1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 11 Eylül 2010 Cumartesi 04:01
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Yıldıray Oğur MANİFESTOM 08.10.2008
Yıldıray Oğur
DTP de kapatılırsa...
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Yıldıray Oğur - DTP de kapatılırsa... Yıldıray Oğur - DTP de kapatılırsa... Yıldıray Oğur - DTP de kapatılırsa... Yıldıray Oğur - DTP de kapatılırsa... Yıldıray Oğur - DTP de kapatılırsa... Yıldıray Oğur - DTP de kapatılırsa... Yıldıray Oğur - DTP de kapatılırsa... Yıldıray Oğur - DTP de kapatılırsa...
Yıldıray Oğur köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Turgut Özal’a o sözüyle ilgili hâlâ haksızlık yapıldığını düşünürüm:

“Anayasa’yı bir kere delmekle bir şey olmaz.”

Bu söz yüzünden Özal yıllarca keyfîlik, hukuksuzluk ile suçlanıp durdu.

Gök kubbemiz altında edilmiş en anarşist lafı, katı bir yasacılık üzerinden eleştirmek muhalefet etmek sanıldı.

Halbuki Özal’ın bir kere delinse ne olur dediği de berbat 12 Eylül Anayasası’ydı.

Keşke Özal’ı dinleseydik.

Varlık nedeni siyaseti, düşünmeyi, hayatı zorlaştırmak olan o “Amayasa” delik deşik edilseydi de yerine yenisini yapmak zorunda kalsaydık.

Bu yalancıktan demokrasinin, kurnaz hukuk devletinin hakkından ancak böyle bir anarşist, pragmatik, kurnaz bir siyaset gelebilirdi.

Bütün bunları şunun için yazdım.

Acı, gözyaşı, öfke toz dumanı içinde unutuldu ama her şeyi iyice altüst edebilecek bir dava var Anayasa Mahkemesi’nin önünde.

Mahkeme yakın bir zamanda DTP’nin kapatılıp kapatılmayacağına karar verecek.

Savunmaların bittiği davada, bayramdan önce, Meclis açılışı sonrası için bir oturum tarihi verilmişti.

Herhalde siyasi basireti hukuki basiretinin önünde olan mahkeme bu kararın açıklanması için mevcut konjonktürü uygun bulmuyor. Şimdilik bir tarih yok önümüzde.

Mahkeme siyaseten en doğru olanı yapıyor.

Ama karar alırken de bu siyasi basireti sürdürmeli. Karar da siyasi olmalı.

Neden mi?

Çok basit. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın DTP kapatma davası dosyasını inceleyenler bunun AKP dosyası gibi “iyi bir Google taraması” olmadığını net bir biçimde görebilirler.

Herkesin bildiğini savcı açık etmiş. DTP ve PKK arasındaki ilişki, açılmış davalar, konuşmalar delil gösterilerek deşifre edilmiş.

Artık DTP’nin bazı şahin yöneticilerinin pek saklama gereği duymadığı bu ilişki parti kapatmalara “ancak şiddeti savunursa” vize veren Venedik Kriterleri ile de kurtarılamayabilir.

Belki bu yüzden Avrupa’dan DTP kapatma davasıyla ilgili, AKP davasındaki kadar güçlü karşı sesler yükselmiyor.

DTP’ye, şiddetle arasına yeterince mesafe koyamadı diye çok da kızmayın.

Unutmamak gerekir ki DTP de beceremese de eninde sonunda Türkiye’nin partisi.

Türkiye’de şiddetle kim arasına yeterince mesafe koydu Allah aşkına.

Bugüne kadar Türklerden Gandi çıkmadığı gibi Kürtlerden de çıkmıyor, zorlamayın.

Genelkurmay’ın her dakika siyasete karıştığı bir ülkede, PKK’nın her dakika DTP’nin iç işlerine karışmasından daha doğal bir şey yok.

“Çatı Partisi” için akıl veren eli silahlı PKK yöneticisiyle, kendini Meclis’in yerine koyup “Af çıkmayacak” diyen general arasında da pek de fark yok.

Yine unutmayalım burası, Genelkurmay’ı ancak “Niye erken döndün, Kerkük’e girmedin” diye eleştirebilen bir muhalefet üretmiş bir ülkedir.

Öyle bir militer iklim ki bu, “siyasetin yükselen yıldızı”nın bile Genelkurmay’a tek eleştirisi, yeterince muhtıra vermedi diye eski Genelkurmay Başkanı’na alınan zırhlı arabayı diline dolamak kadar olabiliyor. O çok beğenilen “maliyeci titizliği”, mesela 17 askerin ölümünde “paramız yoktu, karakolu taşıyamadık” diyen askerî yöneticiler için bir türlü çalışmıyor.

Öyle bir ülkeden bahsediyoruz ki, Ankara gazetecileri siyaseti, askerî resepsiyonlardan izliyorlar. Siyasi her soruyu rahatça sordukları generallerin son günlerde ilk kez kendi meslekleri ile ilgili sorgulanmalarına gönülleri razı olmayıp, birbiri sıra “Ama askerlerin üzerine fazla gelmeyin, terörle mücadeleye zarar veriyorsunuz” yazıları kaleme alma derdine düşüyorlar.

İşte böyle çarpık bir ülkede DTP’nin kapatılmasının muhtemel sonuçlarını düşünüp tedirgin olanların tek ümidi de ülkenin çarpık hukuk anlayışıdır.

