Öfkeyle kalkan zararla oturur biliyoruz. Peki, öfkeyle okuyan ve sonra da oturup öfkeyle yazan?
Hem de öfkelenecek öyle ortada pek bir şey de yokken. Öfkenizin nedeni ne ideolojik, ne de sınıfsal bir dertken. Tek ideolojiniz “Ay bunlara çok gıcık oluyorumizm” iken...
O da herhalde dünkü
Hürriyet’te çıkan bir köşe yazısı gibi bir şey oluyor.
Büyük kafa avcısı
Hürriyet, bir süre önce içindeki demokrat düşmanlığını ve Ergenekon-septik cevheri keşfedip onu kiralık olarak renklerine bağlamıştı.
Ortadoğu ve Kafkasların en mert anti-emperyalist yazarı ile Ortadoğu ve Balkanların en neo-con başlıklarını atmış gazetesini Türkiye’deki vahşi siyasi kutuplaşmadan başka hangi güç biraraya getirebilirdi ki zaten?
Eh savaşın böyle yapıldığı yerde ele geçen her
New York Times gazetesi de hiç okunmadan karşı tarafa fırlatılacak taş hükmündedir. Taş atan gelen taşlarla da ağlamaz.
“Temiz Eller Savcısı’nın İbretlik Gazete İlanı” başlıklı söz konusu yazı, egosuna ve hafızasına fazla güvenen her köşe kadısı için ibretlik bir vesika olarak kesilip saklanacak cinsten.
Ama mesele bu da değil. Keşke bu kadarcık bir miyopluk olarak kalsaydı. Kalmamış. Zincirleme maddi hatalar reaksiyona girip siyaseten körlüğe yol açmış.
Ergenekon’a gıcık olup, çakma sporunun en unutulmaz ve en az doğru kullanılarak yazılmış şaheserlerinden biriyle karşı karşıyayız.
Yazı İtalya’daki Temiz Eller operasyonunun savcılığını yapmış, şimdilerde muhalif bir partinin genel başkanlığını yapan Di Pietro’nun
New York Times’a bir ilan verip Berlusconi’yi “diktatörlüğe yürüyor” diye Batı’ya şikâyet etmesi üzerine.
Tabii oradan daha buralara gelinip, “geri zekâlıca” bir sivilleşme saplantısıyla malul demokratlarımız ve kimsede huzur diye bir şey bırakmayan “şu lanet olası” Ergenekon operasyonu dövülecek.
Yazının devamını okumak için tıklayın.