1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 25 Mayıs 2012 Cuma 10:07
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Yasemin Çongar YA DA 18.02.2012
Yasemin Çongar
Zaman yolcuları ve aklın matruşka teorisi
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Yasemin Çongar - Zaman yolcuları ve aklın matruşka teorisi Yasemin Çongar - Zaman yolcuları ve aklın matruşka teorisi Yasemin Çongar - Zaman yolcuları ve aklın matruşka teorisi Yasemin Çongar - Zaman yolcuları ve aklın matruşka teorisi Yasemin Çongar - Zaman yolcuları ve aklın matruşka teorisi Yasemin Çongar - Zaman yolcuları ve aklın matruşka teorisi Yasemin Çongar - Zaman yolcuları ve aklın matruşka teorisi Yasemin Çongar - Zaman yolcuları ve aklın matruşka teorisi
Yasemin Çongar köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Zaman yolcuları ve aklın matruşka teorisi

* Yasemin Çongar’ın bu yazısı YA DA köşesinde değil, EX LIBRIS / DÜNYA BUNLARI OKUYOR adlı köşede yayımlanmıştır.

***

Sen böyle kulaklarını havaya, bal rengi gözlerini de terasın soğuk taşında kırıntı arayan, artık yiyecek mi, oyuncak mı, eşkıya mı saydığını tam bilemediğim serçeciklere dikmiş, aradaki camı bazen hatırlayıp bazen unutarak, bir yandan belli ki serçece konuşmak gayretiyle içinden seni bile şaşırtan çıtırtılı kuş sesleri çıkartır, bir yandan da havaya kaldırdığın tek patini aslan pençesi gibi açıp, tırnaklarını bütün mahalleye göstererek “Oraya gelirsem kırıntı sizsiniz” mealli mırlamalarını sabahın sessizliğinden eksik etmezken, aramızdaki farkı görüyorum elbet. Benden bu farkın adını koymamı bekleme. Birbirimize baktığımızda, geçmişini sabırla inşa etmiş her ilişki gibi, bizim de artık içinde oturduğumuz ortak bir sırrımız olduğunu sen belki hissetmiyor olabilirsin. Yine de birbirimizi biliyoruz. Bu bilginin bizi birbirimize benzettiğini düşünüyorum. Senin benim aklımın içini görememek gibi bir derdin olmadığından sanırım, biraz daha rahatsın. Bense, senin o tüyleri dağınık kafandan geçen her şeyi merak ediyorum; mesela gölgesiyle serçeleri kaçıran şu kargadan huzursuzlandığın için mi kuyruğunun ucu oynuyor şimdi, yoksa kuyruğunun ucunun oynaması huzurunu kaçırdığı için mi kendi bedeninin pususuna yatmış bir halin var? Öyle cevapsız seyrediyorum seni, derken durduğun yerde aniden sıçrıyor, kendi üzerine kapanıyor, kuyruğunun ucunu yakalıyor, bana şöyle muzafferce bir bakıyor, sonra gayet kayıtsız bir edayla usulca kuyruğunu bırakıyor ve hayatın bütün maksatı hâsıl olmuşçasına geriniyorsun karşımda. Hangimiz diğerinin karikatürüyüz, karar veremiyorum.


Düşündüğümü düşünüyorum, öyleyse varım

“Başlangıçta söz vardı” der Aziz Yuhanna, “söz Tanrı’yla birlikteydi ve söz Tanrı’ydı.” Kendi rahman sûretinde yaratırken sözle oldurdu bizi Tanrı; dil verdi ki diğer bütün canlılardan farklı olalım, insan olalım.

İnsanın farkını “dil” üzerinden açıklayan düşünce çizgisi, ilahiyat kadar seküler felsefenin, antropolojinin, psikolojinin, linguistiğin de içinden geçer. İnsanın insanlığını ve aslında tanrısallığını “özgür irade”de bulan René Descartes, 1637’de,“Je pense, donc je suis” dediğinde, varlığın temelinde düşünceyi görürken, düşüncenin, dolayısıyla özgür iradenin ifadesi olan dili de baştacı ediyordu: “Öyle dizginlenemez, mekanik prensiplerle açıklanması öyle imkânsız bir şey ki dil, olsa olsa Tanrı’nın insana bir lûtfu olabilir.” 1866’da Paris Linguistik Cemiyeti’nin dilin kökenine ilişkin her türlü tartışmayı resmen yasaklaması da, dile atfedilen bu kudsiyeti koruma güdüsünün bir tezahürüydü elbet. Ama insanın evrimini inceleyen ve bu evrimin niye diğer canlılarınkinden daha farklı ve –bir teze göre de– daha hızlı ilerlediğini anlamaya çalışan bilimadamları ellerindeki bilumum araçla, dilin kökenini ve gelişimini deşip durmaktan hiç vazgeçmediler.

