“Orada kendisine hak ettiği cevap verilmiştir.” Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 22 Aralık 2002’de başbakanken, dönemin Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Emekli Orgeneral Tuncer Kılınç’ın nezaketsizliğini sineye çekmeyip layıkıyla yanıtladığını bu cümleyle anlatmış.
Gül, o gün Kılınç’a ne söyledi, bunu bilmiyoruz.
Ama Yıldıray Oğur’un dünkü yazısı, Kılınç’ın Gül’e ne söylediğini hatırlatıyordu:
“Ben senin yerinde olsam, karının örtüsünü çıkarırım.” Yıldıray’ın, Mustafa Balbay’ın günlüklerinden aktardığı diyalog, Gül’ün “
Kendi kararıdır” sözüyle devam ediyor ve Kılınç’ın tıynetini teşhir eden “
İnsan karısına hâkim olamaz mı” tepkisiyle sonlanıyordu.
Yıldıray, bu diyalogu yazarken, Abdullah Gül’ü de, “Kılınç’ın hak ettiği cevabı vermediği için” eleştirmişti.
Cumhurbaşkanı, işte bu eleştiri üzerine, Başdanışmanı Ahmet Sever aracılığıyla bir açıklama yaparak, hem yedi küsur yıl önceki bu diyalogu doğrulamış, hem de eşine ve kendisine yapılan saygısızlığın altında kalmadığını kamuoyuna aktarmış oldu.
Gül’ün açıklamasını bugün sürmanşete koyduk zira bu açıklamayı bir “onur cümlesi” sayıyoruz.
Bu ülkede yıllardır devam eden, son dönemde de, Cumhurbaşkanı’nın ve Başbakan’ın eşleri dahil başörtülü kadınlara saygısızlığın ordunun en üst kademesince sürdürülmesi şeklini almış bir onursuzluk ve utanç tablosu var.
Milletçe, sessizce sineye çektiğimiz bir tablo bu.
Yazının devamını okumak için tıklayın.