1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:57
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Yasemin Çongar YA DA 20.08.2008
Yasemin Çongar
Yeni Soğuk Savaş’ın ön cephesinde zor ittifak
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Yasemin Çongar - Yeni Soğuk Savaş’ın ön cephesinde zor ittifak Yasemin Çongar - Yeni Soğuk Savaş’ın ön cephesinde zor ittifak Yasemin Çongar - Yeni Soğuk Savaş’ın ön cephesinde zor ittifak Yasemin Çongar - Yeni Soğuk Savaş’ın ön cephesinde zor ittifak Yasemin Çongar - Yeni Soğuk Savaş’ın ön cephesinde zor ittifak Yasemin Çongar - Yeni Soğuk Savaş’ın ön cephesinde zor ittifak Yasemin Çongar - Yeni Soğuk Savaş’ın ön cephesinde zor ittifak Yasemin Çongar - Yeni Soğuk Savaş’ın ön cephesinde zor ittifak
Yasemin Çongar köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Uluslararası ajanslar dün öğleden sonra, “acil” koduyla geçtikleri haberde, Rus donanmasının kararını duyurdular.

ABD’ye ait USS Ford fırkateyninin, Rusya’nın Kamçatka Limanı’na eylül başında yapacağı planlı ziyaret tek taraflı olarak iptal edilmişti.

“Bu aşamada böyle bir ziyaretin kabulü mümkün görünmemektedir” diyordu Rus donanması.

Haberde, bu kararın, ABD’nin Pasifik’te Rusya’yla birlikte katılacağı dörtlü tatbikattan çekildiğini açıklamasının peşinden alındığına vurgu yapılıyordu.

Dünyanın, özellikle de bölgemizin içine girdiği siyasi iklimi gayet iyi yansıtan bir haberdi bu.

* * *

Gürcistan ile Rusya arasında Güney Osetya üzerinden çıkan sıcak çatışmanın sonuçlarından biri de, Moskova ile Washington’ı yeniden bir tür Soğuk Savaş atmosferine sokması oldu.

Rusya’nın, 1991’de Sovyetler’in dağılmasından bu yana, sınırları dışındaki en büyük askerî harekâtına başlangıçta seyirci kalan ABD, geçen haftayı bölgede artmaya yüz tutan Rus nüfuzunu sınırlamaya dönük hamlelerle geçirdi.

Washington’ın Varşova ile yaptığı füze kalkanı anlaşması bu yönde bir adımdı ve Rusya’nın tepkisini çekti.

Polonya, Gürcistan krizini izleyen gerginliğin etkisini en fazla hissettirmeye aday olduğu coğrafyanın batı ucunda yer alıyor.

Bu coğrafyayı gözünüzde canlandırmak isterseniz, Avrupa haritasını düşünün...

Rusya’nın sınırları boyunca kuzeybatıdaki üç Baltık cumhuriyetinden başlayıp Polonya üzerinden güneydoğuda Bulgaristan ve Türkiye’ye uzanan bir yay çizin...

Sonra o çizgiyi kuzeydoğuya doğru Kafkasya’dan geçecek şekilde uzatın...

İşte size bu “yeni Soğuk Savaş”ın muhtemel ön cephesi...

Bu ön cephenin kalbiyse, hayır yanılmadınız, Karadeniz.

* * *

Başta Washington olmak üzere NATO başkentlerinin Karadeniz’e ilgisi yeni değil.

Bulgaristan ve Romanya’nın, Rus muhalefetine rağmen, Kuzey Atlantik İttifakı’na dahil edilmesi; Ukrayna ve Gürcistan’ın üyeliğinin, daha da sert bir Rus muhalefetiyle karşı karşıya kalma pahasına, gündeme sokulması, ABD’nin Sovyetler sonrası Karadeniz stratejisinin bir parçasıydı.

Rus tanklarının Güney Osetya ve Gürcistan’a girmesi, Washington’da işte bu stratejinin başarıyla uygulanmamasının bir sonucu sayıldı.

Her ne kadar Amerikan karar vericileri, yaz rehaveti içinde ve yaklaşan başkanlık seçimleri arefesinde büyük ölçüde atıl bir görünüm sergiliyorsa da, dün Brüksel’de Gürcistan’ı konuşmak üzere acilen toplanan NATO dışişleri bakanları, Amerikalı meslektaşları Condoleezza Rice’ın gayet sert ifadelerine tanık oldular.

Rice’a göre, “Gürcistan’ın demokrasisini, devlet aygıtını ve altyapısını askerî güç kullanarak yıpratmaya çalışan Rusya’yı engellemek için NATO mutlaka kararlı davranmalı” idi.

Washington’ın aklında, bu kararlılığın potansiyel uygulama alanlarından biri olarak, Karadeniz var.

ABD’li diplomatlar, dün itibariyle, bu yönde kesin bir plan olduğunu bize doğrulamasalar bile, Rusya’nın karşı koyması ve Türkiye’nin “veto” niyetini belli etmesiyle 2006’da rafa kaldırılan “Aktif Çaba” girişiminin bir benzerinin yeniden gündeme sokulması için yoğun kulis yürütülüyor.

