“Kenan Evren 12 Eylül’ün esas oğlanı mıydı” diye sormuştum geçen yazıda.
Kenan Evren’in darbenin esas oğlanı olmadığını anlamak için anılarını, verdiği röportajları okumak yeterli.
Hatıralarının bir yerinde şöyle diyor Evren “Derhal bir müdahalenin gerekli olduğuna inanan çevrelerin beni korkaklıkla, pısırıklıkla suçladıklarını tahmin ediyordum. Böyle mektuplar da alıyordum. Fakat ne derlerse desinler, en son dakikaya kadar, bıçak kemiğe dayanıncaya kadar sabretmeye kararlı idim.”
Yine Yavuz Donat’a verdiği röportajda darbeden bir yıl önce ziyaret ettiği, okul arkadaşı ve dönemin Harp Akademileri Komutanı Bedrettin Demirel, darbe için kendisine baskı yapınca ona da şöyle dediğini aktarıyor: “Böyle şey olmaz... Daha yapacak çok iş var... Bekleyelim... Neler olacak?.. Görelim.”
Daha sonra Bedrettin Demirel de 12 Eylül ile ilgili en kuşkulu ifşaatı yapacak “Darbe şartlarının olgunlaşması için iki sene bekledik” diyecekti.
Evren’in darbe için bıçağın kemiğe dayanmasını beklediği, Demirel’in “şartların olgunlaşmasını bekledik” dediği süre içinde Abdi İpekçi, Nihat Erim, Gün Sazak öldürüldü, Maraş olayları oldu. Şiddetin dozu tırmandıkça tırmandırıldı. Şartların darbeye hazırlanmasında medya da yine üzerine düşen vazifeyi yapıyordu.
Bedrettin Demirel’in Evren’e o gün tam olarak ne söylediğini ise oğlu Devrim Demirel’in, (isme dikkat) röportajı yapan Yavuz Donat’a gönderdiği ve “ailemiz için çok önemli” dediği nottan öğreniyoruz: “Babam, Evren’e ordunun alt kademesi rahatsız, alt kademeden serzenişler geliyor demişti.”
Evren aynı röportajda bu sözlerden sonra gittiği Ankara’daki durumu ise “Bizim arkadaşlarda da bir hava hissettim. Sanki Kuvvet Komutanları bana bir şey söylemek istiyorlardı... Açılmak istiyor, açılamıyorlardı” diye anlatıyor.
Hatırlayın, pazartesi günkü yazıda bahsettiğim Adnan Başer Kafaoğlu Evren için “Cuntaya son anda binen kişi işleri berbat etti. ‘A mademki yapıyorsunuz ben de varım’ dedi.
Yazının devamını okumak için tıklayın.