Yüzde 47 oyla iktidara gelip, bir de cumhurbaşkanlığını da ele geçiren, yetmezmiş gibi, Ergenekon operasyonuyla da bütün muhaliflerini sindirmeye çalışan AKP, çoğunlukta olduğu Meclis’te bir gece yarısı, herkes uyumuşken, çaktırmadan bir yasayı değiştirdi.
Böylece “çoğunluk diktatörlüğüne” yürüyen, “iktidarı döneminde artan mahalle baskısıyla” laik insanları bunaltan iktidarın ancak gece herkes yattıktan sonra muktedir olabildiği ortaya çıkmış oldu.
Ankara’da mesai saatleri içinde patronun kim olduğu ise yeniden tescillendi.
Siz hâlâ Ergenekon’u iki tane emekli paşa, üç beş tane ıskartaya çıkmış tabanca ve ıslak toprağa gömülmüş birkaç düzine boş LAW silah zannedin. “Bu çağda artık darbe olur mu” diye moralinizi sağlam tutun.
Baksanıza Ergenekon’a bulaşmış, darbe yapmaya teşebbüs eden askerlerin sivil mahkemede yargılanabilmesinin yolunu açan bir yasal değişiklik, bu ülkenin Meclis’inde, iki kişiden birinin oyunu alarak tek başına iktidar olmuş parti tarafından ancak gece yarısından sonra, herkes uyurken, uyanık olanlara ise “Yasadaki Türkçe anlatım bozukluğunu düzelteceğiz” diye yalan söylenerek çıkartılabiliyor.
Demek ki o gece her biri birer tank gücünde olan CHP’li vekiller Kale’deki meyhanelere çekilmese, MHP’liler Türkü Barları doldurmasa, Köksal Toptan üçüncü uykusunda yine uzlaşmayla cumhurbaşkanı seçildiğini görmese Ergenekoncuları, darbecileri emir komuta dışında doğru düzgün yargılatmak mümkün olmayacakmış.
Yazının devamını okumak için tıklayın.