Türkiye’de meslek hastalığı yokmuş...

İşyeri şartları sebebiyle kanser hastasına pek rastlanmamış. Yani dünyanın her yerinde mesleği sebebiyle kansere yakalanan var ama Türkiye’de yok. Sevinelim mi?


Acele etmeyin!.. Dünyadaki ortalamaya göre; meslek hastalığı görülme sıklığı bin kişide dört ila 12 arasında bulunuyor. Türkiye’de 10 milyon çalışan olduğuna göre; mesleğinden dolayı hasta olan kişi sayısı en az 100 bin kişi olması gerekiyor.


Ancak bildirilen meslek hastalığı sayısı sadece 539’dur. Burada bir gariplik görünüyor.


Olayın bir de kanserli sayısına bakalım: Türkiye’de yeni kanserli vakası yılda 150 bin civarında görünüyor. Mesleki kanserler, mesleki hastalıklar içinde yüzde 6 ila 10 orasında görülüyor. Buna göre meslek hastaları arasında dokuz bin ila 15 bin arasında karşılaşılması gerekiyor.

“Türkiye’de meslek hastalığı yok” diye bildirilmesinin anlamı yok. Çünkü her gün yüz binlerce çalışan, “kanserojen” yani kanser yapıcı madde olarak sınıflanan maddelere maruz kalmaktadır.


Bu sonucun sebebi işyeri hekimlerinin hasta bildirimlerinde mesleki ilişkiyi belirtmemiş olmalarından kaynaklanıyor. Yani akciğer kanseri diyoruz ama mesleki bağını söylemiyoruz. Asbest, nikel, krom, arsenik, radyasyon, benzen gibi pek çok madde akciğer kanserine sebep olabilir. Ancak bu detay hasta bilgi notunda belirtilmemiş olabilir.


Önceki hafta Antalya’da kanserden korunma konusunda çalışma yapan doktor ve uzmanların katıldığı Prevantiv Onkoloji Sempozyumu’nda ilginç bildiriler yayımlandı. Sempozyum Başkanı Prof. Dr. İsmail Çelik, sadece meslek hastalıklarıyla ilgili değil, kanser yaptığı şehir efsanesine dönen baz istasyonları ile kanseri önleyen bitkisel karışımlarla ilgili de ilginç açıklamalarda bulundu.

Mesela bir işyerinde kadın işçilerin yüzde 65’i hem sigara içiyor hem de kanser yapıcı maddelere maruz kalıyordu ama hiç meslek hastalığı bildirilmemiş. Demek ki meslek hastalığı tarama usulünde bir yanlışlık yapılıyor.


Bir diğer garip durum da; meslek hastalığı tanımının tıp müfredatında yer almaması olarak gösteriliyor. Kurşun hangi hastalığa sebep olur, hangi şartlarda çalışılmalı ve ne kadar, nasıl yaklaşılması gerektiği noktasında tıp uzmanlarına bilgi verilmediği gibi böyle bir düzenleme de yapılmıyor.


Yukarıdaki tabloya göre, ülkemizde çeşitli sektörlerde çalışan birçok işçi kanserojen olarak sınıflanan maddelere maruz kalmaktadır:

 
Kanserle ilgili şehir efsanelerinden iki tanesi hakkında da açıklamalar yapıldı. Bunlardan biri cep telefonlarının kanser yaptığı hakkındaydı. Öyle ki söylentiler teknofobiye sebep olmaktadır. Teknofobik kurbanlar arasında telefon, televizyon, mikrodalga fırınlar, çamaşır makineleri sözkonusu olabiliyor.

Cep telefonlarıyla ilgili yapılan araştırmayı açıklayan İsmail Çelik’e göre, baz istasyonlarının kanserle ilişkisi olmadığı tesbit edilmiş. Çelik’e göre kanser yol açan gerçek sebepler çevresel ve yaşam tarzıyla ilgili olanlardır. Bunlar da: Tütün mamulleri kullanımı, beslenme alışkanlıkları, şişmanlık, fizik aktivite azlığı, alkol kullanımı, çeşitli enfeksiyonlar ve bilinçsiz güneş ışığı kullanımı kanser sebeplerinin yüzde 90-95’ini oluşturuyor. 


Dünya genelinde iki milyar insan cep telefonu kullanıyor. Bu kadar yoğun kullanım haliyle sağlıkla ilgili bir gündem oluşturuyor.

[email protected]