İşin ilginci, seküler alanın en iddialı isimleri bile, insan dilinin evriminin “doğal seleksiyonla” açıklanamayacağını söylüyorlar bugün. Amerikalı linguist Noam Chomsky, mesela, “dışsal dilin” yani kelimelere ya da işaretlere döktüğümüz dilin, referanslarını doğrudan doğruya dış dünyadan almayan, dolayısıyla çevreye uyum sağlayarak evrimleşme baskısı altında olmayan bir “içsel dilden” kaynaklandığına inanıyor. Chomsky’ye göre, evrimin geç bir aşamasında, tahminen son 100 bin yıl esnasında, beyinleri belki de tekil bir olay nedeniyle mutasyona uğrayıp, nörolojik devreleri yeniden kuruluverdiği için konuşa konuşa anlaşmaya başladı insanlar; hâsılı, bir tür “mucize”yle dile geldik cümleten.

Mucize fikrini asla benimsemeyen ama bu “içsel dil” tezi nedeniyle Chomsky’yi “yine de kahramanlarından biri” olarak ilan etmiş bir kitap okuyorum şimdi. Öte yandan, Chomsky ve aslında bir bütün olarak kartezyen teori, düşünceyi esasen “linguistik” bir fonksiyon şeklinde anlayıp anlatırken, yani düşünceye dilin merceğiyle bakarken, bu kitap farklı bir açıdan, dile düşüncenin içinden bakarak yaklaşıyor varoluş meselemize. Sonuçta, dil yetisinin insanlığımızın tescilindeki yeri ikinci plana itiliyor, ve bizimle diğer canlılar arasındaki sınırı dil değil düşünce –daha doğrusu düşüncenin çok özel bir türü– çiziyor.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Yasemin Çongar Makaleleri:
  1. Yazmak, arzulamak ve taraf olmamak - 19.05.2012
  2. Anlamak, hatırlamaktan daha önemlidir - 12.05.2012
  3. Özür - 05.05.2012
  4. Zarafete meyyal bir hayvan olarak şair - 28.04.2012
  5. Yeryüzü tanrılarına seçmeli Şeriat dersleri - 21.04.2012
  6. Oraların gulagları, hepimizin günahları - 14.04.2012
  7. Geçmişi kayıp, geleceği müphem bir diyarda - 07.04.2012
  8. Yiğidin kamçısı ve beş bin yıllık sorular - 31.03.2012
  9. Yaşarken cehennem, yazarken cennet - 24.03.2012
  10. Diş macunundan devrime alışkanlığın gücü - 17.03.2012
  11. Hayatı hakiki kılan sessiz sıradanlıklar - 10.03.2012
  12. Mutsuz evlilikler, zor ayrılıklar, sağlam cümleler - 03.03.2012
  13. Sutûr-u kâinat ya da tevazu için birkaç iyi neden - 25.02.2012
  14. Zaman yolcuları ve aklın matruşka teorisi - 18.02.2012
  15. Bu işler CIA’de nasıl oluyor? (3) - 17.02.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Meksikalı öğrenciler öfkeli Hedef yandaş medya
  Af Örgütü BM’ye meydan okudu
  Powell da eşcinsel evliliği destekliyor
  Muhalif lider Galyun istifa etti
  Maliki gider kriz biter
  Karolin için 50 sene beklemeyin
  ÇİN’DE YAVAŞLAMA SİNYALLERİ
  Ziraat’ın ismi ve amblemi korunacak
  TTNET’ten günde 2 TL’ye internet
  Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tarımsal destekleme kapsamında yağlı tohumlu bitki ü
  Çiftçiye 735 milyon TL destek ödemesi
  Citi çıkış için tarih verdi
  Avea, bir günde yedi mağaza açtı
  Fransa’da da durum kötü
  18 milyar TL’lik ürün telef oluyor

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 25.05.2012
Erdoğan’a ne oluyor
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 25.05.2012
29 Mayıs
MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 25.05.2012
Kürşat’la polemik!
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 25.05.2012
Kıvılcım

Ali Abaday - 25.05.2012
Çocuktan öğren birey olmayı
DAR KAPI
Kurtuluş Tayiz - 25.05.2012
İdris Naim Şahin: AKP’nin bilinçaltı
SOLAÇIK
Melih Altınok - 25.05.2012
Kusura bakmadık, kahrolduk Sayın Başbakan
GEÇ KALMIŞ YAZILAR
Namık Çınar - 25.05.2012
Sönmüş yıldızlar, köhnemiş ideolojiler
AĞLARIN İÇİNDEN
Fatih Uraz - 25.05.2012
Futbolun ölüp bittiği yok
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 25.05.2012
Medya, Facebook’la ilgili aldatıcı reklâm yaptı
-
Ali Erden - 25.05.2012
Bal ve kan diyarında trajediler
MÜBAREK CUMA
Ramazan Rasim - 25.05.2012
Peygamber Efendimiz Uludere için ne demişti
DAHA DA YAZMAM
Tuncer Köseoğlu - 25.05.2012
Ben Erkan Encü
TUVALE KARŞI
Tayfun Serttaş - 25.05.2012
Karolin’in suçu ve suçunun aleti
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Yasemin Çongar - "Zaman yolcuları ve aklın matruşka teorisi" başlıklı köşe yazısı
25.05.2012 10:07:17