Yalanlarken doğruladı
“Başbakan’ın yerine düşündüğü isim kim” başlıklı dünkü yazımla ilgili, Yalçın Akdoğan CNN Türk’e bir açıklama yapmış. Açıklamaya girmeden önce konuyu bilmeyenler için dünkü yazımı kısaca hatırlatayım. Bir AK Partili dostumla yaptığım görüşmeyi köşeme taşıdım. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Köşk’e çıkması durumunda kendinden sonra partiyi Yalçın Akdoğan’a teslim edeceğini, muhtemel adayın kendisi olduğunu belirttim.

İddia kamuoyunda ve medyada geniş bir yer buldu.

Akdoğan da dün konuyla ilgili kısa bir açıklama yaptı. Açıklama tam da beklediğim gibiydi. Akdoğan, köşemde yazdıklarımı, “yıpratmaya dönük” bir kampanya gibi algılamış. Bunun insafsızca bir yaklaşım olduğunu belirteyim. Yalçın Akdoğan’ı Başbakanlık danışmanlığından itibaren yakından izleyen bir gazeteciyim. Yazılarını dikkatle takip ederim. Yüz yüze kendisiyle hiç görüşmedik. Telefonla bazı konular hakkında görüşmemiz oldu.

Yanılmıyorsam son görüşmemizi “Sporun yüz karası” yazımdan sonra yapmıştık. Göksel Gümüşdağ’ı irdeleyen yazımdan sonra, Emine Erdoğan’ın yazıdan duyduğu rahatsızlığı bana iletmişti. Kendisine yazıya konu edindiğim bilgilerin duyum değil, bizzat yanımda cereyan eden olaylar olduğunu söylemiştim. O görüşmenin ayrıntısına girmeyeceğim. Konuyla ilgili söylediklerimi sanırım kendisi de hatırlıyordur.

Bu kadar girizgâhı şunun için yaptım. Sayın Akdoğan’ı “yıpratmak” için ortada bir neden yok. Bu iddiadan neden alındığını da doğrusu anlamış değilim. Ancak açıklamasının satır aralarında bu alınganlığın nedenini görmek mümkün. Akdoğan yaptığı açıklamada “bu tür haberleri ciddiye almam. Önemsemedim” demiş. Önemsemediği bir haber için niçin açıklama yapma ihtiyacı hissetti merak ediyorum.

Açıklamaya birazdan geleceğim. Önce şunu belirteyim. Başbakan Erdoğan’ın son aylarda siyaseten yaşadığı “hastalığın” benzerini Akdoğan’ın açıklamasında da görmek mümkün; “Medyayı suçlama ve her yazılanda bir artniyet arama” çabası. Erdoğan’ın bu hastalığa kimler sayesinde kapıldığını da artık anlıyorum.


İddiayı yalanlamadı ama...

Gelelim açıklamaya: “Birileri bir şeyler yapmaya çalışıyordur. Siyasette bazen bu tür haberlerin faydası olur ama çoğu zaman da zararı.”

Akdoğan köşemde dile getirdiğim konunun kendisine zarar verdiğini ima ediyor. Bir ismin liderlik hedefi yoksa dünkü kulis bilgisi haberimden sonra kendisine nasıl bir zarar verildiğini anlamak doğrusu güç. Asıl niyet ise açıklamanın devamında kendisini ele veriyor.

“İsimler tartışmaya açılır. Neticede Başbakan medyaya bakıp da karar vermiyor.” Açıklamanın bu son cümlesi önemli. Akdoğan “Bu iddia doğru değil. Benim lider adaylığı gibi bir beklentim ve planım yok. Başbakan’ın da böyle bir niyeti yok” demek yerine, Erdoğan’a seslenip, “Mehmet Baransu yazısıyla benim önümü kesti ama siz medyaya bakıp karar vermeyin” demeye çalışıyor.

Akdoğan’ın bu son cümlesi üzerine fazla yorum yapmanın da doğru olmayacağını düşünüyorum. Bazen bazı yalanlamalar vardır; haberin muhatabı konuyu yalanlarken aslında olayı doğruladığının farkında bile değildir. Akdoğan’ın yaptığı gibi.