* * *

2005’te Washington’ın Ankara nezdindeki zemin yoklamasına olumsuz karşılık gördüğü girişim, Doğu Akdeniz’de NATO bünyesinde gerçekleştirilen Aktif Çaba Operasyonu’nun Karadeniz’i de kapsayacak şekilde genişletilmesiydi.

Bulgaristan, Romanya, Ukrayna ve Gürcistan’ın hevesle desteklediği plan, Amerikalılar’a göre “terörle mücadele” amaçlıydı, ancak başta Moskova olmak üzere herkes, asıl hedefin, bu havzadaki Rus hâkimiyetinin sınırlandırılması olduğunu biliyordu.

Türkiye, Rusya’yla birlikte ve diğer sahildar ülkelerin hilafına, Amerikan planına karşı çıktı; Genelkurmay’ın başı çektiği bu muhalefet, “Montrö Sözleşmesi’nden kaynaklı egemenlik haklarının korunması” ile gerekçelendirildi.

Resmî bir teklif, dolayısıyla da resmî bir veto gündeme gelmedi...

Ama NATO’nun Karadeniz’de bir deniz gücü operasyonuna girişmesi ve müttefik ülke donanmalarına ait gemilerin kuzeyimizde seyretmesi Ankara tarafından fiilen önlendi.

* * *

Karadeniz’in, “Montrö gözlüklü” Ankara için ne kadar hassas bir konu olduğunu, en son geçen hafta, ABD Başkanı’nın hesapsız bir açıklama yapması ardından yeniden gördük.

Tiflis’e yardım eli uzatmayı beceremeyen Washington’ın gecikmiş hamlelerinden biri, bizzat Başkan Bush’un, Gürcü limanlarına Amerikan yardım gemisi göndereceklerini açıklaması oldu.

Birkaç nedenle, iyi tartılmamış bir açıklamaydı bu.

Birincisi, ABD Donanması’na bağlı USNS Comfort ve USNS Mercy hastane gemilerinin Gürcistan’a gönderilmesi fikri ortaya atılırken, bölgeye ulaşmalarının haftalar alacağı, bunun da “acil yardım” gerekçesini havada bırakacağı iyi hesaplanmamıştı.

İkincisi, Gürcü limanlarının bu devasa Amerikan gemilerini konuk edebilecek kapasitede olmadığı keyfiyeti es geçilmişti.

Üçüncüsü, Türkiye’nin bu gemilerin Boğazlar’dan geçmesine Montrö Sözleşmesi üzerinden itiraz edeceği ya düşünülmemiş ya da bu itirazın esneyeceği yönünde bir yanılgı oluşmuştu.

ABD’li ve Türk diplomatlara göre, hastane gemilerinin Boğazlar’dan geçmesi için Washington, Ankara’ya resmî bir teklif yapmasa da, Montrö’nün getirdiği tonaj sınırlamasını kat be kat aşan 70 bin tonluk USNS Comfort’a yeşil ışık yakılmayacağını zemin yoklayarak gördü.

Sonuçta, bir yandan, bu zemin yoklamasından evvel konuşarak tutamayacağı bir sözü veren Bush’un muhalifleri taze barut bulmuş oldu...

Diğer yandan da, “Türkiye’nin Boğazlar vetosu kolay kırılmaz” görüşü Washington’da güncelleşti.

Tabii, bu durumun, “Montrö’nün bağlayıcılığı” gerekçesine fazla aldırmayan ABD’li yetkililerce, salt bir “Boğazlar vetosu” değil, fiili bir “Karadeniz vetosu” olarak algılandığını da bilmeliyiz.

Velhasıl, yeni Soğuk Savaş’ın ön cephesi olmaya aday Karadeniz’e yönelik Amerikan planları Ankara’nınkilerle tam örtüşmüyor.

Bu çelişkinin çeşitli tezahürlerine hazır olmalıyız.

 

Diğer Yasemin Çongar Makaleleri:
  1. Savaşın vakanüvisleri - 01.09.2010
  2. Gecename - 31.08.2010
  3. Çok eski yenilikler ve edebiyatın fikri sabiti - 28.08.2010
  4. Tek parti sultası - 25.08.2010
  5. İçimizdeki uçurumun serinliğine atlamak - 21.08.2010
  6. Taviz ver, silahtan kurtul - 21.08.2010
  7. Konuşa konuşa savaşı bitirdiler - 20.08.2010
  8. Savaşları bizimkine hem benzer hem benzemez - 19.08.2010
  9. Açe’den barış dersleri - 18.08.2010
  10. Barışabildiler, barışabiliriz... - 17.08.2010
  11. Devrimci hayaller ve derinlerdeki hakikat - 14.08.2010
  12. Açılım, ateşkes, barış - 13.08.2010
  13. Bu bir başlangıç - 11.08.2010
  14. İfratla tefrit arasında ip cambazları - 07.08.2010
  15. Yazarlığın iki hâli ve hırpalayan hakikat - 31.07.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Yeni Soğuk Savaş’ın ön cephesinde zor ittifak - Yasemin Çongar
03.09.2010 06:57:35