1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:55
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Yıldıray Oğur MANİFESTOM 05.10.2008
Yıldıray Oğur
Buyurun o zaman
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Yıldıray Oğur - Buyurun o zaman Yıldıray Oğur - Buyurun o zaman Yıldıray Oğur - Buyurun o zaman Yıldıray Oğur - Buyurun o zaman Yıldıray Oğur - Buyurun o zaman Yıldıray Oğur - Buyurun o zaman Yıldıray Oğur - Buyurun o zaman Yıldıray Oğur - Buyurun o zaman
Yıldıray Oğur köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Sahiden iç savaş mı istiyorsunuz.

Tamam öyleyse. Ama bakın sonra pişman olduk diye yoldan dönmek yok.

Gelin öyle bir savaşalım ki nasıl geçen 1000 yıl dünya Türklerin ve Kürtlerin binbir badire atlatan birlikteliğini konuştuysa önümüzdeki binyıl da Kürtlerin ve Türklerin korkunç savaşını konuşsun.

Öyle birbirimizi kıralım ki ne Yahudi soykırımı hatırlansın, ne İspanyol iç savaşı, ne Ruanda ne de Bosna... Vahşetimizi anlatan Spielberg filmleri Oscarlar alsın. Birlikte yaşamayı beceremedik bari iç savaşımız dillere destan olsun.

En baştan anlaşalım. Öyle bir kere savaşa tutuştuk mu ortasında mızıkçılık yapıp barış çağrıları, kardeşlik edebiyatı falan yapmak yok. Kan tutanlar, ceset görünce kusanlar, roket sesinden korkanlar şimdiden terk etsinler savaş alanını.

Ortak kutsal kitabımız üzerine el basalım: Yemin edelim. Hiç acımayacağız birbirimize. Komşumuz, okul arkadaşımız dinlemeyeceğiz. Birbirimize karşı öyle gaddar olacağız ki 1000 yıllık muhabbetimizden geriye en ufak bir iz kalmayacak. Bütün dünya bizim birbirimize reva gördüğümüz bu vahşeti konuşacak. Asla manşetlerden düşürmeyeceğiz iç savaşımızı. Bağdat’ta 200 kişi mi öldü? Balıkesir’de 500 kişi ölecek. Onlar kelle mi kesti, biz karın deşeceğiz.

Nasıl başlasak?

Hazır Bolu mahkemeleri “düşünce özgürlüğü” kapsamında saydı, oradan başlayabiliriz.

15 şehide karşı 15 DTP’li.

Meclis kürsüsünden teslim olun çağrısı yapılsın önce. Şayet devletin şefkatli kollarına teslim olmayıp kaçarlarsa Meclis’te sürek avına çıksın ulusalcı-milliyetçi vekiller.

Onlar beceremezse profesyoneller çağrılsın Ergenekon hapishanelerinden. JİTEM’in kurucusu Albay Arif Doğan, Veli Küçük, Oktay Yıldırım, Zekeriya Öztürk’ten vatan için son bir hizmet daha istensin.

Şemdinli bombacısı astsubaylar DTP’lileri yakalamak için Meclis kulislerinde pusu kursunlar. Operasyonda Mehmet Ağar ile Sedat Bucak’ın arazi bilgilerinden faydalanılsın.

İpsiz Recep’in hikâyesinden dizi yapan TRT iç savaş özel yayına geçsin. Canlı yayın için Ertürk Yöntem geri çağrılsın. Öldürülen PKK’lıların cesetleri çizgi film aralarında yayımlanacak Anadolu’dan Görünüm programıyla çocuklara da izletilsin.

Kızmayın, hemen mideniz kalkmasın. İç savaşa tutuştuk bir kere.

“Türkiye Türklerindir” rumuzunun hakkını versin Hürriyet. Genel Yayın Yönetmeni “Erbil’de 2000 evin camını kırsak Barzani akıllanır” yazılarının dozajını arttırsın. Yılmaz Özdil’in kalemi serbest bırakılsın, ölüm-kan metaforları sansürlenmesin. Türk Solu’ndan Gökçe Fırat’a da Ahmet Hakan’ın karşısında yer açılsın. Altınova haberlerinde Kürtlerden “Doğu kökenli vatandaşlar” diye bahsederek Kürtlerin bu topraklarda bir kökeni olduğunu çaktırmadan bize yutturmaya çalışan editörler işlerinden atılsın.

Bu arada Altınovalılar; hadi biraz hareket. Öyle iki kişi öldürüp, üç beş cam çerçeve indirmekle olmaz. Oturmaya mı geldik. Daha birbirimizi keseceğiz. Egeden denize dökeceğiz ‘işbirlikçi’ Kürtleri.

Kürtlerin de eli armut toplamasın tabii. Karakolları bıraksınlar, bataklığı kurutsunlar. Erlerin sıcak evlerinden, zorunlu askerlik gereği soğuk dağlara çıkışına karşı bir tedbir düşünsünler.

