1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 26 Mayıs 2013 Pazar 08:46
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Yasemin Çongar YA DA 28.01.2012
Yasemin Çongar
Yerinizden kıpırdamadan firar etmek istediğinizde
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Yasemin Çongar - Yerinizden kıpırdamadan firar etmek istediğinizde Yasemin Çongar - Yerinizden kıpırdamadan firar etmek istediğinizde Yasemin Çongar - Yerinizden kıpırdamadan firar etmek istediğinizde Yasemin Çongar - Yerinizden kıpırdamadan firar etmek istediğinizde Yasemin Çongar - Yerinizden kıpırdamadan firar etmek istediğinizde Yasemin Çongar - Yerinizden kıpırdamadan firar etmek istediğinizde Yasemin Çongar - Yerinizden kıpırdamadan firar etmek istediğinizde Yasemin Çongar - Yerinizden kıpırdamadan firar etmek istediğinizde
Yasemin Çongar köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Yerinizden kıpırdamadan firar etmek istediğinizde

* Yasemin Çongar’ın bu yazısı YA DA köşesinde değil, EX LIBRIS / DÜNYA BUNLARI OKUYOR adlı köşede yayımlanmıştır.

***

Belki seyahati bana fiilen yasaklayan bir hayat sürdüğümden, belki de gidilebilecek hiçbir diyar bir kitabın sayfalarında kavuşabildiklerim kadar uzak görünmediğinden gözüme; ben “ben” olduğum sürece nereye ulaşsam kendime varacağımı bildiğimden ya da; son zamanlardaki bütün büyük kaçış planlarım yatak odasında, başucu lambamın sarı ışığında sona eriyor. İşin tuhafı, aynı acılar hakkında aynı kifayetsiz cümleleri kurdura kurdura insanı kendinden usandıran, vahşet karşısındaki vurdumduymazlığıyla bazen güzelliğini unutturacak kadar gönül kırıcı olabilen bu güzelim memleketten firar etmek istediğimde, şöyle pembe köpüklü romanlara, kakara kikiri hikâyelere ya da diliyle, duygusuyla buraların hallerine fersah fersah mesafeli denemelere filan yolum çıkmıyor bir türlü. İllâ ki bize benzeyen bir şeylere uzanıyor elim, onları okumak kendi karanlığımın üzerine kapanmaya benziyor. Geçtiğimiz hafta, hepi topu bir cemevi isteyenlere devletin reva gördüğü bir garip hangarda, kaderin üstlenmek istemeyeceği kadar hunhar bir ölüme isyan eden kadınların çığlıkları içime kazındı; o çığlıklarla başedebilmek ümidiyle uzak çok uzak bir kitap arayıp buldum kendime, ve ne tuhaf, yine dibime düştüm.


Yazarların fotoğrafçısı bu kez yollarda

Onu anlatmaya “yirmi dakika” kuralından başlamalıyım: “İlk on sekiz dakikayı karşımdakini konuşturup, söylediklerini sessizce dinleyerek geçiririm. Sonra bir dakika ben konuşurum. Son bir dakikada susarım ve ne çekebilirsem çekerim.”

1960 Buenos Aires doğumlu Daniel Mordzinski, “yazarların fotoğrafçısı” olarak ünlenmesine neden olan olağanüstü karelerinin serüvenini böyle özetliyor. Susan Sontag, fotoğrafın görünür gerçeklikle diğer bütün mimetik nesnelerden daha masumâne, dolayısıyla da daha hakiki bir ilişki kurduğunu bundan otuz beş yıl önce anlatırken, aynı cümlede bize hatırlatmak gereği duymuştu ki –şimdinin dijital marifetlerinin çok gerisindeki tekniklerle çalışırken bile– “fotoğrafçıların yaptığı iş, sanatla hakikat arasında süren o gayet gölgeli alışverişin istisnası değildir.”

Mordzinski’nin “yirmi dakika” kuralı, gölgeyi silmiyor elbet, ama bence fotoğrafla hakikat, fotoğrafçıyla nesnesi arasındaki ilişkiyi, sonuç itibariyle olmasa bile, en azından süreç itibariyle dolaysızlaştırmayı deniyor. Mordzinski buna “dinleyerek çekmek” diyor; fotoğrafın ne anlatacağını, fotoğrafını çekeceği yazarın anlattıkları belirliyor bir bakıma. Dinliyor onları; sonra “tamam” diyor “şimdi durduğunuz yerde durun.” Son bir dakikada deklanşöre kaç kez basabilirse o kadar basıyor; uzun seanslar yapmak, karşısındakine aralarından en “güzellerini” seçip basacağı binbir poz verdirmek ona göre değil. Bu yöntemle, yazarla okur arasındaki mesafeyi kırmaya çalıştığını söylüyor: “Çünkü yazar, yazdıklarından farklı bir varlıktır aslında.”

