Dünya tarihinde görülmüş şey mi bir savaşta 17 er için bir paşanın feda edildiği?
Edilmez. Bilmemiz gerekirdi. 17 basit asker için o kadar yıldıza kıyılmaz.
Savaşın mantığına aykırı.
Yine bilmemiz gerekirdi.
Türkiye’de siyaset savaşın boyut değiştirmiş halidir.
Tüm siyasal pozisyonlar da savaş koşullarına uygundur.
Cepheler kazılmıştır, ilk siren sesinde herkes siperine koşar ve savaşta artık her şey meşrudur.
Hakikatler ikiye ayrılır burada. İşinize yarayanlar yaramayanlar, sizinkiler, onlarınkiler.
Hakikat kurşun gibi, havan gibidir. Bizim hakikatimiz değilse, üzerimize, üzerimize gelir, tehlikelidir.
Hakikat üzerinize geliyorsa ona karşı elinize ne geçtiyse, balta, kazma, orak, çekiç, iftira, komplo, dezenformasyon, saldırmak sonuna kadar meşrudur.
Rutin dışına çıktı bu gazete, boş yere gerginlik çıkardı. Ağızların tadını bozdu.
Rutin şuydu.
17 Şehit haberini alınca birinci gün kahrolmak, dövünmek, varsa gözlerinizden iki damla gözyaşı dökmek.
İkinci gün bu gariban çocukların hayat hikâyelerini, en sevdiği şarkıları, sevgilileri ile ilgili ne varsa gazetenize koymak. Kahramanlık destanlarını tüketmek. “Siz olmasanız biz burada olamazdık” edebiyatının dibine vurmak.
Üçüncü gün cenaze günüdür. Hep hor görülmüş o gencecik erlerin bedenleri bayrağa sarılı tabutlar içinde taht misali o soğuk musalla taşlarında bir namazlık saltanat yaşar.
Sonra....
Üç gün sonra kimse onları hatırlamaz. Acılı anneleri, babaları öyle ortada kalır. Meclis köşelerinde diğer çocuklarına iş için gelip giderken horlanır.
İşte bu kez öyle olmadı. Bir gazete rutin dışına çıktı.
Bir gazete o çocukları, görkemli cenazeleri dağılınca, arkalarından söylenen kahramanlık türküleri kesilince, medyadaki hamaset tükenince hatırladı.
Ve sadece onlar için hiç bilmediği, el yordamıyla hareket ettiği tehlikeli yasaklı askerî bölgeye girdi.
Şehit ailelerinin bile alınmadığı o yasaklı alana.
“Çocuğum nerede, nasıl ve neden öldü” sorularının ağza tıkıldığı, çocuklarına otopsi yaptırmak isteyen annelere hain gözüyle bakıldığı, çocuklarının gömüleceği mezara bile devletin karar verdiği yasak bölgeye.
Yazının devamını okumak için tıklayın.