!
-
Gülengül Altınsay - 09.02.2012
Unutmadık unutmayacağız
ZAMANIN RUHU
Gökhan Karabulut - 09.02.2012
O masada başbakan olmak: Papademos
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 09.02.2012
Türk futbolu medeni değil!
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Yasemin Çongar - "Yazarlığın iki hâli ve hırpalayan hakikat" başlıklı köşe yazısı
10.02.2012 00:57:54