Geçen hafta CNN Türk’te Devlet Bahçeli’yi izleyen bir yabancı seçimin MHP ile cemaat adlı bir parti arasında geçtiğini zannedebilirdi. O akşam cemaat mevzuunun şehvetine kapılan gazeteciler ile Bahçeli bir saatten fazla “ah şu cemaat yok mu” sohbeti yaptılar. Sohbetin bir noktasında herhalde az önceki konuşmadan cesaret alan sosyalist bir gazeteci Devlet Bahçeli’ye şu soruyu sordu: Peki neden ülkücüler Nedim Şener ve Ahmet Şık eylemlerine destek vermiyor?
“Fena fikir değil” gibi bakan Bahçeli, “12 Eylül öncesi görüş ayrılıklarının aşıldığından bahsetti, bu eylemlere desteğin yanlış anlaşılabileceğinden, henüz zamanının gelmediğinden dem vurdu.
İlginç bir andı. Ve MHP için kasetlerden daha ciddi bir soruna işaret ediyordu.
Bundan 42 yıl önce MHP bir karar verdi.
8 Şubat 1969 günü Adana’da toplanan kongrede parti Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi olan adını Milliyetçi Hareket Partisi’ne çevirdi. Aynı kongrede partinin amblemi üç hilal, gençlik kollarının amblemi hilal ve bozkurt olarak belirlendi. “Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı Kadar Müslüman” formülünü bulan Türkeş sert tartışmaların ardından parti içindeki, Nihat Atsız çizgisindeki laik Türkçülüğü tasfiye etti.
Partinin bu hâli 1969’da ancak yüzde 3,0 oy alabildi. 1973 seçimlerinde de bu oy oranı yüzde 3,4’e çıkabildi.
1974’te solcu Ecevit iktidarı ve yükselen devrimci dalgaya karşı komünizmle mücadele bayrağını ele geçiren MHP, hızla taban buldu, gençliği örgütledi, AP’den ve MSP’den Orta Anadolu’da oy çaldı. 1977 yılındaki seçimlerde oy oranını ikiye katlayıp yüzde 6,5’a çıkardı.
1997’de ortada bir düşman yokken Milliyetçi Çalışma Partisi sadece yüzde 2,93 oy aldı. 1991’de Refah Partisi ve IDP ile birlikte girdikleri seçimde yüzde 16’ının ne kadarı onlara ait bilinmiyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.