1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 05:22
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Yıldıray Oğur MANİFESTOM 12.07.2009
Yıldıray Oğur
Ayşe Arman için iki alternatif güzergâh
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Yıldıray Oğur - Ayşe Arman için iki alternatif güzergâh Yıldıray Oğur - Ayşe Arman için iki alternatif güzergâh Yıldıray Oğur - Ayşe Arman için iki alternatif güzergâh Yıldıray Oğur - Ayşe Arman için iki alternatif güzergâh Yıldıray Oğur - Ayşe Arman için iki alternatif güzergâh Yıldıray Oğur - Ayşe Arman için iki alternatif güzergâh Yıldıray Oğur - Ayşe Arman için iki alternatif güzergâh Yıldıray Oğur - Ayşe Arman için iki alternatif güzergâh
Yıldıray Oğur köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Bugün Hürriyet’te Ayşe Arman tesettüre girip Reina’nın kapısına dayandığında başına gelenleri yazacak.

Başörtüsüyle uçağa, vapura bindiğinde, mini etekle Fatih Çarşamba’da dolaştığında hissettiği mahalle baskısından bahsedecek.

Uzun süredir gazetelerde hiçbir şeyi bu kadar merakla okumayı beklememiştim.

Aslında daha önce Fatih Çarşamba’da mini etekle dolaşma, Ramazan’da öğle vakti Çarşamba’nın ünlü kurufasulyecisinde yemek yeme gibi sosyolojik denemeler yapan arkadaşlarım olmuştu.

Bodrum Barlar Sokağı’nda da görülebilecek birkaç çapkın bakış dışında yüzlerine kezzap atan olmadı. Tek parça ve sağ salim olarak görevlerini tamamlayıp merkeze döndüler. Hatta biri “Ya kardeşim Fatih Çarşamba’da mini etek giymesek ne olur” diye mahalle baskısı teröründen nedamet bile getirdi.

Herhalde Ayşe Arman da takdir edecektir.

Yunanistan’da kadınların girmesi yasak olan keşişlerin yarımadası Aynaroz’da bikini ile denize girememek bir hak gaspı değildir herhalde. Ege’de bin tane, bikiniyle denize girilebilecek başka ada var. Bırakın Fatih Çarşamba öyle kalsın, mini etekle dolaşmak için bir milyon başka alternatif mekân var.

Ama bir tane Boğaziçi Üniversitesi var. Bir tane ODTÜ var. Bir tane Dışişleri ve bir tane Adliye var.

O yüzden yaptığı işlerden okuyucusuna önyargısız ve samimi olduğuna dair bir his geçiren Arman’a eğer tebdil-i kıyafet mahalle baskısı teftişlerine bundan sonra da devam edecekse iki alternatif güzergâh önermek istiyorum.

Birinci istikamet Reina’ya çok yakın. Birkaç kilometre ötede Bebek’teki bir apartman.

Orada denizin kenarındaki apartmanda her sabah, her öğlen her akşam apartmanın yaşlı ve emekli ağırlıklı sakinlerinin bir dediğini iki etmeyen zavallı kapıcının derdine ancak o çare olabilir.

O apartmanın fedakâr kapıcısının “annelerimiz gibi” değil, Merve Kavakçı gibi başını örten türbanlı karısı Reiana’ya değil, oturduğu apartmana başörtüsüyle girememekten mustarip.

Çünkü apartman sakinlerinden bir kısmına göre bina kapısından içerisi kamusal alan ve söz konusu kişi kapıcının karısı da olsa, türbanlı birini o “kurtarılmış apartman koridorlarında” görmek istemiyorlar. Makul bir sebepleri de yok. Keyifleri öyle icap etmekte. Belki onların derdinden Arman anlar.

Ayşe Arman’a ikinci alternatif güzergâhım, çoğu Altunizade, Levent, Maslak, Koşuyolu merkezli zengin muhafazakâr holding plazaları.

Karşı mahallenin baskısını test etmesi için yoksul orta sınıf Fatih Çarşamba’yı kim önerdiyse onu yanlış yönlendirmiş, epeyce klişe bir tercih olmuş bu.

Onun yerine karşı mahallenin yeni ve modern mekânlarına hem de Reina’nın kapısına dayandığı tesettür kostümüyle gitmeliydi. Dünyadan kopuk, ba’sü ba’del mevt kıvamında başka bir boyutta yaşayan sakallı cüppeli amcaların, çarşaflı teyzelerin değil, Ramsey, Tween diyen şık ağabeylerin işyerlerine uğramalıydı.

Eğer büyük İslamcı holdinglerin, dindar müteahhitlerin, faizsiz bankaların plazalarının kapılarını iş arayan üniversite mezunu başörtülü kadın kılığında biri çalsaydı, asıl o zaman pek bilinmeyen bir başka mahalle baskısıyla karşılaşacaktı.

Ne kadar bakir bir sahayla karşı karşıya olduğumuz konusunda fikir vermesi için bildiğim bir olayı anlatayım.

Babası üst düzey bürokrat olan başörtülü kız çok iyi derecelerle ODTÜ’yü bitirir. Başörtüsüyle iş aramaya başlar. Bulamaz. Babası arkadaşları aracılığıyla ona bir faizsiz bankada bir iş görüşmesi ayarlar. Görüşmeye girer. “Tamam” derler ama öylesine komik bir maaş teklif ederler ki kız şaşırır: “Ama diğer bankalarda benim arkadaşlarım bunun üç katı kadar alıyor.” Ve başörtülü kadınların artık çok alıştıkları o cevap gelir: “Ama sen başörtüsüyle oralarda çalışamazsın.”

Kız, öfkeyle orayı terk eder ve binadan dışarı çıktığı anda başını açar. Şimdi babası bakan olan o kız evli ve bildiğim kadarıyla yurtdışında yaşıyor.

Ayşe Arman’ın bana iki atlatma haber borcu var.

 

Diğer Yıldıray Oğur Makaleleri:
  1. Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1 - 02.09.2010
  2. Hacıbekir’de sandığa gitme hakkı - 31.08.2010
  3. Keşke 12 Eylül’den önce de bir cemaat olsaydı - 26.08.2010
  4. Bir maniniz yoksa Ahmet Türk size gelecek - 24.08.2010
  5. Ya 99’daki görüşmeler Devlet Bey? - 22.08.2010
  6. Peki, Veli Küçük neden hala tutuklu? - 17.08.2010
  7. BARIŞ IÇIN BEŞ ADIM - 15.08.2010
  8. Koster durdu, ancak... - 12.08.2010
  9. YAŞ, 12 Mart’ta cuntacılığa karşı kurulmuştu - 10.08.2010
  10. Hain Şerif’ten, Kahraman Sherif’e - 08.08.2010
  11. Medya “şehitleri” nasıl öldürdü - 05.08.2010
  12. Bu andıç ‘kağıt parçası’ değil - 03.08.2010
  13. Manşetteki JİTEM operasyonu - 01.08.2010
  14. İşte tam liste “Muhtıra İşbirlikçileri” - 29.07.2010
  15. Laik çocuk reşit olurken... - 27.07.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Ayşe Arman için iki alternatif güzergâh - Yıldıray Oğur
03.09.2010 05:22:17