Mordzinski’nin ismine ve işlerine aşina mısınız bilmem ama olmadığınızı düşünseniz bile, internette hızlı bir taramayla karşınıza çıkacak olan siyah-beyaz bir Borges, bir Semprún, bir Saramago ya da bir Marquez portresinin, bana olduğu gibi size de tanıdık geleceğini ve o portrelere bakarken, onları şekillendiren “yirmi dakika”nın sihrini benim gibi sizin de hissedeceğinizi sanıyorum.

Yirmi yaşındayken bir film setinde tanıştığı Julio Cortázar’ın (1914-1984) teşvikiyle Buenos Aires’ten Paris’e giden ve yazarların, özellikle de İbero- Amerikan yazarlarının portrelerini çekmeye adadığı kariyerini halen bu şehirde sürdüren Mordzinski, elimdeki kitapta yollara düşmüş. Yanında yine bir yazar var ve belli ki fotoğraf çekmeden önce yine karşısındakini dinliyor, ama bu kez Mordzinski’nin konusu yazarlar değil, bu kez objektifini dünyanın uzak ucundaki hayatlara çeviriyor.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Yasemin Çongar Makaleleri:
  1. Duvarlarınıza fazla güvenmeyin - 08.12.2012
  2. Makinenin hakikati, insanın zehri - 01.12.2012
  3. Ben bu işi hepinizden daha iyi yaparım - 17.11.2012
  4. Birinci hazin şahıs ve komşu çocukları - 10.11.2012
  5. Ölümün içinden hayatı doğurarak... - 03.11.2012
  6. Arada kalmanın basit hikâyeleri - 20.10.2012
  7. İyi olmak için çok geç değildir belki - 13.10.2012
  8. Kadınla erkek, okurla yazar, âşıkla casus - 06.10.2012
  9. Fetvaya karşı cesur, insana karşı hoyrat - 22.09.2012
  10. Rengine bakmazsan, renklerini görürsün - 15.09.2012
  11. Ve prens, uyuyan güzeli dudaklarından öper… - 01.09.2012
  12. Çünkü adı soykırım... - 08.09.2012
  13. Bir ihtiyaç olarak Tanrı ve diğer eksiklerimiz - 25.08.2012
  14. Sahte bir sakal, sahici bir ses, kutsal yatsı - 18.08.2012
  15. Melville’in torunundan müthiş bir ilk roman - 11.08.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Gekas’tan transfer açıklaması
  Milliler Almanya’da
  Beşiktaş’ta hoca arayışları sürüyor
  Platini’den spor polisi önerisi
  Beşiktaş 2-1 öne geçti
  Galatasaray’da ayrılık var gibi
  Sadri Şener: Şampiyonluk için geri sayımdayız
  Galatasaray Medical Park finali “Arroyo”: 70-54
  Devlerin Neymar şavaşı
  Fenerbahçe’de kalacak-gidecek listesi
  Kıtanın en büyüğü Bayern
  ASUS, Zenbook Infinity ile Computex 2013’te
  41 MP kameralı Nokia EOS, bir telefondan ötesi
  Belgeler imha edildi Yıldırım kurtuldu
  Yahoo, Tumblr’ı 1.1 milyar dolara satın aldı

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 26.05.2013
‘Aklın yolu bir’ mi
DİK YAZI
Emre USLU - 26.05.2013
İstihbarat savaşının içyüzü
GÜNCEL SANAT DEFTERİ
Adnan Yıldız - 26.05.2013
Gidiş-dönüş: İstanbul-Berlin
KULİS TARAFI
Pelin Cengiz - 26.05.2013
Alkol yasağı: İktidar sarhoşluğu
POP-UP
HIDIR GEVİŞ - 26.05.2013
Bu bir içki yasağıdır
İŞ VE SOSYAL GÜVENLİK DÜNYASI
Ramazan Çanakkaleli - 26.05.2013
Torba kanundaki sosyal güvenlikle ilgili değişiklikler
Editör
Oğuz Karamuk - 26.05.2013
AK Parti halkı neden soydurttu
ARAF'TAN
Amberin Zaman - 26.05.2013
Davutoğlu: El Nusra oradaki bataklığın sonuçlarından biri
DÜNYA GÜNLÜĞÜ
Ceyda Karan - 26.05.2013
İran’da ‘isyankârlar’ ve ‘sapkın akıma’ geçit yok!
ANİDEN
Numan Türer - 26.05.2013
Samet Aybaba görevini başarıyla tamamladı
KÖŞE ÇİZERİ
Tan Oral - 26.05.2013
Çiçek ve teneke çelenk
NE YERSEK OYUZ
Defne Koryürek - 26.05.2013
Marifet‏
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Yasemin Çongar - "Yerinizden kıpırdamadan firar etmek istediğinizde" başlıklı köşe yazısı
26.05.2013 08:46:30