Aylar sonra yeniden açılım diyor herkes.
Hatta eskiden açılım demeyenler de eklendi bu seslere.
Okeye dördüncü aranan tüm televizyon tartışmalarında beliren birkaç emekli paşa, cellâtlığı başbakanlığa tercih eden Devlet Bahçeli ve TRT’nin meşhur Anadolu’dan Görünüm programını Star Haber adıyla yayınlayan Uğur Dündar ve pîşekârı dışında açılıma cepheden karşı çıkan kalmadı.
Kılıçdaroğlu bile korka korka da olsa açılım politikasına doğru adım atıyor. CHP’li köşe yazarları “Paketin içi boş, daha da açılmalısın” diye AKP’yi sıkıştırıyor.
Açılım sevdası bu kez öyle bir depreşti ki açılımı kötü emellerine alet edecek belediye başkanları bile çıktı. Acilen hemşerisi Halil Bakırcı’ya milli birlik ve beraberlik derken onun fantezilerindeki şeyi kastetmediğini anlatması gereken Başbakan, aylar sonra yeniden açılımın arkasında duran şahane bir konuşma yaptı.
Öcalan ile görüşülsün yazısı yazmak cesaret istemiyor artık. Demokratik özerklik tartışılmaya başlandı yeniden. Neredeyse bu iş silahla çözülür diyenleri susturmak için silahlı çözümden bahsedilecek.
Peki, ne değişti, ne oldu bu arada?
Ben söyleyeyim: 43 asker şehit oldu.
İşte PKK bu yüzden hâlâ siyaseti silahla yapıyor.
PKK, karakol tarayıp en az yedi askeri öldürmedikçe, büyükşehirlerde eylem yapmadıkça Kürt Sorunu’nu çözmek için kimse kılını kıpırdatmıyor çünkü.
“Hey corç versene borç” diyen Hakan Peker’in bile destek verdiği taş atan çocukları hapishaneden kurtaracak yasanın bunca aydır Meclis’ten çıkmamasının nedeni de silahlar susunca Türk tarafında başgösteren bu atalettir.
Yazının devamını okumak için tıklayın.