1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 25 Mayıs 2012 Cuma 10:06
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Yasemin Çongar YA DA 28.01.2012
Yasemin Çongar
Yerinizden kıpırdamadan firar etmek istediğinizde
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Yasemin Çongar - Yerinizden kıpırdamadan firar etmek istediğinizde Yasemin Çongar - Yerinizden kıpırdamadan firar etmek istediğinizde Yasemin Çongar - Yerinizden kıpırdamadan firar etmek istediğinizde Yasemin Çongar - Yerinizden kıpırdamadan firar etmek istediğinizde Yasemin Çongar - Yerinizden kıpırdamadan firar etmek istediğinizde Yasemin Çongar - Yerinizden kıpırdamadan firar etmek istediğinizde Yasemin Çongar - Yerinizden kıpırdamadan firar etmek istediğinizde Yasemin Çongar - Yerinizden kıpırdamadan firar etmek istediğinizde
Yasemin Çongar köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Yerinizden kıpırdamadan firar etmek istediğinizde

* Yasemin Çongar’ın bu yazısı YA DA köşesinde değil, EX LIBRIS / DÜNYA BUNLARI OKUYOR adlı köşede yayımlanmıştır.

***

Belki seyahati bana fiilen yasaklayan bir hayat sürdüğümden, belki de gidilebilecek hiçbir diyar bir kitabın sayfalarında kavuşabildiklerim kadar uzak görünmediğinden gözüme; ben “ben” olduğum sürece nereye ulaşsam kendime varacağımı bildiğimden ya da; son zamanlardaki bütün büyük kaçış planlarım yatak odasında, başucu lambamın sarı ışığında sona eriyor. İşin tuhafı, aynı acılar hakkında aynı kifayetsiz cümleleri kurdura kurdura insanı kendinden usandıran, vahşet karşısındaki vurdumduymazlığıyla bazen güzelliğini unutturacak kadar gönül kırıcı olabilen bu güzelim memleketten firar etmek istediğimde, şöyle pembe köpüklü romanlara, kakara kikiri hikâyelere ya da diliyle, duygusuyla buraların hallerine fersah fersah mesafeli denemelere filan yolum çıkmıyor bir türlü. İllâ ki bize benzeyen bir şeylere uzanıyor elim, onları okumak kendi karanlığımın üzerine kapanmaya benziyor. Geçtiğimiz hafta, hepi topu bir cemevi isteyenlere devletin reva gördüğü bir garip hangarda, kaderin üstlenmek istemeyeceği kadar hunhar bir ölüme isyan eden kadınların çığlıkları içime kazındı; o çığlıklarla başedebilmek ümidiyle uzak çok uzak bir kitap arayıp buldum kendime, ve ne tuhaf, yine dibime düştüm.


Yazarların fotoğrafçısı bu kez yollarda

Onu anlatmaya “yirmi dakika” kuralından başlamalıyım: “İlk on sekiz dakikayı karşımdakini konuşturup, söylediklerini sessizce dinleyerek geçiririm. Sonra bir dakika ben konuşurum. Son bir dakikada susarım ve ne çekebilirsem çekerim.”

1960 Buenos Aires doğumlu Daniel Mordzinski, “yazarların fotoğrafçısı” olarak ünlenmesine neden olan olağanüstü karelerinin serüvenini böyle özetliyor. Susan Sontag, fotoğrafın görünür gerçeklikle diğer bütün mimetik nesnelerden daha masumâne, dolayısıyla da daha hakiki bir ilişki kurduğunu bundan otuz beş yıl önce anlatırken, aynı cümlede bize hatırlatmak gereği duymuştu ki –şimdinin dijital marifetlerinin çok gerisindeki tekniklerle çalışırken bile– “fotoğrafçıların yaptığı iş, sanatla hakikat arasında süren o gayet gölgeli alışverişin istisnası değildir.”

Mordzinski’nin “yirmi dakika” kuralı, gölgeyi silmiyor elbet, ama bence fotoğrafla hakikat, fotoğrafçıyla nesnesi arasındaki ilişkiyi, sonuç itibariyle olmasa bile, en azından süreç itibariyle dolaysızlaştırmayı deniyor. Mordzinski buna “dinleyerek çekmek” diyor; fotoğrafın ne anlatacağını, fotoğrafını çekeceği yazarın anlattıkları belirliyor bir bakıma. Dinliyor onları; sonra “tamam” diyor “şimdi durduğunuz yerde durun.” Son bir dakikada deklanşöre kaç kez basabilirse o kadar basıyor; uzun seanslar yapmak, karşısındakine aralarından en “güzellerini” seçip basacağı binbir poz verdirmek ona göre değil. Bu yöntemle, yazarla okur arasındaki mesafeyi kırmaya çalıştığını söylüyor: “Çünkü yazar, yazdıklarından farklı bir varlıktır aslında.”

