“Zannediyorum temmuz ya da ağustos ayıydı, çünkü yaz mevsimiydi. Ben üç gün boyunca bu noktaya her gidip geldiğimde sorgulamanın ve dövmenin devam ettiğini gördüm, Mustafa’ya yiyecek hiçbir şey verilmiyordu. Çıplak halde el ve ayakları bağlı karınca yuvasının üstüne oturtulmuştu. Hatta olay yerindeki korucular ‘Burada kaç tane ağa var bu adama bu reva görülmemeli öldürülecekse öldürülsün bu adama böyle işkence yapılmasın’ diye konuşuyordu. Binbaşı Cemal Temizöz karınca yuvasının üstüne oturtulan Mustafa’nın yanına yaklaşarak üzerinden tabancayı alıp, tabanca ile Mustafa’yı işaret ederek Adem Yakın’a gösterirken bir el ateş etti. Ama Mustafa deyip demediğini ben o an görmedim, Mustafa bağırdı, bunun üzerine Adem ile Adulhakim Mustafa’yı öldürdüler.”
Bu ifade Albay Cemal Temizöz’ün dokuz kez müebbet ile yargılanacağı davanın iddianamesinde yer alıyor. Bu birebir tanıklık ise Temizöz’ün birlikte yargılandığı korucu başı Kamil Atak’ın kendisi gibi korucu olan kardeşine ait.
Albay Temizöz iddianamede “terörle mücadele adı altında kurduğu suç teşekkülüyle” bir ağa olduğu anlaşılan Mustafa A. dışında 13 kişinin daha öldürülmesinden sorumlu tutuluyor.
Bir kişiyi günlerce aç ve çıplak olarak bir karınca yuvasının üzerinde oturtup sonra da öldürmek en kibarından canilik olarak nitelendirilebilir.
Peki, 1993-1995 yılları arasında Cizre’de binbaşı rütbesiyle Jandarma İlçe Komutanlığı yapan Cemal Temizöz bir cani, bir sadist olduğu için mi yaptı tüm bunları?
Ve bu ‘parlak sicili’ dolayısıyla mı 2009 yılında karşımıza Kayseri İl Alay Komutanı bir albay olarak çıktı?
Teğmenlerin annelerinin başının açık olup olmadığını bile takip ettirebilen Genelkurmay’ın gözünden bunca tayin dönemi boyunca nasıl kaçtı bu ‘cani’? 15 günde, bir planın kâğıt parçası olduğunu tespit edebilen Askerî hukuk sistemimiz 15 yıl boyunca bir Albay’ın aslında bir katil olduğunu nasıl tespit edemedi?
“Türkiye’de Kürtler neye ve niye isyan ediyor” rehberi olarak da okunabilecek iddianame baştan aşağı incelendiğinde karşımızda Yüksekova Çetesi gibi bir çıkar örgütü olmadığı anlaşılıyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.