Türkiye’nin son 40 yılı bir masanın üstünde öylece önümüzde duruyor. Karmakarışık bir sürü bilgi, belge, isim, resim yığını. Bakıyoruz, inceliyoruz, arıyoruz, tarıyoruz, hayret ediyoruz, kafamız karışıyor, bir şeylere benzetiyor ama bir benzerini daha bilmediğimiz için çıkaramıyoruz. Karanlık 40 yılın resmi biraz seçiliyor ama tüm resmi görmek için daha çok resme, bilgiye ve belgeye ihtiyaç var.
Ergenekon soruşturmasıyla Türkiye’nin son 40 yılı neredeyse önümüze fırlatıldı. 40 yıl öyle uzun bir süre değil. Tanıkların, faillerin, aktörlerin pek çoğu hâlâ içimizde, yaşıyor. Daha çok kişi konuşacak, daha çok sır ortaya çıkacak.
Artık iyi bildiğimiz bir şey var: Türkiye’nin son 40 yılı komünizmle mücadeleden, bölücülükle mücadeleye, oradan irtica ile mücadeleye devletin siyasi hayat üzerinde yaptığı türlü operasyonların tarihi aynı zamanda. Ergenekon soruşturması Türkiye’de devletin kamusal hayatın her yanına sızmış iktidarını, siyasetin her cephesine uzanmış kollarını teşhir edecek kadar kapsamlı bir hesaplaşmaya yol açabilir.
Ama bu hesaplaşmayı sadece hukuk, iddianame, polis eliyle yapmak mümkün değil. Yola gerçek siyasi dertlerle çıkmış, olan bitenden habersiz sempatizan ve aktivist kitleleri olan siyasi örgütleri, tümüyle ajan, işbirlikçi, derin devlet operasyonu merceğinden suçlayıp karalayarak bu hesaplaşmayı yapmak da mümkün değil.
Şimdilerde Ergenekon iddianamesi kapsamında soldaki bazı siyasi gruplar, partiler ve örgütler hakkında çok ciddi iddialar dillendiriliyor. Bu iddialarla ilgili sol içinde ciddi bir hesaplaşmanın başlayacağına dair güçlü işaretler de var. Tabii daha yolun çok başındayız.
Yazının devamını okumak için tıklayın.