Mordzinski’nin ismine ve işlerine aşina mısınız bilmem ama olmadığınızı düşünseniz bile, internette hızlı bir taramayla karşınıza çıkacak olan siyah-beyaz bir Borges, bir Semprún, bir Saramago ya da bir Marquez portresinin, bana olduğu gibi size de tanıdık geleceğini ve o portrelere bakarken, onları şekillendiren “yirmi dakika”nın sihrini benim gibi sizin de hissedeceğinizi sanıyorum.

Yirmi yaşındayken bir film setinde tanıştığı Julio Cortázar’ın (1914-1984) teşvikiyle Buenos Aires’ten Paris’e giden ve yazarların, özellikle de İbero- Amerikan yazarlarının portrelerini çekmeye adadığı kariyerini halen bu şehirde sürdüren Mordzinski, elimdeki kitapta yollara düşmüş. Yanında yine bir yazar var ve belli ki fotoğraf çekmeden önce yine karşısındakini dinliyor, ama bu kez Mordzinski’nin konusu yazarlar değil, bu kez objektifini dünyanın uzak ucundaki hayatlara çeviriyor.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Yasemin Çongar Makaleleri:
  1. Yazmak, arzulamak ve taraf olmamak - 19.05.2012
  2. Anlamak, hatırlamaktan daha önemlidir - 12.05.2012
  3. Özür - 05.05.2012
  4. Zarafete meyyal bir hayvan olarak şair - 28.04.2012
  5. Yeryüzü tanrılarına seçmeli Şeriat dersleri - 21.04.2012
  6. Oraların gulagları, hepimizin günahları - 14.04.2012
  7. Geçmişi kayıp, geleceği müphem bir diyarda - 07.04.2012
  8. Yiğidin kamçısı ve beş bin yıllık sorular - 31.03.2012
  9. Yaşarken cehennem, yazarken cennet - 24.03.2012
  10. Diş macunundan devrime alışkanlığın gücü - 17.03.2012
  11. Hayatı hakiki kılan sessiz sıradanlıklar - 10.03.2012
  12. Mutsuz evlilikler, zor ayrılıklar, sağlam cümleler - 03.03.2012
  13. Sutûr-u kâinat ya da tevazu için birkaç iyi neden - 25.02.2012
  14. Zaman yolcuları ve aklın matruşka teorisi - 18.02.2012
  15. Bu işler CIA’de nasıl oluyor? (3) - 17.02.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Meksikalı öğrenciler öfkeli Hedef yandaş medya
  Af Örgütü BM’ye meydan okudu
  Powell da eşcinsel evliliği destekliyor
  Muhalif lider Galyun istifa etti
  Maliki gider kriz biter
  Karolin için 50 sene beklemeyin
  ÇİN’DE YAVAŞLAMA SİNYALLERİ
  Ziraat’ın ismi ve amblemi korunacak
  TTNET’ten günde 2 TL’ye internet
  Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tarımsal destekleme kapsamında yağlı tohumlu bitki ü
  Çiftçiye 735 milyon TL destek ödemesi
  Citi çıkış için tarih verdi
  Avea, bir günde yedi mağaza açtı
  Fransa’da da durum kötü
  18 milyar TL’lik ürün telef oluyor

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 25.05.2012
Erdoğan’a ne oluyor
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 25.05.2012
29 Mayıs
MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 25.05.2012
Kürşat’la polemik!
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 25.05.2012
Kıvılcım

Ali Abaday - 25.05.2012
Çocuktan öğren birey olmayı
DAR KAPI
Kurtuluş Tayiz - 25.05.2012
İdris Naim Şahin: AKP’nin bilinçaltı
SOLAÇIK
Melih Altınok - 25.05.2012
Kusura bakmadık, kahrolduk Sayın Başbakan
GEÇ KALMIŞ YAZILAR
Namık Çınar - 25.05.2012
Sönmüş yıldızlar, köhnemiş ideolojiler
AĞLARIN İÇİNDEN
Fatih Uraz - 25.05.2012
Futbolun ölüp bittiği yok
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 25.05.2012
Medya, Facebook’la ilgili aldatıcı reklâm yaptı
-
Ali Erden - 25.05.2012
Bal ve kan diyarında trajediler
MÜBAREK CUMA
Ramazan Rasim - 25.05.2012
Peygamber Efendimiz Uludere için ne demişti
DAHA DA YAZMAM
Tuncer Köseoğlu - 25.05.2012
Ben Erkan Encü
TUVALE KARŞI
Tayfun Serttaş - 25.05.2012
Karolin’in suçu ve suçunun aleti
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Yasemin Çongar - "Yerinizden kıpırdamadan firar etmek istediğinizde" başlıklı köşe yazısı
25.05.2012 10:06:38