Mesela köklerini kazıtmak için asker uğurlama zamanı Esenler Otogarı'na, Harem’e roketli saldırı düzenleyebilirler. Ya da gürültücü asker uğurlama konvoylarının yoluna mayın döşeyebilirler.

Yaratıcı olsunlar, ne yaparsak Fatih’teki Türkler, Horhor’daki Kürtleri kebapçıların lahmacun fırınlarında yakmaya başlarlar diye hesap edip öyle eyleme geçsinler. Boş yere üniversiteye hazırlanan zavallı dershane çocuklarını patlatmaktan vazgeçsinler.

Halkla ilişkilersiz savaş olmaz. Acılı asker ailelerine “Çocuğunuzu demokratik özerklik, demokratik anayasa talebimize karşı çıktığı için öldürdük” açıklaması göndermeli PKK. Evlat acısı yeterince bağırtmaz, bir de çocuklarının bir hiç uğruna öldüklerini hatırlatmalı onlara.

Kürtler ile Türkler birbirini kırarken vicdan sahibi hiç kimse de ne olur bu iç savaşta araya girmesin lütfen.

Ne kimse PKK’ya “Ayrı devletten vazgeçtin, siyasi talepler için artık ne diye adam öldürüyorsun” diye hesap sorup boş yere Kürtleri üzsün, ne de biri çıkıp Genelkurmay’a “5 kez basılan, geçen yıl uydu görüntüleriyle ihmalinizin ortaya çıktığı bir karakolda ölen 15 gencin hesabını verin” demeye cesaret etsin. Başbakan’a, hükümete, aydınlara bu iş nereye gidiyor, ne yapacaksınız diye isyan edip öfkelerini çekmeye de gerek yok.

Türkler Türk, Kürtler Kürt cephesinde sessizce ölenleri saysın.

Yesinler birbirini, bırakın.

Nasıl olsa bir gün savaşmaktan yorulurlar, akıllanıp barışırlar. Baksanıza Abdullah Öcalan kendisiyle İmralı’da görüşüp pazarlık eden kişinin Ergenekon’da yakalanmamak için Rusya’ya kaçan Tuğgeneral Levent Ersöz’ün, tutuklu yardımcısı Emekli albay Atilla Uğur olduğunu söylemiş avukatlarına.

‘Bu sorunu kendi aramızda çözelim’ demiş Öcalan’a albayken.

Tamam, aralarında çözsünler o zaman, izin verin. Görüştürsün devlet bunları. Çıkarsın Ergenekoncuları hapisten, götürsün İmralı’ya.

Ahmet Türk ile tokalaşmaya bile tenezzül etmeyen Erdoğan çözemeyecek bu işi anlaşıldı.

Siviller çözemedi. Bari askerler çözsün.

Çok mu sert oldu? Acımasız. Komik. Mide bulandırıcı?

İnanın bu yazıyla kimseyi üzmek istemedim. Bu yazıyla kimseyi kırmak, kimsenin midesini bulandırmak, kimseyi güldürmek, kimseyi ağlatmak istemedim.

Ama kabul ediyorum, evet sizi korkutmak istedim. Umarım çok korkmuşsunuzdur. Korkun ve bir şeyler yapın. Korkun ve ne yapıyorsanız onu yapmaktan vazgeçin. Korkun bu gidişattan. Başımıza gelecek en uzak, en korkunç, en acı ihtimali düşünerek korkun.

Korkun ve başkalarını da korkutun. O ihtimal ortadan tamamen kalkana kadar barışın üzerine titreyerek, korkun.

 

Diğer Yıldıray Oğur Makaleleri:
  1. Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1 - 02.09.2010
  2. Hacıbekir’de sandığa gitme hakkı - 31.08.2010
  3. Keşke 12 Eylül’den önce de bir cemaat olsaydı - 26.08.2010
  4. Bir maniniz yoksa Ahmet Türk size gelecek - 24.08.2010
  5. Ya 99’daki görüşmeler Devlet Bey? - 22.08.2010
  6. Peki, Veli Küçük neden hala tutuklu? - 17.08.2010
  7. BARIŞ IÇIN BEŞ ADIM - 15.08.2010
  8. Koster durdu, ancak... - 12.08.2010
  9. YAŞ, 12 Mart’ta cuntacılığa karşı kurulmuştu - 10.08.2010
  10. Hain Şerif’ten, Kahraman Sherif’e - 08.08.2010
  11. Medya “şehitleri” nasıl öldürdü - 05.08.2010
  12. Bu andıç ‘kağıt parçası’ değil - 03.08.2010
  13. Manşetteki JİTEM operasyonu - 01.08.2010
  14. İşte tam liste “Muhtıra İşbirlikçileri” - 29.07.2010
  15. Laik çocuk reşit olurken... - 27.07.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Buyurun o zaman - Yıldıray Oğur
03.09.2010 06:55:17