Üzerinden yarım asır geçtikten sonra 27 Mayıs’ın ne olduğunu hiçbir şey bundan daha iyi anlatamazdı.
Darbenin 50. yıldönümünden bir gün önce ajanslar şu haberi geçtiler:
“ Ortak bir basın toplantısı yapan Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk ile Bağımsız Cumhuriyet Partisi (BCP) Genel Başkanı Mümtaz Soysal, verdikleri ortak mesajda, anayasa değişikliği referandumundan ‘hayır’ oyu çıkması için, Cumhuriyetçi partileri eşgüdüm mekanizması kurmaya davet ettiler.”
Hüsamettin Cindoruk kim? Yassıada’da Demokrat Partililerin avukatlarından biri. Bütün siyasi süksesini yanlış olmasına rağmen Menderes’in genç avukatı olarak çıkan adından aldı.
Peki, Mümtaz Soysal kim? 27 Mayıs darbecilerinin siparişini verdiği 1961 Anayasası’nı hazırlayanlardan biri.
Bu iki isim sağcılar ve solcular kamplaşmasında yıllarca karşı cephelerde durdu.
Peki, şimdi onları ne birleştirdi: AKP’nin yargı vesayetini kıran anayasa değişiklik paketi.
27 Mayıs Türkiye’yi ortasından bölmüş tek darbedir.
Ne 12 Mart ne 12 Eylül ne de 28 Şubat’ın arkasında sokaklara çıkmış milyonlar vardı. Bu darbeleri destekleyenler bile sessizce, evlerinde radyoları, televizyonları başında desteklediler.
Hiçbir darbenin yıldönümü resmî bayram olarak kutlanmadı.
Kenan Evren bile 12 Eylül’ün yıldönümlerini kutlamaktan çekindi. Ama 27 Mayıs 1980’e kadar Hürriyet ve Anayasa Bayramı olarak kutlandı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.