Dün 22 Şubat’tı.
Türkiye’nin bir darbe ile hesaplaştığı bu tarihî gün bir başarısız darbenin de yıldönümüydü.
22 Şubat 1962’de Harp Okulu Komutanı Albay Talat Aydemir’in ikinci kez denediğinde idamıyla sonuçlanacak darbe girişiminin 48. yıldönümü.
Ve maalesef bu iki hikâyede bir tarihî rastlantıdan çok daha fazla benzeyen şey vardı.
Balyoz planını yapanları tetikleyen 3 Kasım 2002’deki seçim sonuçlarıydı.
Çetin Doğan’ın kendi sesinden duyduğumuz şekliyle “Bizim ordudan attıklarımız Meclis’i doldurmuştu.”
22 Şubat 1962 darbesini tetikleyen de bir seçim sonucuydu.
27 Mayısçılar, yönetimi sivillere devretmek için seçimlere gitmiş. Ama 15 Ekim 1961’de yapılan genel seçimlerde sandıktan CHP ancak kılpayı birinci çıkabilmiş, Demokrat Parti’nin devamı olan Adalet Partisi ile Yeni Türkiye Partisi’nin oyları CHP’yi geçmişti.
27 Mayıs’ın bir İkinci Cumhuriyet devrimi olduğunu, yönetimin hemen sivillere verilmemesi gerektiğini düşünen darbenin radikal kanadı haklı çıkmıştı.
Milli Şef İsmet İnönü’yü tek başına iktidar yapmayan bu seçim sonuçları yeni bir darbe için ilk hazırlıkların başlamasına neden oldu. İstanbul ve Ankara’da toplantı üstüne toplantı yapılıyordu. (Bu toplantılara hâlâ isimleri bilinmeyen bazı sivillerin de katıldığı söylenir.)
Seçimlerden sadece altı gün sonra 21 Ekim 1961’de İstanbul Harp Akademileri’nde toplanan aralarında 10 üstdüzey general ve 28 albayın da olduğu subaylar yeni bir darbe için tarihi belirler: Yeni Meclis toplanmadan 25 Ekim’de yeni bir darbe daha yapılacaktır.
Yazının devamını okumak için tıklayın.