Bu kez de her zamanki “hukuku” uygulaması, rutin dışına çıkmamasıdır.

Anayasa Mahkemesi’nin son dönem performansı bu anlamda oldukça ümit verici.

Şimdi mahkemeden tıpkı 367 kararı gibi, Meclis’i hükümsüzleştiren 5 Haziran başörtüsü kararında olduğu gibi yine hukuki değil siyasi bir karar bekliyoruz.

Nasıl hiç üzerilerine vazife değilken, devletimizin âli menfaatlerini düşünerek Çankaya’ya bir AKP’linin çıkmasını engellemek uğruna 367 kararını vermişlerdi;

Nasıl ki başörtüsünün üniversitelere girmesinin laikliği zedeleyeceğini düşünerek anayasayı delik deşik eden başörtüsü kararının altına imza atmışlardı;

Bu kez de ülkede iç barışı korumak, meşru tek siyasi kanalı da kapatarak Kürt sorununun kangrenleşmesine neden olmamak gibi tümüyle siyasi mülahazalarla, yine devletin âli menfaatlerini hukukun üstünde tutarak kararlarını vermeliler.

Anayasa Mahkemesi üyeleri istikrar bozulmasın, ekonomiye bir şey olmasın diye bu berbat anayasanın onlara tanıdığı aşırı yetkileri kullanmayıp AKP’yi kapatmadı.

Şimdi istikrarımız, toplumsal barışımız yine tehlikede.

Sınırlarınızı zorlayın. Yarınlarımızı düşünün. Altınova’yı, Aktütün’ü, karşılıklı yükselen nefret havasını düşünün.

Bir kez daha (son kez olsun) hukukçu gibi değil siyasetçi gibi düşünerek bir karar verin. DTP’yi kapatmayın sayın mahkeme üyeleri.

Merak etmeyin. Bugüne kadar defalarca deldiniz, delik deşik oldu anayasa.

Bir kere daha delmekle hiç bir şey olmaz.

 

Diğer Yıldıray Oğur Makaleleri:
  1. Operasyon Referandum - 09.09.2010
  2. 29 yıl önceki bir Adli Yıl açılışı... - 07.09.2010
  3. Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1 - 02.09.2010
  4. Hacıbekir’de sandığa gitme hakkı - 31.08.2010
  5. Keşke 12 Eylül’den önce de bir cemaat olsaydı - 26.08.2010
  6. Bir maniniz yoksa Ahmet Türk size gelecek - 24.08.2010
  7. Ya 99’daki görüşmeler Devlet Bey? - 22.08.2010
  8. Peki, Veli Küçük neden hala tutuklu? - 17.08.2010
  9. BARIŞ IÇIN BEŞ ADIM - 15.08.2010
  10. Koster durdu, ancak... - 12.08.2010
  11. YAŞ, 12 Mart’ta cuntacılığa karşı kurulmuştu - 10.08.2010
  12. Hain Şerif’ten, Kahraman Sherif’e - 08.08.2010
  13. Medya “şehitleri” nasıl öldürdü - 05.08.2010
  14. Bu andıç ‘kağıt parçası’ değil - 03.08.2010
  15. Manşetteki JİTEM operasyonu - 01.08.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Türkiye’nin bağımlı günleri geride kaldı
  Otuz yıllık bir utancın sonu
  Böyle okul olmaz olsun
  Vesayette çatlak oluşacak
  Genç bir gazetecinin olağanüstü macerası
  Clooney hem usta hem kiralık katil
  445 sterline Jimmy Page
  Önce Larry King sonra da Obama’yla konuşmak istiyor
  3D Jovovich’e ne dersiniz
  Macar sineması İstanbul’da
  Bayramda ne yapalım
  Aşk imkânsızlıklarla spor anlarla hatırlanır
  Devler adım adım finale
  Yarı finalin diğer adı ABD-Litvanya
  Aslan'da prova iyi

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 10.09.2010
Evet
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 10.09.2010
Sivil darbe!
YA DA
Yasemin Çongar - 10.09.2010
‘Mâşeri vicdan müthiştir’
MÜLAYİM
Etyen Mahçupyan - 10.09.2010
Son kerte soruları
MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 10.09.2010
Raziye Demir’e saygı yazısı
EKONOMİ POLİTİK
Cemil Ertem - 10.09.2010
Bir politik muhalefet olarak İslam
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 10.09.2010
Biz, Halk: İlk adım?
SAATLER
Leyla İpekçi - 10.09.2010
Yeniden hayat...
JİYAN
Suzan Samancı - 10.09.2010
Daha daha nasılsınız?
SOLAÇIK
Melih Altınok - 10.09.2010
Bu kez başarabiliriz, evet!
DAR KAPI
Kurtuluş Tayiz - 10.09.2010
Zaman ayarlı baskın
PANDORA'NIN KUTUSU
Nilüfer Kuyaş - 10.09.2010
Saçmalık
EKOL
Fikri Türkel - 10.09.2010
Ağzımızın tadı bozulmasın...
AĞLARIN İÇİNDEN
Fatih Uraz - 10.09.2010
Sevinelim mi, endişelenelim mi, anlayamadık
TERS KANAT
Dağhan Irak - 10.09.2010
Bir küçük hava boşluğundan umut sığar mı içeriye?
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: DTP de kapatılırsa... - Yıldıray Oğur
11.09.2010 04:01:10