
Son “ucube, yıkın bu heykelleri” açıklamasından anladığımız kadarıyla Başbakan Erdoğan politik olarak muhafazakâr demokrat olsa da sanatsal olarak dadaist.
Dün Tarhan Erdem’in de yazdığı gibi ancak Karslıların hakkında karar verebileceği bir konuda verdiği tepki, bir demokraside ancak sanatsal bir yorum olarak kabul görebilir. Dadaist olduğunu ise “ucube” ve “yıkın” kelimelerinden çıkarıyorum.
İktidar karşısında sanatın yanında olmak için uzun uzun o heykelleri anlamaya çalışıyorum.
Yıllar önce heykelinin üzerine Melih Gökçek’in tükürdüğü heykeltıraş Mehmet Aksoy Ermenistan sınırına dikilmiş bitince 35 metre olacak heykeline “İnsanlık Anıtı” adını vermiş.
2008 yılında bu heykeller yapılırken Hürriyet’te çıkan bir haberin başlığı, bu “insanlığın” yerli bir insanlık olduğunu söylüyor: Ermenistan’a Yurtta Sulh Cihanda Sulhu Gösterecek.
Haberde şöyle denmiş: Ermenistan’daki ‘Soykırım Anıtı’na karşılık yaptırılan İnsanlık Anıtı’nın çalışmaları aralıksız devam ediyor. İnsanlık Anıtı’nın ‘Soykırım Anıtı’na karşı yapıldığını belirten Mehmet Aksoy, “Bu insanlık anıtı, Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, cihan da sulh’ özdeyişinin anıtı sayılabilir” dedi.
Aynı yıl çıkan bir başka haberin başlığı ise “Soykırım iddialarına karşı Kars’a dev anıt.”
Haber şöyle: Sözde Ermeni soykırımı iddialarına karşı, Kars Belediyesi’nce ünlü Heykeltıraş Mehmet Aksoy’a, ‘kanayan bir gözbebeği’ni yansıtan 35 metre genişliğinde ve 30 metre yüksekliğinde dev bir ’İnsanlık Anıtı’ yaptırılacak.
Bu heykele MHP’liler ise “Ermeni’ye el uzatıyorlar” diye tepki göstermiş.
Yazının devamını okumak için tıklayın.