Tokat’tan şehit haberleri gelince
Taraf yazıişlerindeki ilk manşet önerim buydu. Haklı olarak “Açılım yüzünden şehit düştüler diyormuşuz gibi anlaşılır” itirazıyla kabul görmedi. Nitekim bu manşetin bir benzerini dün alt katımda oturan yaşlı laik emekli öğretmen çiftin okuduğu faşist gazetede gördüm.
Peki, bu başlığı kendilerine uygun görenler, “açılım yüzünden, açılım yüzünden” diye tepinenler ne diyorlar Allah aşkına? AKP nefretlerinde ölçü izanı kaçırmış olanlar açılım ile şehitler arasında nasıl bir ilişki kuruyor?
PKK’lılar Habur’dan serbest girince mi terör Tokat’a kadar ulaştı? Yoksa bu eylem Tokat’taki köylerinin Kürtçe ismi iade edilmeyen bir grup Kürt köylü tarafından mı yapıldı? Anadilde eğitim yasasına destek eylemi olabilir mi bu? Belki de Bahçeli ve Baykal’ı telin için askerler şehit edilmiştir? Açılımı yanlış anlayan askerler güvenlik zaafına düşmüş, “açılım var nasıl olsa” diye karakolun dibindeki pusu önemsenmemiş olabilir mi?
Evet, haklısınız Yakup, Harun, Cengiz, Fatih, Kemal, Ferit ve Onur bu genç yaşlarında toprağa demokratik açılım yüzünden düştüler. Tıpkı Serap ve Aydın gibi.
Demokratik açılım olmasaydı, Tokat gibi bir yerde yıllar sonra sisli havada o eller tetiğe basmayacak, o gencecik askerler fail-i meçhul bir suikasta kurban gitmeyecekti.
Açılım olmasaydı, dün cenaze törenlerinde ağıtlar yükselmeyecek, analar bir kez daha ağlamayacaktı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül aylar önce o uçakta “iyi şeyler olacak” demeseydi, bugün bu kadar kötü şey olmayacaktı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.