Kendilerine ‘Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri’ adını veren sosyalist sendika, dernek ve partilerden oluşan bir platform 12 Eylül’ün 29. yılında “Emperyalizmi, Faşizmi, Darbecileri, Gericiliği, Şovenizmi Lanetleme Mitingi’ düzenlemekteymiş.
Bu miting için bir afiş hazırlanmış. Kendine yapacak iş arayan Valilik de bu afişi yasaklayarak bu yüzyıla ait bir kurum olmadığını yeniden ispatlamış.
Peki, yasaklanan afişte ne vardı?
Kötü tasarımı saymazsak bir yığın önyargı ve kafa karışıklığı.
Afişe Kenan Evren ile birlikte “12 Eylül’ün ürünü” diye bazı isimlerin resimleri konmuş. Liste şöyle: Veli Küçük, Mehmet Ağar, Yaşar Büyükanıt, Fethullah Gülen, Devlet Bahçeli, Muhsin Yazıcıoğlu, Turgut Özal ve Tayyip Erdoğan.
Gelin afişteki “özenle seçilmiş” bu isimler üzerinden solun 12 Eylül efsanelerine bir bakalım.
● Bu tarz solculuğa göre Veli Küçük, ülkücülük kontenjanından doğrudan darbeciler cehennemine girerken, Şener Eruygur “Amerika Planı olan Ergenekon yalanıyla” kirletilmiş aydın ve vatansever bir darbecimiz olmuş. Hatta özelleştirmelere karşı, vatan topraklarının satılmasına karşı, ABD ve AB emperyalizmine karşı olan bu Eruygur’dan, sıksan platforma dönem sözcüsü bile çıkabilir. 12 Eylül’de Kenan Evren’in özel kalem müdürü olan Çevik Bir ise darbeci değil, çünkü 28 Şubat darbe değil. 2003-2004’te darbe yapacak Eruygur’a, Tolon’a, 1997’de darbe yapmış Çevik Bir’e içinden kızmak gelmeyenlerin, 30 yıl önce darbe yapmış, 100 yaşına gelmiş dayanmış Kenan Evren’e karşı “Seni hasta yatağında yastıkla boğmak istiyorum” gibi öfke patlamaları yaşaması bir nevi suçluluk psikolojisi hezeyanıdır herhalde.
Yazının devamını okumak için tıklayın.