Çarşamba , Haziran 1 2016
Anasayfa / Yazarlar / Yayın yasağının ambulanstan önce geldiği bir ülke olmak…
Yayın yasağının ambulanstan önce geldiği bir ülke olmak…

Yayın yasağının ambulanstan önce geldiği bir ülke olmak…

Faik Akçay | AYDINLANMA

 

Roboski (Uludere), Reyhanlı, Soma, Diyarbakır, Suruç, Ankara kıyımlarında olduğu gibi, Salı günü, Sultanahmet Meydanı’nda patlayan bir bombayla, 11 canın aramızdan alındığı, 15 de yaralı olduğu belirtilen Sultanahmet kıyımına yayın yasağı getirildi. Yayın yasağı getirerek olayların üstünü kapatmakta oldukça ustalaşmış bir ülke durumundayız.

Olayla ilgili yayın yasağı getirilmesi, olayın örtülmek istenmesinin somut göstergesidir. Olay ortaya çıkarsa, birilerinin bundan zarar görmesi kaygısıyla bu yasağın getirildiği açıktır. Olaydan bir saat sonra yargıdan böyle bir kararın çıkarılması da oldukça düşündürücü. Olayın yaşandığı yere kimsenin sokulmadığı bir durumda, bize ne söylerlerse, onu öğrenmek zorunda kalmaktayız. Olayda 100 kişi ölse, devlet bunu 11 kişi olarak açıklasa, yayın yasağı olduğu için, ölü sayısının gerçekte kaç olduğunu bilme olanağımız yoktur. Devlet yetkilileri ne derlerse, onunla yetinmek zorunda kalmış bulunmaktayız. Bu topraklarda yaşanan binlerce olayda, haberin kaynağının devlet, kamu görevlileri olduğu durumlarda, hiçbir olayın gerçekte olduğu gibi öğrenilemediğini deneylerle öğrenmiş bulunmaktayız. Olayın hemen ardından yayın yasağı getirilince, bu yasağın amacının olayı örtme çabası olduğunu anlamak kolaylaşmaktadır.

İki gün önce, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Çalışan Gazeteciler Günü” nedeniyle yayınlanan mesajında, farklı seslerin, özgün düşüncelerin kendini ifade imkânı bulduğu medyanın, sağlıklı bir kamuoyu için çok önemli olduğunu vurguladı.(1)

Erdoğan özetle şunları söyledi: “Büyük, köklü ve güçlü ülkeler, çok sesli, renkli, etkin, modern teknoloji ile donatılmış basın yayın organlarına sahiptir.

Günümüzde sağlam toplumsal yapısı, özgüveni yüksek, demokratik işleyişi kuvvetli, sosyo-ekonomik kimliği olan ülkelerin çok sesli medya organları, kendi vatandaşlarını dünyadaki gelişmelerden anında haberdar edebilme yeteneğine sahiptir. Farklı seslerin, özgün düşüncelerin kendini ifade imkânı bulduğu medya, sağlıklı bir kamuoyu için de çok önemlidir.

Medya bağımsız olmalıdır; basında çalışanlar, gazeteciler, haberciler ne derece özgür olursa, ülkenin demokrasisi de o denli güçlü olur. Fakat basının özgürlüğü, hiçbir zaman sorumsuzluk olarak da algılanmamalıdır. Aslolan halkın tarafsız ve doğru biçimde haber alabilmesinin sağlanmasıdır.

Demokratikleşme ve şeffaflaşma politikalarında kilit rol oynayan basının, meslek ahlakına, tarafsızlık ilkesine, kişi hak ve özgürlüklerine saygı göstermesi, eleştirilerinde yapıcı bir tutum sergilemesi, vatandaşlarımızın haber alma ve bilgi edinme ihtiyacının da doğru biçimde karşılanmasına vesile olacaktır.(1)

İki gün önce bunları konuşan bir cumhurbaşkanının ülkesinde, yaşanan acı bir olayın nasıl olup bittiğini kamuoyuna yansıtma görevi üstlenmesi gereken kitle iletişim araçlarına yayın yasağı konulması, ne yaman bir çelişki yaşandığını göstermektedir?

Kitle iletişim araçları, her olayda olduğu gibi bu olayda da özgürce çalışmalı, olayı en ince ayrıntılarıyla kamuoyuyla paylaşabilmeliydi. Olayı çarpıtan, yalan, yanlış, yanlı bilgi verenler olursa, onların yakalarına yapışıp yaptıklarının bedelleri ödetilebilirdi. Böyle yapılmadığına göre, bu olayın kamuoyundan gizlenmek istendiği ortaya çıkmaktadır. Olay kamuoyuna yansıtılırsa, eylemin düzenlenmesinde ya da önlenememesinde bazılarının sorumlu oldukları ortaya çıkabilirdi. Bu nedenle, en kestirme çözüm yolunun yayın yasağı konularak bu acı olayın gerçeklerini kamuoyundan saklama yolu seçilmiş bulunmaktadır. Bu tavır, demokratik, özgür ülkelerde yaşanması olanaksız olan, ancak geri kalmış, baskılarla yönetilen Ortadoğu, Afrika, Asya ülkelerinde görülebilecek ilkel bir tavırdır.

Bu olayları, kendi halkından gizlemeyi başaran yetkililer, uluslararası kamuoyundan gizlemeyi başaramayacaklardır. Türkiye’de yabancı basın, yayın organlarının bilgi alma yolları, yöntemleri, bu tür saklama çalışmalarını boşa çıkaracak güçtedir.

*

(1) Cumhuriyet Gazetesi, Şaka değil gerçek… Erdoğan basın özgürlüğü istedi, 10.01.2016

*Araştırmacı Yazar

faikakcay44@gmail.com